ingiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ingiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2019 Perşembe

Motosiklet Ehliyeti Almak - CBT

Bugun ikinci adimi da atip CBT (Compulsory Basic Training) icin gun aldim. Malum bu egitimi almadan pratik icin ne ders alinabiliyor ne de sinavina girilebiliyor. Yani 8 Eylul Pazar gunu saat 8.15 ile 17.30 arasi bu isle ugrasiyor olacagim. Ozel sirketler ve sahislar CBT kursunu duzenleyip belgesini verdikleri icin pazar gunune ayarlamak sorun olmadi. Biri olmazsa digeri pazar gunu ders veriyor. Kask, motor falan da onlar hallediyorlar. Siz sadece Ehliyetiniz (araba ehliyeti veya provisional licence) ile National Insurance numaranizi alip ustunuze kalin kot, mont, ve bot giyip oraya gidiyorsunuz. Kursun bana maliyeti £125 tuttu. Ancak farkli rakamlar bulmak mumkun yani bunun altini da ustunu de bulabilirsiniz. Mesela baska bir kurs hafta ici daha ucuz hafta sonu bundan daha pahali fiyat veriyordu.

Bu arada hala aklimda garaj sorununu nasil cozecegim varken dun ummadigim bir gelisme yasadim. Haydi gunluk kullanimlar icin sokakta birakalim ama 1 hafta 10 gun bir yere gidersek ne yapacagimizi bulamamistim kafamda. O yuzden de kapali bir garaj bulabilir miyimin derdine dusmustum. Council'a garaj icin basvuruda bulundum ama donen yok henuz. Zaten muhtemelen 4-5 sene sonra bir gun arayip yok diyecekler. Dun Rightmove'da laf olsun diye ararken eve cok yakin bir yerde aylik £75 a kiralik garaj buldum. Mucize gibi bir sey. Yarin onu gormeye gidiyorum. Eger guvenli bir yerdeyse ve girip cikmak cok sorun olmayacaksa buyuk ihtimalle tutacagim. Boylece arabayi oraya park edip motoru, motoru parkedip arabayi alarak bu konudaki en guvenli ve saglam sistemi oturtacagimi dusunuyorum. Evet biraz maliyet olacak ama baska da care yok gibi. Evi alirken hesapta hic motosiklet yoktu. O yuzden garaj hic onemli degildi.

CBT'ye girince detaylari sizinle paylasirim. Simdilik hoscakalin. 

8 Haziran 2019 Cumartesi

Yazilim icin interview

Merhaba

Daha once is bulmaya yonelik bir yazi yazmisim https://macrop-changinglife.blogspot.com/2011/11/

Sonra CV hazirlamak ve basvurmak uzerine bir yazi yazmisim https://macrop-changinglife.blogspot.com/2015/10/is-basvurusu-ve-cv-hazirlamak.html

Bu sefer interview / mulakat surecinden bahsedecegim.

Eveet, ilanlara baktiniz, size uygun ilanlardan birine basvurmaya niyetlendiniz. CV'nizi ilana gonderdiniz ve ilani veren acenta da sizin CVnizi ilgi cekici buldu ve sizi aradi diyelim. Bu arada direk calisilacak firmaya basvuru yok denecek kadar az. Eger boyle bir durum olursa acenta ile ilgili yazdiklarimi silin kafanizdan, gerisi aynen gecerli.

Acenta sizi aradiginda sizi kisaca tanimak isteyecektir. Ne tarz konularda uzmansiniz, uzmanliginiz ne derecede, ne kadar tecrubelisiniz gibi. Bu asamada bazilari size referanslarinizi da sorabilir ki ilk isinizde en zor kisim bu asama olacaktir. Ingiltere'de referans gosteremeyince bazen direk ustunuzu cizebiliyorlar.  Bu gorusme esnasinda sadece onu biliyor musun bunu biliyor musun tarzi bir konusma gerceklesecek. Sonrasinda size isi, is ortamini kisaca anlatacaklar ve eger olumlu bir intiba birakabilirseniz, acenta, basvurmak istediginiz ise sizin CV'nizi gonderebilmek icin sizden yetki yazisi isteyecektir.

Bu da kisaca acentanin gonderdigi maile "I agree...", "I confirm ..." tarzi bir cevap yazmaktan ibaret.  Yalniz is arama surecinde o kadar cok ilana basvuruyorsunuz ki hepsi birbirine girebiliyor o yuzden tavsiyem mutlaka bir yerde not tutun. hangi ise hangi tarihte hangi acenta uzerinden basvurdunuz ve kime yetki yazisi verdiginizi bilin. Cunku ayni is icin farkli acentalar size yaklasacaktir. Eger birini yetkilendirdiyseniz digerini ayni is icin yetkilendirmek sorun yaratabilir.

Bu asamada belirtmeden gecemeyecegim. Ayni is icin farkli kontrat fiyatlari ile karsilasabilirsiniz. Hatta gordugum en buyuk fark bir acentanin gunluk £500 verdigi ise baska acenta fiyat kirip isi almak icin £300 olarak yaklasiyordu. Is bir universitenin isi idi ve 500 veren akredite olmus acenta olmasina ragmen, fiyat kiran acenta isi aldi. Bir muddet sonra bunlari taniyip ona gore bir tutum icine giriyorsunuz zaten ama basta muhim olan ilk isinizi almak oldugundan acimayin siz de fiyat kirin.

Ve acenta sizden onayi aldiktan sonra CV'nizi ilgili sirkete gonderir. Sirket sizinle ilgilenirse acentaya donerek sizinle bir ilk gorusme ayarlamasini ister.

Acenta sizi arar ve ilk gorusmenin tarihini ve saatini tespit edersiniz. Bu ilk gorusme genellikle telefonda gerceklesir. Ancak bazi durumlarda elemana olan ihtiyacin aciliyetine gore direk sirket merkezinde yuz yuze de olabilir. Bazi durumlarda acenta size bir test veya ornek proje gonderir ve bunu o gun icinde yazarak github'a yuklemenizi ister.

Ilk gorusmede size isi anlatip sizi tanimaya calisirlar. Sonrasinda teknik sorular gelebilir. Bu sorular kimi zaman tanim, kimi zaman soyle soyle olursa ne yaparsin tarzi yorum sorulari olacaktir. telefondaki mulakat sirasinda maksimum 10 soru ile karsilastim simdiye kadar. O yuzden mulakattan once basvuracaginiz yazilim dili ile ilgili "interview questions" diye bir google aramasi yapip neler sourlabilir anlamakta hatta tanimlar icin kopyalar hazirlamakta fayda var. Zira tanimlari cok cok duzgun yapmanizi bekleyebiliyorlar.

