2 Aralık 2011 Cuma

Yiyecek Icecek Alisverisi

Yabanci bir ulkede oldugunuz icin herseyi bulmaniz beklenemez dogal olarak ama oldukca fazla cesit var. Yinede hic bulamayacaginiz veya bulmakta zorlanacaginiz bazi seyleri onceden soylemek istedim.

Marketlerde bulunmasi pek de kolay olmayan malzemeler; 
Kagit mendil bizde her kose basinda mutlaka bulunurken burada o kadar nadir ki araya araya anca buluyorsunuz.
Cekirdek de kolay bulunmayanlar listesinde. Bulsaniz da genelde bayat cikiyor.
Kucuk sut, Hani bizde kucuk kutularda sut olur ya bir icimlik. Iste ondan bulmaniz imkansiz. 

Alkollu aftershave (splash), Cok nadir olarak bulabiliyorsunuz o da tek bir marka ve diplerde oluyor.

Pudrasiz deodorant 1-2 markanin var sadece ve heryerde yok.
Baldo pirinc, sadece bazi Turk marketlerde ve Pakistan marketlerinde arada sirada bulunuyor. Onun yerine basmati denen pirinc hakim. Basmati de pisirdikten sonra yedin yedin sonra isitayim diyince neredeyse hic pismemis haline geri donuyor. 

Limon tuzu, ne oldugundan bile kimsenin haberi yok.
Can erik, Kiraz vs ya cok zor bulunuyor ya da bulundugunda astronomik rakamlara satiliyor.


Marketlerde bulunanlara gelince:
Beyaz peynir : Feta Cheese diye arayacaksiniz
Sucuk, salam sosis: Helal market veya Turk marketlerinde domuz eti icermeyen hatta Turk markasi olan bu gidalari bulmak mumkun
Raki : Turk marketlerinde veya asagida linkini verdigim JJ de bulabilirsiniz
Yogurt : Greek Yoghurt diye arayacaksiniz
Yufka : Asagidaki bahsettigim marketlerde yufka da var.(Taze degil, dondurulmus ama is goruyor iste)

Manchester Christmas Market'den bir kare
Diger tum Turk gidalari icin bulundugunuz yerde bir Turk marketi bulmaniz lazim. bulursaniz biraz pahali, bazen biraz bayat olmakla birlikte genelde aradiginiz hemen herseyi buluyorsunuz. Bulundugunuz yere yakin bir subesini bulursaniz fiyatlari oldukca uygun olan bir toptanci / online parekendeci olan JJ'e bir bakin derim. Adresi : http://www.jjfoodservice.com/ Once uye olmaniz gerekiyor.


Manchester icinde ozellikle gida konusunda Venus market (Turk marketi), ve Worldwide food (Pakistan Marketi) ve hemen worldwide'in otopark girisi tarafinda sag tarafindaki kasap tavsiye olunur.

1 Aralık 2011 Perşembe

National Insurance Number

Nihayet bugun National Insurance Number'im geldi.
Ilk basvurum reddedilmisti ama bu sefer daha hazirlikli gittim ve 1 saat 10 dakika suren bir gorusmeden 5 gun sonrabugun bir mektupla numarami gonderdiler. Bu numarayi almak icin Turkiyedeki gibi dusunmemek gerekiyor. Bizde once numarayi alip sonra ise baslarsin. burada once isi yapacaksin sonra numarani alacaksin. Isi yaptigini ispatlamadan basvurdugunda red cevabini aliyorsun.

Ispat icin neler mi istediler ?
  • Kestigin faturalar
  • Sana kesilen faturalar
  • Muhasebecinden alinan bu isi yaptigina ve onun de senin muhasebecin olduguna dair bir mektup
  • Musterilerinden aldigin referans mektuplari
  • Web sitesinin ciktisi
  • Bastirdigin brosurler ve gazete ilanlarinin ornekleri ve faturalari
  • kartvizitin
  • Pasaport
  • Vize
  • Home Office'den gelen mektup
  • Bankada acilmis business account icin banka bilgileri
  • Banka Ekstresi

