tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2016 Salı

Is - Guc - Ev - Tatil - Christmas - Boxing - New Year ....

Bir Festive Season (Christmas tatiline yaklasirken baslayip yilbasinin bitisine kadar olan doneme deniyor) daha geldi ve yine ailemi Turkiye'ye tatile gonderip burada halledilmesi gereken isler icinde bogusmaya basladim.

Yeri gelmisken bu donem icinde gecen terimlerin ne olduklarindan biraz bahsedeyim. Zira gelen maillerden anladigim kadariyla bu terimlere yabanci olunca kafalarda karisiklik yasanabiliyor.

Christmas : 25 Aralik gunu kutlanan Isa'nin dogum gunu. Sokaklarda kimseyi bulamazsiniz, acik yer bulmak mucize gibidir. Bu gunu herkes ailesiyle birlikte gecirir. Hindilerini yer, ertesi sabah da agacin altindaki hediyeleri acarlar.

Boxing Day : 26 Aralik. Yani hediyelerin kutularini actiklari gun . Onun icin adi Boxing Day.  Artik hediye cilginligi bittigi icin resmi olarak indirimlerin basladigi gun de diye biliriz

Nativity
Nativity : Isa'nin dogumu. Christmas yaklasirken, oyun, piyes, biblo, maketlerin her yerde karsiniza ciktigina sahit olursunuz. Birden sokakta yururken bir kosede maketlerle biblolarla bu olayi canlandiran bir enstantane gorurseniz sasirmayin.

New Year's Eve : 31 Aralik gecesi. Eve bizdeki Arefe anlaminda kullaniliyor. Hic bir dini manasi yok. Sadece yeni yila girmeyi kutluyorlar. Yani hindi de yok ...



Bu kisa on bilgilerden sonra gelelim ben ne yapiyorum konusuna.
Bahsettigim evi almak icin islemleri baslattim. olayin uc tane ayagi var.
1 - Mortgage
2 - Solicitor
3- Muteahhit firma (satici)

Mortgage icin banka yerine mortgage advisor denen ara bir kurum kullandim. Mortgage Bureau denen bir yer. Bana ekstra bir kulfet getirmiyor zira onlar kendi ucretlerini bankalardan zaten aliyorlar. Bu kurum ayni zamanda benim Help To Buy tesvigine basvurumu da yonetecek ve yonlendirecek. Ilk anlasmayi prensipte hallettik simdi istedikleri evraklari toparlama safhasindayim. Istedikleri bir takim evraklar maliye bakanliginca kodlanmis isimleri ile isteniyor. Dolayisiyla once ne istedigini anlamaya calisiyorum. Mesela SA302 : Benim deklare ettigim gelirimi ve vergimi gosteren belgenin adiymis. Muhasebeciden istedim onlar da maliye bakanligindan istediler. Adresime geldi. Sonra bir ara bu kodlardan karsima cikanlari emlak icin yaptigim gibi bir sozluk haline getirmeye calisacagim.

Solicitor bizdeki avukat ile noter arasi bir kavram. Bu ulkede ayrica noter diye bir kavram yok. Solicitor imzaladiysa ayni zamanda o noter yerine geciyor. Ev alirken mutlaka sizin adiniza alim satim isini yurutecek bir solicitor olmasi lazim. Ev alma prosedurleri icinde yer alan arastirmalari yapmak(kimlik dogrulama, kara para aklama sorusturmasi. arazi sorgulamasi ki bu belediyelerden o bolgenin ileride ne gibi planlara dahil oldugundan tutun topragin ve binanin analizine kadar bir dizi arastirma demek), binanin deger tespiti ve sonunda paranin mortgage ve sizin hesaplarinizdan karsi tarafa aktarilmasi ve karsiliginda tapunuzun alinmasi gibi bir takim konulari kapsiyor.

Muteahhit firma da yeni bina olunca garanti kosullarini (ki benim baktigim evde 10 yil garanti mevcut), satis sartlarini, terminleri belirliyor.

Umarim beni isin icine cok sokmadan bu donemi problemsiz hallederler. Iste benim de bu tatil doneminden once toparlanmasi gereken evraklari toplamak ve islere start vermek gibi bir sorumlulugum var tabi ki.

Bir diger konu tam yilbasinda mevcut kontratimin doluyor olmasi. Bildigim kadariyla is aramak icin tatil donemleri ve yazin ortasi (okullarin tatil oldugu) donemler hic dogru zamanlar degil. Karar verecek adamlar genelde ortalarda olmuyorlar. Yine de elimden geleni yapip artik Indefinite vizemin de olmasindan aldigim gucle sabit islere de basvurarak secenekleri artirmaya calistim. Tam ev alma arefesinde issiz gececek bir zaman cok da guzel olmayacakti.