Sonrasinda on elemeyi gecerseniz sirket acentaya ikinci bir gorusme icin randevu talebi ile doner.
ikinci gorusme yuzyuze olur. Bu asamada sizden bir test cevaplamaniz, ornek bir proje yazmaniz, mevcut bir kodda iyilestirme yapmaniz, farkli kodlara bakarak yorum yapmaniz, istenebilir. Bazi yerlerde onunuze bir bilgisayar koyup yapmaniz gereken isi soyleyip odadan cikarlar ve belli bir muddet sonra donup ne yaptiginiza bakarlar. Eger github'a proje gondermeniz istenmisse o projeye ek bir modul yazdirtabilirler. (o gonderdiginiz projeyi hakikaten sizin yazip yazmadiginizi anlamak icin)

Bu asamayi da gecince zaten acenta size hala musaitseniz ve kabul ediyorsaniz imzalamaniz icin kontrati gonderir. Kontratta notice period'a ve odeme kismina bakin. Adil bir notice period verilmis mi iki taraf icin de ayni sartlar mi gecerli veya adil olmasa da makul mu inceleyin ve ona gore imzalayin.

Imzayi attiktan sonra acenta sizden asagidaki dokumanlari isteyecektir.

  • Pasaport fotokopisi
  • Vize fotokopisi
  •  Business hesabinizin hesap numarasi ve sort code'u (sube kodu) 
  • Business hesabinizi ispat eden bir statement (ekstre) vs bir dokuman
  • Limited sirket kurulus dokumanlari
  • National Insurance Number (bunu henuz almadiysaniz sonra gondereceginizi soyleyin kabul ederler)
  • Professional Indemnity Insurance (bunda limit normalde 1 milyon pound ama bazi acentalar illa 5 milyon pound olacak diye tutturuyor. Ben boyle diyenlere iyi madem iptal edin o zaman kontrati diye blof yapiyorum ve hemen geri adim atiyorlar. Cunku kabul edilmis bir elemani ve kontrati riske atmaya cesaret edemiyorlar) 
Bunlardan sonra ise baslamadan once acenta sizi arayarak ilk gun saat kacta gideceginiz ve kiminle goruseceginizi, kilik kiyafet kurallarini hatirlatan kisa bir konusma yapar. 

Ve ise baslarsiniz. 

Bu arada asagidaki sureclerden biri veya bazilari hatta bazen hepsi uygulanabilir. Hazirlikli olun.
  • Telefon mulakati
  • ikinci telefon mulakati
  • Online Test / ornek proje gelistirme
  • Yuzyuze mulakat
  • Yuzyuze test / ornek proje gelistirme
  • Skype uzerinden online mulakat. (bana henuz bu denk gelmedi ama uzaktaki sirketler boyle yapabiliyorlar)
Kontratli islerde surec maasli islere gore hizli ilerler. Genelde en gec 2 hafta icinde ilan cikisindan ise baslama asamasina gelinilir. Maasli islerde 5 ayi bulan surecler gordum. Cunku maasli islerde notice period (ihbar suresi) isin kritikligine gore cok cok uzun olabiliyor. 

Bir de isi aldiktan sonrasi icin size tavsiylerimi yazayim.

  • Mutlaka  iyi iliskiler kurun ki ardinizdan iyi referans versinler
  • Ise basladiktan sonra gelen acenta telefonlarina ve maillerine cevap verin. Su tarihe kadar kontratim devam ediyor sonrasinda musaitim deyin ki not alsinlar. 
  • Meetup / konferans gibi sosyal aktivitelere katilip cevrenizi genisletin. Acentalarda calisanlari taniyinca ilan cikmadan size haber verebiliyorlar. Bu rekabetci ortamda boyle bir olay altin degerinde.
  • Diger kontratlilarla aranizi duzgun tutun, bol bol yardimlasin ve baginizi koparmayin, boylece onlar da gittikleri islerde eleman ihtiyaci oldugunda size haber verirler.  


Ne diyelim... Bol sans!





28 Haziran 2018 Perşembe

Banka Ekstresi

Bugun Ticketmaster denen sirketten bir e-mail geldi. Haftasonu online bir saldiriya ugramislar ve belli bir periyod dahilinde bilet almis olanlarin banka bilgilerinin disariya sizmis olabileceginden supheleniyorlarmis. Dedikleri tarih araliginda ben de bilet aldigim icin beni de bilgilendirmisler.

Banka hesabima girip herhangi bir anormallik var mi yok mu bakayim dedim. Malesef birsey anlamak imkansizdi.

2 gun once HMRC'nin (Maliye bakanligi diyelim) bana vergi iadesi icin gonderdigi ceki bankaya goturmustum. Onlar da hesabima aktardilar. Fakat bankadan cikar cikmaz online'dan girip baktigimda hesapta goremedim. Elimde receipt olmasa suphelenecektim ama sonra dedim ki "dur hele bir arayalim bakalim internette, kesin vardir bir killigi" ve evet 3 gun icinde hesaba gectigini yaziyordu.

Yapilan harcamalar da cogunlukla toplamdan dusuluyor ama kalem olarak hesaba hemen yansimiyor.

Anlasilmadi di mi ?

Diyelim ki hesabinizda 100 lira var. 20 liralik bir cafe harcamasi yaptiniz. Hesabinizda su sekilde gozukuyor.

Bakiye : 100
Kullanilabilir bakiye : 80


Alttaki detaylarda ise bu konuda tek bir satir yazmiyor. 2 gun sonra bir bakiyorsunuz hesap soyle

Bakiye : 80
Kullanilabilir bakiye : 80

Cafe ................................... 20

Simdi bunu gunde 5-10 kalem olarak dusunun

Hesap 2 gun oncesi icin duzenli iken son 2 gun icin dogru durust bir sey anlamak imkansiz halde oluyor.

Bir de buna hesaba gecmesi beklenen ceki de ilistirin. Yani hem arti hem eksi hareket olsun. Oldu mu? Bir de boyle bir mail aldiginizi hayal edin. Hesaba bakiyorum iki bakiye arasinda ucurum var ama topluyorum cikartiyorum carpiyorum boluyorum bir turlu o rakama gelemiyorum. Muhtemelen hesap aslinda normal ama otomatik odeme, normal odeme ve cek derken hareket kalemleri olmadan tam bir bulmacaya donmus.

Bir bilgisayar programcisi olarak anlayamadigim sey ise nasil olur da toplama yansiyan harcama kalemlere yansimaz. Bu nasil bir transaction'dir ki iki kademede hesaba yansiyor.

Nerden baksan tutarsizlik, nerden baksan ahmakca.

20 Aralık 2016 Salı

Is - Guc - Ev - Tatil - Christmas - Boxing - New Year ....

Bir Festive Season (Christmas tatiline yaklasirken baslayip yilbasinin bitisine kadar olan doneme deniyor) daha geldi ve yine ailemi Turkiye'ye tatile gonderip burada halledilmesi gereken isler icinde bogusmaya basladim.

Yeri gelmisken bu donem icinde gecen terimlerin ne olduklarindan biraz bahsedeyim. Zira gelen maillerden anladigim kadariyla bu terimlere yabanci olunca kafalarda karisiklik yasanabiliyor.

Christmas : 25 Aralik gunu kutlanan Isa'nin dogum gunu. Sokaklarda kimseyi bulamazsiniz, acik yer bulmak mucize gibidir. Bu gunu herkes ailesiyle birlikte gecirir. Hindilerini yer, ertesi sabah da agacin altindaki hediyeleri acarlar.