Ve bir suru de soruya cevap veriyorsun.
  • Musterileri nereden buluyorsun
  • Sen hasta olsan isler nasil yuruyecek
  • Odemeyi nasil yapiyorlar
  • vs vs vs
Neyse sonunda alabildik. Simdi bir de ehliyet almak lazim. Turk ehliyeti ile bir sene kullanabiliyorsun ama o bir senenin ne zaman basladigini anlayabilen kimse yok. ulkeye ilk girdigin tarih mi ? Arabayi aldigin tarih mi ? son girdigin tarih mi belli degil. Bir de eger basit bir trafik cezasi alacak olursan yabanci ehliyetli oldugun icin mahkemeye cikartip siciline isliyorlar diye duydum. Bu da her vize basvurusundaki mahkemeye ciktin mi suc isledinmi sorularina evet cevabi vermen demek. O yuzden pasaportu JobCentre'dan alir almaz Ehliyete gonderdim.
Internetten once basvurup parasini yatirmistim. Gelen cevapta bir form vardi onu doldurdum, pasaport olculerinde biometrik fotograf yapistirdim, beni taniyan bir kisiden (ingiliz veya uzun zamandir ingilterede yasayan) beni tanidigina dair formda ilgili bolumleri doldurtup fotografin arkasini da imzalattim pasaport ile birlikte gonderdim. Simdi onun cevabinin gelmesini bekliyoruz. Surekli boyle burada mektup at, cevap bekle. Bayiliyorlar mektup isine.

20 Kasım 2011 Pazar

Is Bulma

Vize Ankara anlasmasi olunca baskasinin yaninda calismamak gerekiyor. Ancak burada kacak bir nokta var. Eger kontrat bazli br is olursa sorun olmuyor. Yani kendi sirketiniz  olacak ama baska bir sirkette bir kontrat ile belli bir sureligine calisip maas almayacaksiniz ama fatura keseceksiniz. Bu ulkede yaygin bir uygulama. Sadece vize sorununu asmak icin de degil. Sirketler bunu proje bittikten sonra adam cikartmak zor oldugu icin tercih ediyorlar. Calisanlar da aslinda maasliya gore asagi yukari 2-3 kat fazla kazanabildikleri icin tercih ediyorlar.

Peki bu isler nasil bulunuyor ? 
En yaygin hali web siteleri. Asagidaki sitelere uye olmak ve gunluk maillerini almak onemli bir adim.

http://www.theitjobboard.co.uk/
http://www.reed.co.uk

http://www.british-itjobs.co.uk/
http://www.cwjobs.co.uk/

http://www.vacancycentral.co.uk
http://www.totaljobs.com/
http://www.technojobs.co.uk/
http://www.indeed.co.uk/


Buralarda cikan ilanlara basvurarak acentalara ulasiliyor. Genelde sirketler direk ilan vermiyorlar arada acentalar oluyor. Ben direk acenta uzerinden yuruyeyim dedim pek bir sey cikmadi yine en iyisi ilanlar uzerinden basvurmak.

Bir de freelancer olarak disaridan is yapmak mumkun. Onun icin de yine birkac web sitesi ile is bulmak mumkun. Mesela
http://www.freelancer.com/

Tabi herseyin ustunde sosyal cevrenizdeki tanidiginiz insanlarin yardimi geliyor.

4 Eylül 2011 Pazar

Ingilterede Gozume Batanlar 4

Burada ilginc olan bir diger konu da evler. Bizdeki gibi betonarme ev cok nadir, genelde yigma evler var. Hatta 3 katli apartmanlarda bile celik konstruksuyon olsa bile yigma bir insa tarzi var. Evde yururken her taraftan gicirtilar geliyor, duvarlara cok az sert bir darbe gelse diger odadan cikma olasiligi var. Bizim gibi apartmanlarda yasamis Turkler yurumekte, cocugun sesine hakim olmakta, gurultu ve ses yalitiminda ciddi sikinti yasayabilir. Merdivenler her zaman ahsap ve inip cikarken cikan sese engel olmak cok zor.

Zemin kaplamalari ise ayri komedi. Banyo ve tuvalette halifleks kaplama gorunce sasirmamak gerekiyor. En hali olmamasi gereken yerde mutlaka hali kaplanmis. Apartmana girince zemin direk hali kapli mesela.

Banyo demisken lavabolara deginmeden gecmek olmaz. Kucucuk bir lavabo, iki tarafindan iki tane musluk (biri sicak biri soguk akiyor), musluklar lavabonun kenarina o kadar yakin ki elini altina soku yikamak cok zor. Ve mutlaka bir lavabo tikaci. Sinir bozucu bir lavabo anlayisi ama her yer boyle. Sebebini anlamak cok zor olmasa da hak vermek cok zor. Lavabo tikanip ici doldurularak olusturulan mini havuzda el yikaniyor. Halka acik tuvaletlerde de ayni durum soz konusu. Bu sebebiydi. Hak verme konusuna gelince hijyen acisindan anlasilir tarafi yok bu isin. Tabi hijyen anlayisi o kadar farkli ki bizim gibi toplumlarin Ingilizleri bu konuda anlama ihtimali hic yok. Banyoda kuvet var ama dus yok mesela. Sebep mi ? Arkadaslar oyle yikaniyor; kuveti doldurup sabunlu suyla yikandiktan sonra durulanmadan kurulanmaya geciliyormus. Bu durum disarida yediginiz ve ictiginiz hemen hemen tum restoranlardaki tabak bardak vs icin de gecerli. Cunku bulasik yikamaktan kasit sabunladiktan sonra durulamadan suzulmeye birakmak. Butun bulasiklar boyle sabunlu kalkiyor desek yeridir.