Cok yogun bir telefon trafiginden sonra bir de yuz yuze is gorusmesi gerceklestirdim. Kac tane is icin CV gonderdigimi kontrol altinda tutmaya calistim ama 15 den sonra kayitlar birbirine girdi gene. Ancak dun aksam itibariyle yuzyuze gerceklestirdigim gorusme sonuca baglandi ve cok iyi bir pozisyonda, iyi bir lokasyonda, umdugumdan daha da iyi bir ucretle sabit bir ise kabul edildim.

Yihhuuuu Artik ben de tatil yapabilecegim. 5 senedir hic araliksiz surekli calismak bogmustu beni. Tek kotu nokta 2 ocakta simdiki kontratimin son gunu icin ise gelecegim 3 ocakta da yeni ise baslayacagim. Bari o haftayi calismayayim dedim ama kabul etmediler. Neyse artik sikayet edecek bir sey yok. Onlarin evrak istekleri olacak elbette ve bugunden itibaren de onlari toparlamayla ugrasacagim.

Gordugunuz gibi ben surekli bir evrak toplama dongusundeyim. Mukemmel bir klasorleme sistemi gelistirdim, tum evraklarimi scan edip internette sakliyorum ama yine de resmi dairelerden ve muhasebeciden istenen evraklarin pesinde kosma telasim bitmiyor. Hayirlisi ne diyelim..

7 Nisan 2015 Salı

Gezdim Gordum - Cornwall

Easter Holiday'de yola cikmak asagi yukari bizim bayram tatilinde guneye gitmemiz gibi birsey. Trafik ozellikle guneye inildikce daha da buyuk sorun haline geldi. Sonucta ilk gece konaklayacagimiz St. Mellion oteline giris yaptik. Otel bir golf resort ve 2 yetiskin bir cocuk icin tuttugum family room diye tanimlanan odanin fiyati gecelik £87. Burayi sadece yuzme havuzu oldugu icin istemistim. Arada yarattigimiz kucuk tatillerde mumkun oldugunca kapali yuzme havuzu olan otelleri seciyorum ki kizim eglensin.

Havuzu hakikaten cok guzeldi. kulvarlara bolunmus ve sadece yuzmek isteyenler icin bir havuz var ama bir de aileler icin coluk cocuk suda oyun oynamak isteyenler icin olan baska bir havuz daha var. Hatta daha da kucuk cocuklar icin bir tane daha sig havuz mevcuttu. Otel gercekten cok guzel. Golf tutkum olmadigi icin denemedim ama misafirlere ucretsiz oldugunu okudum.

Plymouth Deniz Feneri
Sabah nispeten guzel bir havaya uyandik. Plymouth'a zaten cok yakin oldugumuz icin gune ilk oradan baslamak mantikliydi. Plymouth ile Cornwall'u birbirine baglayan mini bogazici koprusu formatindaki kopruden gecerek Plymouth'a girdik. Bu arada Cornwall bir sehir degil oradaki yarimadanin tamaminin adi. Bir kucuk dipnot daha, bu bolgede gezerken herseyin basinda gordugunuz "Cornish" ifadesi de Cornwall'da uretilen manasinda yani yerel.

Plymouth'da deniz feneri ile tura basladik. Bir tepenin uzerinde yesil alanin ortasindaki fenere cocukla tirmanmayi gozumuz yemedigi icin disaridan "hmmmm guzelmis" diyerek fotografini cekmekle yetindik. Havanin acmasiyla piril piril bir gokyuzu de ortaya cikinca, iyice yaz tatili moduna girdik. Hemen fenerin onunde, deniz kenarinda buyuk  yarim daire seklindeki havuz henuz bostu ama dolu zamanlarinin fotografi giris kapisinda asiliydi. Bu bolgedeki hersey sanki 70 li veya
Playmouth Havuz
80 li yillarda yapilmis ve oyle de kalmis. Ortam mimariden esyalara kadar size bunu iyice hissettiriyor.

Zamanin darligi goz onune alindiginda fenerin oradan gordugumuz yat limanini gormek uzere yola cikmaya karar verdik. Barbican denen bolgede cok hos pub, ve cafelerin ortasinda bir limandi. Gorulmeye deger fakat uyarayim otoparkta yer bulmak pek de kolay degil.