Boxing Day : 26 Aralik. Yani hediyelerin kutularini actiklari gun . Onun icin adi Boxing Day.  Artik hediye cilginligi bittigi icin resmi olarak indirimlerin basladigi gun de diye biliriz

Nativity
Nativity : Isa'nin dogumu. Christmas yaklasirken, oyun, piyes, biblo, maketlerin her yerde karsiniza ciktigina sahit olursunuz. Birden sokakta yururken bir kosede maketlerle biblolarla bu olayi canlandiran bir enstantane gorurseniz sasirmayin.

New Year's Eve : 31 Aralik gecesi. Eve bizdeki Arefe anlaminda kullaniliyor. Hic bir dini manasi yok. Sadece yeni yila girmeyi kutluyorlar. Yani hindi de yok ...



Bu kisa on bilgilerden sonra gelelim ben ne yapiyorum konusuna.
Bahsettigim evi almak icin islemleri baslattim. olayin uc tane ayagi var.
1 - Mortgage
2 - Solicitor
3- Muteahhit firma (satici)

Mortgage icin banka yerine mortgage advisor denen ara bir kurum kullandim. Mortgage Bureau denen bir yer. Bana ekstra bir kulfet getirmiyor zira onlar kendi ucretlerini bankalardan zaten aliyorlar. Bu kurum ayni zamanda benim Help To Buy tesvigine basvurumu da yonetecek ve yonlendirecek. Ilk anlasmayi prensipte hallettik simdi istedikleri evraklari toparlama safhasindayim. Istedikleri bir takim evraklar maliye bakanliginca kodlanmis isimleri ile isteniyor. Dolayisiyla once ne istedigini anlamaya calisiyorum. Mesela SA302 : Benim deklare ettigim gelirimi ve vergimi gosteren belgenin adiymis. Muhasebeciden istedim onlar da maliye bakanligindan istediler. Adresime geldi. Sonra bir ara bu kodlardan karsima cikanlari emlak icin yaptigim gibi bir sozluk haline getirmeye calisacagim.

Solicitor bizdeki avukat ile noter arasi bir kavram. Bu ulkede ayrica noter diye bir kavram yok. Solicitor imzaladiysa ayni zamanda o noter yerine geciyor. Ev alirken mutlaka sizin adiniza alim satim isini yurutecek bir solicitor olmasi lazim. Ev alma prosedurleri icinde yer alan arastirmalari yapmak(kimlik dogrulama, kara para aklama sorusturmasi. arazi sorgulamasi ki bu belediyelerden o bolgenin ileride ne gibi planlara dahil oldugundan tutun topragin ve binanin analizine kadar bir dizi arastirma demek), binanin deger tespiti ve sonunda paranin mortgage ve sizin hesaplarinizdan karsi tarafa aktarilmasi ve karsiliginda tapunuzun alinmasi gibi bir takim konulari kapsiyor.

Muteahhit firma da yeni bina olunca garanti kosullarini (ki benim baktigim evde 10 yil garanti mevcut), satis sartlarini, terminleri belirliyor.

Umarim beni isin icine cok sokmadan bu donemi problemsiz hallederler. Iste benim de bu tatil doneminden once toparlanmasi gereken evraklari toplamak ve islere start vermek gibi bir sorumlulugum var tabi ki.

Bir diger konu tam yilbasinda mevcut kontratimin doluyor olmasi. Bildigim kadariyla is aramak icin tatil donemleri ve yazin ortasi (okullarin tatil oldugu) donemler hic dogru zamanlar degil. Karar verecek adamlar genelde ortalarda olmuyorlar. Yine de elimden geleni yapip artik Indefinite vizemin de olmasindan aldigim gucle sabit islere de basvurarak secenekleri artirmaya calistim. Tam ev alma arefesinde issiz gececek bir zaman cok da guzel olmayacakti.

Cok yogun bir telefon trafiginden sonra bir de yuz yuze is gorusmesi gerceklestirdim. Kac tane is icin CV gonderdigimi kontrol altinda tutmaya calistim ama 15 den sonra kayitlar birbirine girdi gene. Ancak dun aksam itibariyle yuzyuze gerceklestirdigim gorusme sonuca baglandi ve cok iyi bir pozisyonda, iyi bir lokasyonda, umdugumdan daha da iyi bir ucretle sabit bir ise kabul edildim.

Yihhuuuu Artik ben de tatil yapabilecegim. 5 senedir hic araliksiz surekli calismak bogmustu beni. Tek kotu nokta 2 ocakta simdiki kontratimin son gunu icin ise gelecegim 3 ocakta da yeni ise baslayacagim. Bari o haftayi calismayayim dedim ama kabul etmediler. Neyse artik sikayet edecek bir sey yok. Onlarin evrak istekleri olacak elbette ve bugunden itibaren de onlari toparlamayla ugrasacagim.

Gordugunuz gibi ben surekli bir evrak toplama dongusundeyim. Mukemmel bir klasorleme sistemi gelistirdim, tum evraklarimi scan edip internette sakliyorum ama yine de resmi dairelerden ve muhasebeciden istenen evraklarin pesinde kosma telasim bitmiyor. Hayirlisi ne diyelim..

7 Aralık 2016 Çarşamba

Ev almak

Eveeet geldik simdi de ev alma asamasina.
Bunca zamandir mortgage almak icin Credit Score'un yukselmesini beklemistim. Simdi Indefinite de aldigima  gore biraz yukselmis oldugunu tahmin edip ev almak icin harekete geceyim dedim.

Istanbuldaki dairemi satip parayi pound'a cevirerek oradaki kendi hesabimdan buradaki kisisel banka hesabima transfer ettim.
Dairenin satildigina dair elime ne gecerse topladim. Ola ki burada paranin kaynagini sorarlarsa diye elimde delil olmasina calistim. Yurtdisindan yuklu miktarda para girislerinde bazen maliye bunu ispatlamanizi isteyebiliyor. O yuzden de kendi hesabimdan gelmesine ozen gosterdim.

Simdi sira bir ev bulup bir de mortgage alabilecegim bir banka / sirket bulmaya geldi.

Ilk gozumuze kestirdigimiz eve bakmaya bu haftasonu gittik. Gittigimiz emlakcinin mortgage danismani ile once 2 saatlik bir toplanti yaptik. Sonucta size bir yol gostermesi acisindan mortgage'i etkileyen faktorleri soyle bir siralayayim dedim.

1 - Ortalama olarak yillik brut gelirinizin 4-4.5 kati civarinda bir kredi almaniz mumkun.
2 - Geri odeme donemleri 25 seneye kadar gidiyor.
3 - Vereceginiz pesinat ve cekeceginiz kredi oranlaniyor ve ortaya cikan bu oran sizin geri odemelerinizi (taksitlerinizi ve hatta cekebileceginiz miktari) degistiriyor.
4 - Vereceginiz pesinatin kaynagini ispatlayabiliyor olmaniz gerekiyor.