Dikkat edince anliyorsunuz; bu ulkede koku ile ilgili cok urun var. Envayi cesit oda kokusunun yanisira mesela hali kokusu falan gibi birseye ilk defa rastladim burada. Hic birseyi temizlemezsen kokuyor dogal olarak ama o kokuyu da bir sekilde ortuyorlar iste.

Eh Ingilizler temizlige cok zaman harcamiyor, yemek yapmaya harcamiyor buralardan artirdiklari zamanda bizden farkli olarak YASIYORlar. Ne kadar sacma seylerle hayatimizi doldurdugumuzla yuzlestik resmen. Ev incik boncuk olmayinca o kadar hizli temizleniyor ki, (temizlikten odun veremiyoruz iste), yemek ise icine konanlar yikanmis dogranmis olunca kendin pisirsen de kisa zamanda halloluyor. Bu konuda takdir ediyorum adamlari.

31 Ağustos 2011 Çarşamba

Banka Hesabi

Banka hesabi icin eve ne yakin banka olan NatWest'i sectim. Yeni is kuranlar icin "Business Account" acma ve yardimci olma gibi guzel birkac ozelligin de bunda etkisi oldu. Internetten basvurumu tamamladim, birkac gun icinde bana bir zarf geldi kimlik ve adres bilgilerime dair kanitlari subeye goturmem veya postalamam icin bir kagit cikti icinden.Kimlik kaniti olarak pasaportu kabul ettiler. adres kaniti olarak ya council tax belgesi ya da utility (elektrik gaz su telefon) faturalarindan birisi olacak diyordu kagitta. Benim emlakci biraz salak oldugu icin council tax ve utility lere soyadimi yanlis yazip gondermis. Bir tek telefon faturasi dogru o da online geldigi ve ben print ettigim icin kabul konusunda sorunla baslamis olduk banka islemlerine. Neyse ki yanlis yazilmis faturalar, dogru yazilmis ama online bir telefon faturasi ve postadan gelen ve telefonumun baglanmasi ile ilgili islemlerin yazdigi BT belgesinin hepsini bir araya getirip kanit olarak kabul ettiler. O gun ogleden sonra hesap numarami bildiren bir telefon aldim bankadan. Sonrasinda bir kac gun ucunde Debit Card"imin gelecei ve gelince bankaya gelmem halinde internet hesabimin acilacagi ve business account ile ilgili islemlere baslayabileceklerini soylediler.

Bankadan cikar cikmaz council'in yolunu tuttum. Bu soyadini degistirmezsem baska konularda da ayak bagi olacak diye dusundum. Turkiye"de devlet dairesine yolum dustugunde icim daralir ama burada bu isler cok rahat. Hemen bir sira numarasi verdiler, 2 dakika icinde bir memur benimle ilgilenmeye basladi. Ozur dileyip bir kagida dogrusunu yazmami istedi. Yazdim verdim ve islem bitti. Ne ikametgah ne nufus cuzdan sureti ne de muhtardan kagit istediler.

Telefonun ilk faturasini odeme zamani gelmisti faturanin arkasinda PayPoint den odeyebilirsin diye bir ibare vardi. Faturanin barkodlu olan tarafini alip her 100 metrede bir olan PayPoint'e goturuyorsunuz ki bana en yakini co-operative denen bir market, kasiyer barkodu okuyup tahsil ediyor. Islem tamam.

Bir de TV Lisansini odemem gerekiyordu bir kerede oderseniz £145.50 gibi bir rakam. Aylik 3 aylik haftalik gibi secenekler var ama hep Debit Card ile odemeye cikiyor isin ucu benim de kartim gelmedigi icin  mecburen bir kerede kredi karti ile odedim. Internetten www.tvlicensing.co.uk adresine girip odemenizi yapabiliyorsunuz.

Diger odemeler geldikce anlatirim simdilerde is ile ilgili islemler uzerine calisiyorum. Bakalim ne cikacak.