Plymouth Liman
Buradan sonraki duragimiz olan Looe'ye dogru yola ciktik. Neyseki gidilecek yerlerin aralari cok da uzak degil. Tekrar kopruden gecerek Cornwall tarafina ulastiktan sonra bir tunelden gecip 15-20 dakikalik bir yoldan sonra balikci kasabasi olan Looe'ye ulastik. Bu arada bu kopru bogaz koprusu gibi Cornwall'dan Plymouth'a gecerken para odenen bir kopru ve gecis ucreti £1.5. Looe'de  buyuk otoparka aracimizi biraktiktan sonra denizin cekilmis oldugu kopruden gecerek yayan merkezine girdik. Kucuk bir plaji olan bol bol Cornish Pasty (borek gibi birsey) satilan dukkanlarin arasindan deniz kenarina gittik. Oglen oldugu icin acikmistik ve madem balkci kasabasi balik restorani bulup taze balik yiyebiliriz hayaliyle restoran aramaya koyulduk.  Bu ulkenin hic anlam veremedigim bir konusu olarak mevcut balik restoranlarinin uzerinde aksam 17:00 de acilacagi ibaresi vardi. Boyle buyuk turist akininin oldugu bir gunde bir adam neden dukkanini kapar ki ? Sanki bolluk icinde yuzuyorlar. Senede birkac gun islerin cok acildigini dusunurseniz o birkac gun icinde ben olsam 24 saat acik tutarim restorani.

Neyse sonra bir tane restoran bulduk. Kesinlikle tavsiye edebilecegim lezzette nefis deniz urunleri yapiyordu. Bir tek sorun porsiyonlar kucuktu ve Risotto berbatti. Ozellikle de ispanak salatasini tavsiye ederim nefis olmustu.

Polperro Liman ici
Doymustuk ve bir sonraki duragimiz olan Polperro'ya yoneldigimizde artik saat 16:00 civariydi. Polperro bir balikci koyu. Looe'ye gore cok daha kucuk bir yer. Icine araba ile girmemek konusunda bir suru uyari levhasi var. Giristeki buyuk otoparka arabayi birakip dilerseniz yuruyerek veya ring sefer yapan otobuslerle koyun merkezine gidebiliyorsunuz. Yuruyerek 10 dakika surmuyor ve kesinlikle yurumenizi tavsiye ederim. Cunku etraftaki evler, cicekler, koyun icinden akan kucuk cay gibi detaylar buyuleyici.

Koy merkezi ise tek kelime ile muhtesem. Harika bir pub, Keske burada yeseydik dedirten deniz urunleri ile dolu restoranlar, nefis bir koy, daracik sokaklar, yani tarif edilebilecek bir yer degil. Ingiltere ile hic ilgisi yok insan kendini bir Italyan koyunde falan hissediyor.

Polperro
Aksama yaklasirken zor da olsa Polperro'dan ayrilip ikinci konaklama noktamiz olan Newquey'e yoneldik. 1 saatlik bir yolculuktan sonra otele giris yaptik. Newquey sanirim buralarin sorf merkezi. cunku harika bir sahili var ve agzina kadar sorfcu dolu. kaldigimiz Esplanade Hotel de tum bu curcunanin ortasinda gene 80 li yillardan kalma ilginc bir yer. odalar falan cok temiz ama otelde bir zamanda geride olma hissi var.

Ertesi sabah yarimadanin nerelerinin gezilebilecegini resepsiyondaki gorevliden ogrendikten sonra once Penzance sehrine gittik. Cok tavsiye edilen St Michael's Mount'a yoneldik. Eminim ki harika bir yerdi (Kusadasi gibi ana karaya ince bir yolla bagli bir adacik) ama yanlis zamandi. Etrafindaki plajlardan dolayi oldugunu tahmin ettigim kalabalik ve trafikten dolayi fazla yaklasamadik. Mecburen geri donmek zorunda kaldim.

Minack Theatre
Rotamizi bir sonraki durak olan Minack Tiyatrosuna yonelttik. Tarihi bir antik tiyatro saniyordum ama oyle degilmis. Deniz kenarindaki dimdik bir yamaca 1932 yilinda yapilmaya baslanmis cok cok ilginc bir tiyatro. Yamacin yan tarafinda bembeyaz kumlar ustunde harika bir koy ve plaj da mevcut. Araba ile giderken cok dik ve dar cikmaz bir yolu tirmanmaniz gerekiyor. Eger trafik varsa biraz zaman alabiliyor ama sansliysaniz karsidan kimse gelmeden cikip inebilirsiniz :) Otopark bedava.