Ev satin alma surecinin 2 ay civarinda uzun soluklu bir islem oldugu yonunde on bir bilgi aldik. Evi bulup begeniyorsunuz, bir mortgage danismani buluyorsunuz. O size uygun bir mortgage buluyor. Mortgage'i aldiginiz banka evin degerini tespit ediyor, Bu arada eger bir tesvikten yararlaniyorsaniz mortgage danismani sizin icin onun basvurusunu da yapiyor. Alim satim ile ilgili bir avukat buluyorsunuz. Bunun da karsilastirmali en ucuz teklifi alabileceginiz siteleri mevcut. Oradan seciyorsunuz. Sizin avukatiniz (avukatsiz ev alinmiyor) Belediyeden o bolge hakkinda tetkiklerde bulunuyor, saticinin avukati ile sizinki karsilikli muzakereler yapiyorlar banka transferleri mortgagelar falan derken (umarim cok ugrastirmadan) ev sahibi olunabiliyor.

Simdilik sadece on gorusmeleri gerceklestiriyoruz. Bakalim nelerle karsilasacagiz.

Bu islemlerin sonunda satin alma konularini da kapsayan bir emlak sozlugu v2.0 yayinlayabilirim.


17 Haziran 2016 Cuma

Oportunistin Cografyasi

Dun gelen misafirlerimizden bir Turk"un (ki artik Ingiliz vatandasligina gecti) Brexit konusunda ayrilma yonunde oy kullanacak olmasini soylemesi, bana bir kere daha oportunizmin cografyasi olmadigini gosterdi.

Avrupa birliginden cikisi, bu sayede buraya gelen birisi onayliyorsa durum gercekten endise verici demektir. Ingilizlere soylenen is imkani, cocuklarinizin egitimi, vergilerin baskalari icin harcanmasi gibi sacmaliklara once yabancilar inanmis. Boyle bir ayrimin ikinci adiminda vatandas bile olsa isin ucunun eninde sonunda kendisine dokunacagini nasil goremezler anlayamiyorum.

Burada billboardlardan bir afis gostereyim size de isin ne durumda oldugunu anlatmaya yardimci olsun

Dikkatinizi cekerim bu afisi elestiren adam / kadin ayrilma yonunde oy kullanacak.


12 Haziran 2016 Pazar

Brexit

Once bir yoruma cevap olarak yazmaya baslamistim ama baktim uzadi o yuzden blog post haline getireyim de herkes gorsun dedim.

Brexit konusunda denilebilecek birsey yok malesef. Konunun uzmani degilim yani uluslararasi hukuk acisindan ayrilma kararinin neyi nasil etkileyecegini bilemiyorum. Ancak mantiken Ankara anlasmasinin temeli Avrupa Birligi olduguna gore sanirim bu anlasma otomatik olarak dusecektir.

Kapinin altindan atilan ayrilma yanlisi brosurlerin sayisi beni endiselendirmiyor degil. Ancak baska bir semtteki arkadasim da tam tersine onlara da ayrilmama yonunde brosurler atildigini soyluyor.

Netice hakkinda tahmin yapmak cok zor. Bizleri direk olarak etkileyecegi muhakkak. Su anda Home Office'de degerlendirmede bulunan vizelerin referandum sonuclarina kadar bekletildigine dair duyumlar aliyoruz. Cok hizli cevap verilen surec birden bire yine yavasladi.

Birlikten ayrilmak akli basinda calisan kesimin ve gencligin istedigi birsey degil ama yasli ve muhafazakar kesim ayrilmayi istiyor. Birlikten ayrilmanin ardindan eger mevcut isgucundeki birlik uyesi ulke vatandaslarini ulkeden cikaracak olurlarsa, olusacak acigi British'lerin kapatmasinin imkansiz oldugunu dusunuyorum. Her ne kadar kalifiye olmayan islerde gocmenler calistirilsa da bu ulke beyin gocunden de cok ciddi olarak faydalaniyor. Akademik alandan, bilgisayara bir cok alanda kritik isler yapan cok ciddi miktarda bir gocmen kitle var. Ingiletere'nin egitim seviyesi bu alanlari dolduracak kadar genis degil diye dusunuyorum. Kaldi ki is ilanlarindan bu konuda hala acik oldugunu da gozlemlemek olasi. Umarim akli selim hakim gelir de Iskocya'nin ayrilma referandumundaki gibi sakince atlatiriz bu konuyu



22 Haziran 2015 Pazartesi

Ingiltere'de Ramazan ve Islam

Kimsenin kimsenin dinine karismadigi bir ortamda bulunmak, size istediginiz ibadeti yapmaniz icin imkan sagliyor elbette. Hemen hemen her sehirde cami veya mescit bulmak mukun. Genelde Pakistan ve Afrika ulkelerinden gelen muslumanlarin olusturdugu bir cemaat hakim.

Yaz aylari Ingiltere'de yasayan muslumanlarin oruc tutmalari icin biraz uzun olabiliyor. Su anda mesela sahur 3:30 iftar 21:45 civarinda. Ama kisa denek gelen ramazan da herhalde bunun acisini cikartir. Kisin neredeyse zaten normalde calisirken bile karanlikta ise gidip geliyoruz.

Musluman mahallelerinde genelde ramazan havasi daha keskin hissediliyor. Hurma vs gibi ramaana dair seyler bulmak da mumkun. Hatta Turk marketlerinde Gullac bile var :)  (ve evet cogu sehirde bir Turk marketi var)

EK (02/07/2015)
--------------------
Ramazanla birlikte bizim cocuklar okullarindaki diger musluman cocuklar ile dini konulara girmeye basladilar. Turkiye'de takip edebildigim kadariyla bu durum belki daha da kotu ama burada da genelde musluman topluluk olarak Pakistanlilar baskin ve yogun olduklarindan din adina sacma sapan hurafelerle cocuklarin beyinlerini doldurmaya basliyorlar. Kafasi karisan cocuk aksam eve geldiginde butun bu kafa karisikliklarini sorarak mantikli bir yol tutturmaya calisiyor.

Sorunlar soyle siralanabilir.
1- Kendi dininden haberin yok diyerek dalga geciyorlar. Halbuki cocugun saglikli bir din anlayisi olmasi icin yogun olarak din anlatmayip Kurandaki dogrulari ve yanlislari gunluk yasam icinde aktarmaya calisiyorum. Ben cocugumun benim dinime sirf babam inaniyor diye degil gercekten icinde suphe kalmadan sorgulayarak inanmasi icin ugrasiyorum.

2- Sacma sapan hurafeleri, okumusundan cahiline hepsi koru korune takip ettikleri icin bunlari cocuklara empoze ediyorlar. Dini kaynak olarak tutarsiz ve samanizmden, yahudilikten, putperestlikten aktarilmis bilgileri Islam sandiklarindan, bir kere bile kendileri Kurani okuyup anlamadiklari halde sagdan soldan duyma bilgilerle cocuklarin beyinlerini yikiyorlar.