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Taşındık

Bir apartman dairesine 6 Ağustosta taşındık ama hala daha işler bitmedi. Dün nihayet telefon ve 40 megabit sınırsız internet bağlandı... Türkiye'deki son aboneliğim 1 megabit sınırsızdı. Toplamda ödediğim ücret Türkiye'deki ile neredeyse aynı gibi. Yalnız TV işi sıktı biraz. Binada normal anten için priz var ama çalışmıyor. Kendin anten de takamıyorsun. İlla bir dijital TV abonesi olunacak. Az daha BT'nin sistemini alıyordum son anda uyandım. Normal antenin varsa çalışıyormuş. Yine dönüp dolaşıp SKY alacağız herhalde. O da ayda £19.95 kaçacak demektir.

Bu konuda çok kısır bir ortam var. Apartmanlarda zaten senin birşey takman imkansız gibi birşey. Türk kanallarını zaten geçtim ama normal TV için bu kadar uğraşacağımı sanmıyordum.
Neyse bugün görüşüp bir şekilde çözeceğiz konuyu.

Taşındığım için polis kaydının güncellenmesi gerekiyordu. Yerel bir polis karakoluna gittim herhangi bir kanıt da istemeden hemen güncelleyiverdiler. Sadece polis kaydımın kağıdını aldı, yeni adresimi ve ne zaman taşındığımı sordu o kadar.

14 Ağustos 2011 Pazar

İngiltere'de Gözüme Batanlar 3

Bu ülkede amma çok örümcek var. İnanılmaz birşey ama arabayı 15 dakika bir yere parkediyorsunuz döndüğünüzde aynada örümcek ağı. Ev eğer müstakil ise içeride topladığınız örümceğin de haddi hesabı yok.

İlginç olan bir başka nokta böcek boyutları. Neredeyse böceklikten hayvanlığa geçecekler. Bir sivri sinek öldürdüm utanmasa güreş tutacaktık Bir kerede kan emerek kurutur adamı.

Hayvanlara gelince, sokaklarda kedi köpek görmek mucize gibi birşey. Hiç yok neredeyse. Ama şehrin merkezinde değilse de sokaklarda sincap hatta tilki görmek daha olası. Evlerin bahçelerindeki meşe ağaçlarının tepesi sincapla dolu.

Burada gördüğüm bazı yiyecek ve içecekler var ki bizde herhalde kafadan "gitmez abi bu"  diye yok. Mesela Cherry Coke : Cocacola'nın vişnelisi
Sirkeli Cips : Bildiğin patates cipsi ama sirke eklemişler genzin yanıyor yerken
Reçelli tavuklu sandviç : Tavuklu sandviç ama reçel de koymuşlar.
Fruit Shoot : çocuklar için meyve suyu karışımı. Nasıl birşey diye denedim çok şekerli garip birşey.
Kibrit kutusu büyüklüğünde ve şeklinde paketlerde kuru üzüm : öğrencilerin lunchbox ları içinmiş.
Kocaman çekirdeksiz üzümler : Bizdeki çekirdekli üzümlerin çekirdeksizleri. Siyah, yeşil hepsi var.

Öğlen vakti şehir merkezinde olursanız muhtemelen en sık göreceğiniz şey ise ellerinde üçgen bir sandviç, bir küçük paket patates cipsi ve muz ile öğle yemeği yiyen ofis çalışanları. Mecbur tutsan bu kadar olmaz. Yüzlerce insan ellerinde bunlarla gezip hava açıksa bir bank değilse bir alışveriş merkezinin yemek bölümüne oturmak için turlayıp duruyor.

Bu arada garip bir diğer konu da kılık kıyafet.
  • İngiliz kızlar mini etek, altında babet ayakkabı ikilisini üniforma yapmışlar. 
  • Erkekler dar pantalon, hafif bileğe kadar yüksek, sivri burunlu yamuk ayakkabı ile geziyorlar. (ortaçağ izlenimi veriyor).  Bir de asi gençlerde, kulaklarının memesini içinden parmak geçecek kadar delip takılan halkalar var.
  • Gayler kısa paçalı pantalon, altında espadril. 
  • Pakistanlılar altta kumaş pantalon, üstte iki yandan yırtmaçlı kumaş gömlek gibi birşey, ayakta sandalet. Erkeklerde normalden uzun yana taranmış siyah saçlar sabit zaten.
  • Hintliler varlığından bile haberdar olmadığınız renklerde entari tarzı kıyafetler, ayakta eski moda terlikler. 
Daha envayi çeşit insan tipi var ama yaz yaz bitmez gelip görmek lazım.