Land's End
 Biz gittigimizde Legally Blonde adli oyun oynaniyordu. Karsinizda ucsuz bucaksiz deniz ve gunesin tadini cikarirken bir yandan da onunuzde sahnelenen oyunu izliyorsunuz. Dilerseniz tam koseye her yere hakim bir noktaya yapilmis cafe'de birseyler yiyip icerek de zaman gecirmek mumkun. (fiyatlar aslinda oldukca makuldu)

Buradan hemen 10 dakika mesafedeki Land's End'e yoneldik. Ingilterenin en guney bati ucu olan bu noktaya giris kisden bagimsiz arac basina £5 ama icindeki aktiviteler tam bir gerizekali isi. Cografyanin ozune hic sadik kalmadan cocuklar icin 4D sinema, oyun alanlari falan gibi zirvalarla doldurmuslar burayi. Ayip olmasin diye de bir tane tabela koymuslar Land's End diye altinda durup oradaki fotografciya fotograf cektirebiliyorsunuz. (ucret karsiliginda)

En uctaki ev ise tahmin edilecegi gibi ev degil hediyelik esya dukkani.

St. Ives
Buradan siyrilip yonumuzu St. Ives'e cevirdik. Bu da bir sahil kasabasi ama oldukca buyuk bir yer. Bir dalgakiran icinde kalan kucuk bir plaji ve gene balikci ve Cornish Pasty dukkanlari ile dolu bir mekan. Tepenin basina yapilan otoparka aracinizi birakip ring sefer yapan otobuslerle asagi merkeze iniyorsunuz. Guzel bir ege kasabasini andiriyor ici. Hersey turistik.

Gene balik yemeye niyetlenip Beach Restaurant'a gittik ama bu sefer hayal kirikligi oldu. Fiyatlar yuksek porsiyonlar anormal kucuk ve servis berbatti. Siz giderseniz baska bir yer bulun. Pasty ise genel olarak hepimizin sevdigi birsey haline gelmeye basladi. Ozellikle sebzelisini cok sevdik.

Sonucta yine aksam oldu ve yine otele donduk. Son gunumuzde trafikle bogsacagimizi bildigim icin gezme isini uzatmadik. Sadece Newquey'in icinden sehir merkezini ve plajini gorecek sekilde gectik. Sehir merkezinde Istanbul Grill gorunce artik sasirmadik. Bir Turk restorani varsa herkes adini Istanbul Grill koyuyor nedense. (Ayni firma degiller)
Newquey

Ve anormal bir trafikle bogusa bogusa bildiginiz bayram trafigi donusu sendromu ile cogu zaman adim adim geri donduk.

Bu tatilden harika yerler gormus olmanin keyfi, yuzde biraz bronzluk ve "Guneye yerleselim mi" fikri kaldi geriye.

Ha bir de gezdigim bu yerleri sizler de bir gun gezmek istersiniz belki diye ayri bir blog acma fikri. Cunku burada geziyorsaniz biraz daha detayli bir rehbere ihtiyaciniz oluyor. Ben kendime gitmeden once, uzun uzun ugrasip otopark noktalari, fiyatlar, rezervasyon bilgileri, gidilecek yerlerin posta kodlari (navigasyon icin lazim) ve rotalar ile detayli bir harita hazirliyorum. Bu bilgileri sizlerle daha fazla fotograf esliginde paylasmak istiyorum ama butun bu detaylari burada yazarak kimseyi daraltmak da istemiyorum acikcasi.










30 Aralık 2014 Salı

Bir Christmas'in Ardindan

Christmas'a pek alisik olmadigimiz icin pek kaale almiyoruz ama burada yasiyorsaniz almaniz gerekiyor. Christmas Day ve ertesi gunu olan Boxing Day hayati ciddi etkileyen donemler. Oncelikle 25 Aralik'ta kutlanan Christmas Day'den bahsedeyim. Bir kere hayat kesinlikle duruyor. Tren, belediye otobusu gibi ulasim araclari ya cok seyreklesiyor ya da tamamen duruyor. Buna sehirlerarasi trenler dahil.

Marketler kapali oluyor. Birkac gun oncesinden baslayarak, marketlerde savas cikacakmiscasina cilgin alisveris yapan bir halk oldugundan birkac gun oncesinden market alisverisinizi tamamlayip, sadece gunluk ihtiyaclariniz icin kucuk marketlere gitmekte fayda var.