3- Okullarda dinleri tanitan bir din dersi var ve buradaki ogretmenler de dini hurafe kitaplarina dayandirinca is icinden cikilmaz boyutlara gelebiliyor. Ornegin okuldaki din ogretmeni Kuran'in arapca okunmasi gerektigi konusunda bir bilgi aktardiginda cocuk bunun gercek olduguna inanabiliyor. Icerigini anlamadan papagan gibi okunmasinin dogru oldugunu dusunebiliyor.

4- Bilim ile dinin ters dustugu, veya yaradilis ile evrim teorilerinin birbirinin tersi oldugu gibi sacmaliklarla cocugun dinden veya bilimden birini secmesi gerektigi  gibi bir inanc olusturuyorlar Cocuk ya okulunda okudugu bilim ve fenden dolayi dinin sacma olduguna inaniyor veya dine inanip fundamentalist olarak yetisiyor. Bilim ile dinin %100 ortustugu ve evrimin aslinda yaradilisin bir parcasi oldugu veya yaradilisin evrimin bir parcasi oldugunu ispatlamak icin zamanindan once ispatlara girismek zorunda kaliyorum.

5- Cocuga neden oruc tutmadigi konusunda arkadaslarinca baski yapilabiliyor. Yas olarak erken oldugu ve okuldaki performansinin dusecegi gercegine cocugu nasil ikna edecegimiz ise apayri bir konu.

Sonucta cocuk dislanmamak icin soylenenlere inanmak veya inanmis gozukmek zorunda kaliyor.




5 Mayıs 2015 Salı

Gezdim Gordum - Barmouth - Conwy (Kuzey Galler)

Bank holiday ve gunes ayni gune denk gelince, ailecek deniz kenarina gitmek istedik. Daha onceden denize girmeye gittigimiz Barmouth'u tekrar ziyaret etmek ve bahari Kuzey Galler'in yemyesil dogasi ile kapli yollarinda seyahat etmek cok cazip geldi. Hava cok sicak olmasa da, kismen bulutlu olsa da deniz ve gunes insana enerji veriyor.

Yolculuk Manchester'dan M56 otobani ve takiben A494 karayolu ile basladi. aslinda oldukca kolay bir rotasi var. A494 bittiginde Barmouth okunu goruyorsunuz ve 10 mil sonra da variyorsunuz.

Yol boyunca birkac defa durup fotograf cektik. Kuzular, yesillik, dogal guzellikler bu durmalari fazlasiyla hakediyordu.

Yine gecen seferki gibi deniz kenarina inince sola donup buyuk otoparka arabayi biraktik ama bu sefer yer bulmak gercekten zor oldu. Bir onceki gidisimizde erken gitmistik ve rahat parketmistik ancak bu sefer saat 12 civariydi ve otopark tiklim tiklim doluydu

Arabadan inip sehri soyle bir turladiktan sonra sira karnimizi doyurmaya geldi Gecen sefer yemek yemek icin balik restorani bulamamaktan sikayet ettiydik. bu sefer artik acik balik restorani bulamayacagimizi bildigimiz icin sikayet etmedik. Pub'dan bozma deniz kenari bir yerde karnimizi doyurduk.

Sonra artik arabanin arkasindan cikarmadigimiz piknik ortulerimizi alip kumsalda uzanarak soguk ama gunesli havanin tadini cikardik. Denize girmeye niyetlenen birkac kisi olsa da daha o seviyeye
gelmemisti havalar.

Donus icin yola ciktigimizda deniz kenarindan giden ve gelise gore daha uzun suren yolu (A496 - A470) tercih ettik. Manzaralar evler mimari yesillik doga nehirler inanilmaz guzeldi. Kesinlikle bir kere bu yolu kullanmanizi tavsiye ederim.

Conwy'e ulastigimizda saat kaleyi gezmek icin gecti. Yine de distan surlara cikip soyle bir baktik ve deniz kenarina inip aksamustunun en guzel saatlerini marinayi seyrederek gecirdik. (Tabiki artik anlamini ogrendigimiz Cornish* dondurma esliginde).

Bu arada Britanya'nin en kucuk evini distan da olsa gormus olduk.

Ve muhtesem bir trafik ile normalden 1 saat fazla suren bir yolculuk ile donduk


Rota : https://www.google.com/maps/d/edit?mid=zTZI6EOt-gzw.k84SCxoR9l0Q



* Cornish : Cornwall'da uretilen herseye Cornish diyorlar bir cesit yerel, yerli mali, gibi Bkz Easter tatilimiz :) 

27 Nisan 2015 Pazartesi

Gezdim Gordum - Cambridge

Tamamen plansiz olarak, Londra - Stansted havaalanina inen esimi karsiladiktan sonra, geri donerken "yolumuzun ustunde hadi girelim" dedik ve Cambridge okuna giriverdik. Iyi ki de girmisiz.

Cok guzel bir sehir. Aslinda sehir demek burasini dogru tanimlamaz. Dev bir kampus diyebiliriz. Oxford'a da gitmistik orada da bu hisse kapilmistim ancak itiraf edeyim ki Cambridge bana daha guzel gorundu. Her yer ogrenci dolu, dolayisiyla gencligin enerjisi her koseye sinmis. Insan burasini gordukten sonra, ne kadar guzel gecerse gecsin, kendi ogrencilik yillarini dusundukce kotu hissediyor. Biz kendimizi ogrenci olarak dusunmusuz.

Sehir merkezine dogru bisiklet sayisi artmaya basladi ve merkeze geldiginizde sokaklar bisiklet daglari haline donustu. Ciddiyim bisikletleri park yerlerinde, parmakliklarda, kapilarda, her zincirlenebilecek yerde fazlasiyla gordukten sonra yersizlikten birbirlerinin ustune zincirlenmis olarak da gormeye basliyorsunuz. Ve bu goruntu bildiginiz bisiklet dag
i imaji ciziyor insanin kafasinda.

Cok az bir zaman oldugu icin merkezdeki Fitzwilliam muzesindeki sergiyi tam gezemedik ama detaya girmesek de galerilerin coguna yine de girdik. Etkileyiciydi. Hem bina hem icindekiler cok ince detaylar barindiriyor ve tarihi resmen hissettiriyordu. (Bu arada giris ucretsizdi)


Her kose basi ayri bir okul, ayri bir kolej veya ayri bir bolum. Dedigim gibi bildiginiz devasa bir kampus icinde yuruyorsunuz.

Sehir merkezinde kucuk bir pazar kurulmustu. Hediyelik esyalardan yiyecege, peynirden ekmege her cesit seyi bulmak mumkun ama bize mi denk geldi her gun mu var bilmiyorum. (Biz Pazar gunu gittik bu arada). Pazarin etrafinda sokak muzisyenleri kose baslarini tutmustu.Bir kosede keman calan, bir kosede sarki soyleyen, bir kosede gitar calan derken renkli goruntulere sahne olan bir meydandi diyebilirim.

Hic birsey olmasa genclik enerjisini hissetmek icin gidilmeli. Cocugunuz varsa motive etmek icin onu da yaninizda goturup gostermenizde yarar var.







7 Nisan 2015 Salı

Gezdim Gordum - Cornwall

Easter Holiday'de yola cikmak asagi yukari bizim bayram tatilinde guneye gitmemiz gibi birsey. Trafik ozellikle guneye inildikce daha da buyuk sorun haline geldi. Sonucta ilk gece konaklayacagimiz St. Mellion oteline giris yaptik. Otel bir golf resort ve 2 yetiskin bir cocuk icin tuttugum family room diye tanimlanan odanin fiyati gecelik £87. Burayi sadece yuzme havuzu oldugu icin istemistim. Arada yarattigimiz kucuk tatillerde mumkun oldugunca kapali yuzme havuzu olan otelleri seciyorum ki kizim eglensin.

Havuzu hakikaten cok guzeldi. kulvarlara bolunmus ve sadece yuzmek isteyenler icin bir havuz var ama bir de aileler icin coluk cocuk suda oyun oynamak isteyenler icin olan baska bir havuz daha var. Hatta daha da kucuk cocuklar icin bir tane daha sig havuz mevcuttu. Otel gercekten cok guzel. Golf tutkum olmadigi icin denemedim ama misafirlere ucretsiz oldugunu okudum.

Plymouth Deniz Feneri
Sabah nispeten guzel bir havaya uyandik. Plymouth'a zaten cok yakin oldugumuz icin gune ilk oradan baslamak mantikliydi. Plymouth ile Cornwall'u birbirine baglayan mini bogazici koprusu formatindaki kopruden gecerek Plymouth'a girdik. Bu arada Cornwall bir sehir degil oradaki yarimadanin tamaminin adi. Bir kucuk dipnot daha, bu bolgede gezerken herseyin basinda gordugunuz "Cornish" ifadesi de Cornwall'da uretilen manasinda yani yerel.

Plymouth'da deniz feneri ile tura basladik. Bir tepenin uzerinde yesil alanin ortasindaki fenere cocukla tirmanmayi gozumuz yemedigi icin disaridan "hmmmm guzelmis" diyerek fotografini cekmekle yetindik. Havanin acmasiyla piril piril bir gokyuzu de ortaya cikinca, iyice yaz tatili moduna girdik. Hemen fenerin onunde, deniz kenarinda buyuk  yarim daire seklindeki havuz henuz bostu ama dolu zamanlarinin fotografi giris kapisinda asiliydi. Bu bolgedeki hersey sanki 70 li veya
Playmouth Havuz
80 li yillarda yapilmis ve oyle de kalmis. Ortam mimariden esyalara kadar size bunu iyice hissettiriyor.

Zamanin darligi goz onune alindiginda fenerin oradan gordugumuz yat limanini gormek uzere yola cikmaya karar verdik. Barbican denen bolgede cok hos pub, ve cafelerin ortasinda bir limandi. Gorulmeye deger fakat uyarayim otoparkta yer bulmak pek de kolay degil.

Plymouth Liman
Buradan sonraki duragimiz olan Looe'ye dogru yola ciktik. Neyseki gidilecek yerlerin aralari cok da uzak degil. Tekrar kopruden gecerek Cornwall tarafina ulastiktan sonra bir tunelden gecip 15-20 dakikalik bir yoldan sonra balikci kasabasi olan Looe'ye ulastik. Bu arada bu kopru bogaz koprusu gibi Cornwall'dan Plymouth'a gecerken para odenen bir kopru ve gecis ucreti £1.5. Looe'de  buyuk otoparka aracimizi biraktiktan sonra denizin cekilmis oldugu kopruden gecerek yayan merkezine girdik. Kucuk bir plaji olan bol bol Cornish Pasty (borek gibi birsey) satilan dukkanlarin arasindan deniz kenarina gittik. Oglen oldugu icin acikmistik ve madem balkci kasabasi balik restorani bulup taze balik yiyebiliriz hayaliyle restoran aramaya koyulduk.  Bu ulkenin hic anlam veremedigim bir konusu olarak mevcut balik restoranlarinin uzerinde aksam 17:00 de acilacagi ibaresi vardi. Boyle buyuk turist akininin oldugu bir gunde bir adam neden dukkanini kapar ki ? Sanki bolluk icinde yuzuyorlar. Senede birkac gun islerin cok acildigini dusunurseniz o birkac gun icinde ben olsam 24 saat acik tutarim restorani.

Neyse sonra bir tane restoran bulduk. Kesinlikle tavsiye edebilecegim lezzette nefis deniz urunleri yapiyordu. Bir tek sorun porsiyonlar kucuktu ve Risotto berbatti. Ozellikle de ispanak salatasini tavsiye ederim nefis olmustu.

Polperro Liman ici
Doymustuk ve bir sonraki duragimiz olan Polperro'ya yoneldigimizde artik saat 16:00 civariydi. Polperro bir balikci koyu. Looe'ye gore cok daha kucuk bir yer. Icine araba ile girmemek konusunda bir suru uyari levhasi var. Giristeki buyuk otoparka arabayi birakip dilerseniz yuruyerek veya ring sefer yapan otobuslerle koyun merkezine gidebiliyorsunuz. Yuruyerek 10 dakika surmuyor ve kesinlikle yurumenizi tavsiye ederim. Cunku etraftaki evler, cicekler, koyun icinden akan kucuk cay gibi detaylar buyuleyici.

Koy merkezi ise tek kelime ile muhtesem. Harika bir pub, Keske burada yeseydik dedirten deniz urunleri ile dolu restoranlar, nefis bir koy, daracik sokaklar, yani tarif edilebilecek bir yer degil. Ingiltere ile hic ilgisi yok insan kendini bir Italyan koyunde falan hissediyor.

Polperro
Aksama yaklasirken zor da olsa Polperro'dan ayrilip ikinci konaklama noktamiz olan Newquey'e yoneldik. 1 saatlik bir yolculuktan sonra otele giris yaptik. Newquey sanirim buralarin sorf merkezi. cunku harika bir sahili var ve agzina kadar sorfcu dolu. kaldigimiz Esplanade Hotel de tum bu curcunanin ortasinda gene 80 li yillardan kalma ilginc bir yer. odalar falan cok temiz ama otelde bir zamanda geride olma hissi var.

Ertesi sabah yarimadanin nerelerinin gezilebilecegini resepsiyondaki gorevliden ogrendikten sonra once Penzance sehrine gittik. Cok tavsiye edilen St Michael's Mount'a yoneldik. Eminim ki harika bir yerdi (Kusadasi gibi ana karaya ince bir yolla bagli bir adacik) ama yanlis zamandi. Etrafindaki plajlardan dolayi oldugunu tahmin ettigim kalabalik ve trafikten dolayi fazla yaklasamadik. Mecburen geri donmek zorunda kaldim.

Minack Theatre
Rotamizi bir sonraki durak olan Minack Tiyatrosuna yonelttik. Tarihi bir antik tiyatro saniyordum ama oyle degilmis. Deniz kenarindaki dimdik bir yamaca 1932 yilinda yapilmaya baslanmis cok cok ilginc bir tiyatro. Yamacin yan tarafinda bembeyaz kumlar ustunde harika bir koy ve plaj da mevcut. Araba ile giderken cok dik ve dar cikmaz bir yolu tirmanmaniz gerekiyor. Eger trafik varsa biraz zaman alabiliyor ama sansliysaniz karsidan kimse gelmeden cikip inebilirsiniz :) Otopark bedava.