Herkesin evde olmayi tercih ettigi Christmas'da kucuk sehirlerde sokakta bile adama rastlamak zor. Restoranlar ya yarim gun acik ya tamamen kapali. Hemen hemen butun dukkanlar hatta benzincilerin bir cogu da kapali.

Bugunu atlatip Boxing day'a geldiginizde durum birden tersine donuyor. Yine resmi tatil olan bu gunde bu sefer heryer indirime giriyor. Alisveris merkezlerine adim atilmiyor. Sabah saat dokuzdan itibaren otoparklarinda yer bile bulamaz hale geliyorsunuz.

Illa Christmas Day'de birseyler almak isterseniz size tavsiyem Pakistanlilarin yogun yasadigi semtlere gidin. Hristiyan tatillerinde tek acik bulabileceginiz yerler oralari oluyor cunku.


Ha bu arada...
Christmas icin yapilan dekorasyonlar cam agaclari ve isiklar gelenek olarak Christmas'in 20. gununde kaldirilirmis. Bunu yeni ogrendim.



15 Temmuz 2013 Pazartesi

Gezdim Gordum - Barmouth

Serinin ilk yazisi daha dun gittigim icin bilgileri en taze olan Barmouth hakkinda.

Gidis Tarihi 14 Temmuz 2013
Hava Gunesli acik 27 derece. (deniz suyu sicakligi 15 derece)


Barmouth kuzey Galler'de bir sahil sehri. Manchester'dan 2 saatte gidilebiliyor. Ancak yolun cok buyuk orani otoban degil ve virajli dag yollarini da iceren bir yol. Sakin bir yol ve etraftaki manzaralar guzel oldugu icin sıkılmadan yolcululuk edebiliyorsunuz.

Yol boyunca gecilen sehirler kasabalar ve mimari cok hos aslinda.

Sabah saatlerinde yola ciktigim icin gun gunesli olmasina ragmen yer yer sis vardi ama yogun olmadigi icin sorun da olmadi.

Barmouth'a girer girmez yol sizi deniz kenarina getiriyor. Tren istasyonunun yanindaki hemzemin gecitten (solunuzda kaliyor) gecip sahile vardiginizda sola donerseniz buyuk bir otopark'a ulasiyorsunuz. Gunlugu £3.5 a arabanizi birakabiliyorsunuz. Onunuzde devasa bir sahil arkanizda sirin bir tatil sehri, hele de hava guzelse insani birden tatil formatina sokuyor ortam.
Hemzemin gecidin etrafinda market, plaj malzemesi satan dukkan ve basit yiyecekler bulabileceginiz cafelerle dolu. plaj icin eksiginiz varsa burada tamamlayabilirsiniz yani.

Plaj cok buyuk bir alan. Ne kadar kalabalik olursa olsun rahat olabileceginiz kadar genis. ince ve guzel bir kumu var. yoldan plaja indikten sonra bu ince kum uzerinde abartisiz herhalde 10 dakika yurumeniz gerekiyor ki denize ulasabilin. Denizin dibi de kum ve cok sig bir deniz. Denizin icinde de 10 dakika yurumeniz lazim ki boyunuza gelsin. Plajda sezlong kiraliyorlar gunlugu £3) ama pek kimsenin ragbet ettigi de yok.

Ogle yemegi icin sehre geri dondugunuzde eger gunlerden pazar ise restoranlarin buyuk cogunlugunun kapali olmasi sizi sasirtmasin. Bu yuzden size tavsiyem plajdan yola cikinca plaj arkanizdayken saga donup plajin yanindaki yolda yurumeye baslayin. Bu yol sizi yemek yiyebileceginiz acik restoranlarin oldugu bir alana getirecek. Bir deniz urunleri restorani, bir pizzaci, bir fish & chips' de yapan ama her telden calan restoran bir de pub yemekleri yapan bir mekan var. Ortam cok guzel. Palmiye falan bile var. Ingiltere'de oldugunuzu kolaylikla unutabiliyorsunuz.

2 buyuk 1 cocuk icin £40 odedik yemek icin. 1 corba, 2 buyuk fish & Chips, 1 cocuk boy fish & chips 3 de icecek vardi. (alkol yoktu)

Uzun uzadiya sehir turu atilacak bir durum yok ama gezmekte fayda var. Guzel bir sehir. Mimari tas binalar seklinde genelde. Yuruyerek butun sehri gezmek zaten yarim saati gecmez. Aralarda pazarimsi yerler var belki ilginc birseyler gorebilirsiniz.

Sonucta gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Ozellikle hava gunesliyse ve sicaksa denize girmek icin ideal.