Land's End
 Biz gittigimizde Legally Blonde adli oyun oynaniyordu. Karsinizda ucsuz bucaksiz deniz ve gunesin tadini cikarirken bir yandan da onunuzde sahnelenen oyunu izliyorsunuz. Dilerseniz tam koseye her yere hakim bir noktaya yapilmis cafe'de birseyler yiyip icerek de zaman gecirmek mumkun. (fiyatlar aslinda oldukca makuldu)

Buradan hemen 10 dakika mesafedeki Land's End'e yoneldik. Ingilterenin en guney bati ucu olan bu noktaya giris kisden bagimsiz arac basina £5 ama icindeki aktiviteler tam bir gerizekali isi. Cografyanin ozune hic sadik kalmadan cocuklar icin 4D sinema, oyun alanlari falan gibi zirvalarla doldurmuslar burayi. Ayip olmasin diye de bir tane tabela koymuslar Land's End diye altinda durup oradaki fotografciya fotograf cektirebiliyorsunuz. (ucret karsiliginda)

En uctaki ev ise tahmin edilecegi gibi ev degil hediyelik esya dukkani.

St. Ives
Buradan siyrilip yonumuzu St. Ives'e cevirdik. Bu da bir sahil kasabasi ama oldukca buyuk bir yer. Bir dalgakiran icinde kalan kucuk bir plaji ve gene balikci ve Cornish Pasty dukkanlari ile dolu bir mekan. Tepenin basina yapilan otoparka aracinizi birakip ring sefer yapan otobuslerle asagi merkeze iniyorsunuz. Guzel bir ege kasabasini andiriyor ici. Hersey turistik.

Gene balik yemeye niyetlenip Beach Restaurant'a gittik ama bu sefer hayal kirikligi oldu. Fiyatlar yuksek porsiyonlar anormal kucuk ve servis berbatti. Siz giderseniz baska bir yer bulun. Pasty ise genel olarak hepimizin sevdigi birsey haline gelmeye basladi. Ozellikle sebzelisini cok sevdik.

Sonucta yine aksam oldu ve yine otele donduk. Son gunumuzde trafikle bogsacagimizi bildigim icin gezme isini uzatmadik. Sadece Newquey'in icinden sehir merkezini ve plajini gorecek sekilde gectik. Sehir merkezinde Istanbul Grill gorunce artik sasirmadik. Bir Turk restorani varsa herkes adini Istanbul Grill koyuyor nedense. (Ayni firma degiller)
Newquey

Ve anormal bir trafikle bogusa bogusa bildiginiz bayram trafigi donusu sendromu ile cogu zaman adim adim geri donduk.

Bu tatilden harika yerler gormus olmanin keyfi, yuzde biraz bronzluk ve "Guneye yerleselim mi" fikri kaldi geriye.

Ha bir de gezdigim bu yerleri sizler de bir gun gezmek istersiniz belki diye ayri bir blog acma fikri. Cunku burada geziyorsaniz biraz daha detayli bir rehbere ihtiyaciniz oluyor. Ben kendime gitmeden once, uzun uzun ugrasip otopark noktalari, fiyatlar, rezervasyon bilgileri, gidilecek yerlerin posta kodlari (navigasyon icin lazim) ve rotalar ile detayli bir harita hazirliyorum. Bu bilgileri sizlerle daha fazla fotograf esliginde paylasmak istiyorum ama butun bu detaylari burada yazarak kimseyi daraltmak da istemiyorum acikcasi.










13 Kasım 2014 Perşembe

Ozel durumu olan cocuklar icin Ingiltere'de yasam

Tekrar merhaba,

Derinlemesine yazmak icin biraz daha tecrube edinmeyi bekledim. Ama Turkiye'de bu durumda olup da ingiltere'de yasamayi secmeyi dusunenlere belki biraz isik tutabilir diye daha fazla ertelemeden oldugu kadariyla anlatmamin daha faydali olacagini dusundugum icin bu yaziyi kaleme aldim.

Turkiye'de ozel durumu olan cocuklara (otizm'den disleksi'ye kadar her turlu durumdan bahsediyorum) yardim alabilmenin ne kadar zor oldugunu yakindan biliyorum.

Rehberlik Arastirma Merkezleri'nin (RAM) isleyisini devlet hastanelerinden alinmasi gereken raporlari ve bu surecin ne kadar yipratici ve zor oldugunu yasadim. Hatta buralarda donen uc kagitlari da gordum. Okul zamani yaklastikca gerilien ailelerden biri de bizdik.

Ustelik harcanan paranin da haddi hesabi yoktu.

Burada bu konunun nasil ilerledigine gelince. durumun aciliyetine veya vehametine bakilarak surec farkli hizlarda yuruyebiliyor. Hatta yavas diyebiliriz. Ancak sonuc devlet okulunda veya cocugun durumuna gore bu konuda uzman okullarda okumasi ayrica okulda ve okul disinda her turlu destegi almasi kesin. Bunlar icin ise bir tek kurus odemiyorsunuz.

Hatta size ailelerle birlikte calisip bu surecler boyunca yardim edecek bir takim gonullu kuruluslar destek de oluyor.

Ben normal okulda okuyan ancak destek alan bir cocuga sahibim. Her gun okuluna sadece cocuguma destek olmasi icin bir asistan ogretmen gidiyor. Butun gunu beraber geciriyorlar. Ona yardimci olabilmek icin herkes seferber oluyor. sagligi ile ilgili takipler basladiginda size bile kalmadan kontrol zamanlarinda randevulari ayarlanip size mektupla bildiriliyor.

Bu durumda olan anne babalar bana soru sormak icin ulasmak isterlerse lutfen cekinmesinler.



9 Temmuz 2014 Çarşamba

Emlak Sozlugu

Ne oldu sasirdiniz mi ? Hic sasirmayin. Emlak ile ilgili terimleri burada yasamadan anlayabileceginizi mi  sandiniz ? Basli basina kendi terminolojisi olan bir konu ?

Baslayalim mi ?

Beds : Aslinda yatak odasi olarak okumaniz lazim bunu.. 2 double beds diyorsa o evde 2 tane cift kisilik yatak olan odasi vardir.

Bungalow : Tek katli mustakil ev. (genelde yaslilar oturuyor bu tip evlerde. Kural degil ama komsulariniz yuksek ihtimalle yas ortalamasi yuksek bir kesimden olacaktir)

Communal : Apartman gibi yerlerdeki ortak kullanim alanlari icin kullaniliyor. Communal Garden : Ortak bahce gibi .

Courtyard : Bahce (genelde arka bahce)

Cul de sac : Cikmaz sokak

Detached house : Hic bir baska evle ortak duvari olmayan mustakil ev.

Double glazing : Yalitimli cift cam

Drive : Eger sokak isminde adreste geciyorsa o sokak cikmaz sokaktir.

Drive way : Evin onunde arabayi genelde diklemesine park edebileceginiz kapisi falan olmayan park yeri.

DSS : Genelde No DSS olarak gorursunuz. Kirasi devlet tarafindan odenenler anlaminda kullaniliyor ve ev sahiplerinin pek istemedigi bir konu oldugu icin surekli ilanlarda rastlayabileceginiz bir terim

Flat : Apartman dairesi. Bu herzaman bildigimiz apartman olmayabilir. Bazen buyuk mustakil bir evi iceriden bolerek daireler haline donusturebiliyorlar.

Furnished : Mobilyali, Ingiltere'de bazi evler mobilyali kiraya verilebiliyor.

Mews : Terrace house gibi sirali evler ama galiba bunlarin arasinda bosluk var tam yapisik degiller.. Yine de bazi apartmanlarin adi hic bu tanima uymasa da Mews diye gecebiliyor.

Part Furnished : Mutfaktaki beyaz esyalar var ama yatak koltuk vs yok demek (Bulasik makinesi biraz tesaduf her evde yok ve takilacak yeri de olmayabiliyor sormaniz lazim)

Penthouse : Cati kati

Per week (pw): Haftalik  (Turkiyenin aksine haftalik kira da odenebilecegi icin ucretin yanina dikkat edin)

Refurbished : Yenilenmis. Yani genelde boyanmis, dosemeleri halilari yenilenmis, mutfak mobilya vs yenilenmis olmasi icin kullanilir

Retirement House : emeklilerin oturdugu evler. Emekli degilseniz hic bakmayin buralara bosuna 

Semi Detached House : Bir baska evle ortak duvari bulunan yani baska bir eve yapisik mustakil ev 

Shared Property : Paylasimli ev. Yani sizden baska birileri daha olacak o evde. Hic yalnizlik cekmeyeceksiniz. :)

Terrace(d) House : Birbirine yapisik sirali mustakil evler. (teras ile hic ilgisi yok) bu tip evler soz konusu oldugunda ortaya tamamlayici bir baska tanim cikar. Period / End Period  birbirine yapisik evler demistik ya o siranin ortasinda ise period, siranin sonundaysa end period olur. (End period / Sira sonu evler daha degerlidir. genelde)

Unfurnished : Mobilyada yok, beyaz esya da yok demek ama yine de bazen buna ragmen buzdolabi olabilir

Daha da bitmedi.. Benim unuttugum ve bilmek istediginiz olursa bana yazin onu da ekleyeyim. Cunku ev tutmak basli basina ciddi bir olay. Hele ki bu ulkede yeniyseniz...

Daha bir de emlakcida karsilacaginiz konular var. Mesela "Garantor", "Ev ici sigortasi", Burada ev tutmanin rehberini bastan sona hazirlasam mi ne ? Ciddi ciddi bir hayli cok konu varmis megerse.

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Gezdim Gordum - Kuzey Iskocya, Inverness, Nairn, Aberdeen

Bank holiday'den istifade 3 gun ard arda tatili yakalamisken hep gormek istedigim kuzey iskocya'nin daglik gollerle dolu bolgesine bir seyahat planladim. Bu uc gun icinde toplamda 930 mil yol yapip 21 saat araba kullandim. Deger miydi? kesinlikle evet.
Yolculuga saat 7:30 gibi basladik. Klasik bulutlu bir gunde hemen hemen acik bir trafik ile Stirling'e kadar gittik. Yol bakimindan dolayi bir saat kadar trafige takilsak da kurtuldugumuzda artik otoban degil A9 yolundaydik. Oldukca guzel rahat bir yol. Bu yolu yola cikmadan bir gun once sirkette yaptigim bir anket ile sectim. Diger alternatif A82 idi ama onceden gidenler bu yolun daha virajli ve dar oldugunu soylediler.

A9 aslinda cogunlukla guzel manzarali bir yol. Cok guzel orman manzaralari, harika derelerin ustunden gecen cok guzel kopruler, karli tepeler, koyunlar, inekler ile hic sıkılmadan gidebiliyorsunuz.

Yolun sonunda Inverness sehrine vardik. Meshur Loch Ness golunun kuzeyine denk gelen bu sehiri direk gecip once golun kenarina gittik. satolar falan guneyde kaldigi icin sadece gol kenarina inip suyu elleyip Inverness'e geri donduk. Sonucta 6,5 saat yol gidip acliktan ve yorgunluktan daha uzaga gidecek halimiz de kalmamisti.

Sehirde acik bufe ne kadar yiyebilirsen ye tarzi bir Cin lokantasi bulduk. Merkezde Jimmy Chung adinda bir yer. Adam basi £11 veriyorsunuz ve cocuk yari fiyatina. Ama Ciddi miktarda acsaniz en iyisi de bu sanirim. Yemekler oldukca lezzetliydi.
Sonrasinda otelin oldugu Nairn sehrine yola ciktik. Clubhouse oldukca sirin temiz guzel bir butik otel. Sansimiza gunes vardi. Gerci son saatlerine denk geldik ama manzara nefes kesiciydi.

Nairn Scotland     Nairn Scotland
Sabah kahvaltidan sonra Aberdeen'e yola ciktigimizda sis, yagmur kapkaranlik bir iskoc havasi   bizi karsiladi. Bol bol turistik trail yolunu sinirli zamandan dolayi pas gecmek zorundaydik. Neticede Aberdeen'in 15 mil guneyindeki Dunnottar Castle'a gun isiginda yetismek istiyordum. Hava durumu benim orada olacagim saate kadar sagnak yagmur, ben vardigimda gunes acacagini soyluyordu. Kucuk bir hesap hatasi yapmislar. Ben kaleden ayrilirken gunes acmaya baslamisti. Berelerle, montlarla donarak gezdik kaleyi. Aberdeen'lilerin soyledigine gore hava zaten en fazla bu kadar sicak olurmus. Kale gercekten gorulmeye deger bir yer. Giris ucreti 2 buyuk 2 cocuktan olusan aile paketi £14. tek tek alirsak da ayni gerci.
Dunnottar Castle
Clubhouse Hotel Nairn Scotland
Kaleden ayrildiktan sonra kisa bir Stonehaven turu attik arabayla, eski limanin orada otopark bulup arabayi biraktik. Birkac fotograftan sonra Aberdeen'e yola ciktik.Sehir merkezinde yine bir Noodle bar bulup yemek isini hallettikten sonra otelimize vardik. Otel olarak Mercure Ardoe House Hotel & Spa Aberdeen'i secmistim. icinde kapali yuzme havuzu olan bu oteli ozellikle kizim icin secmistim. Eski bir sato olan bu otele ek bina olarak yapilan havuz oldukca genisti. Daha onceki Bath gezisinde de bu zincirde kalmistim. Bir uyelik karti cikarttim. Kaldikca mil biriktirir gibi puan biriktiriliyor. Toplamda £50 odedim. (yemek kahvalti haric) Sehrin az birsey disinda oldugu icin siz de giderseniz yemegi yedikten sonra gidin.

Aberdeen beton renginde bir sehir. Itici bir hava vermis sehire. Hava gri, binalar gri olunca insanin ici daraliyor. Alisveris merkezlerinin icine girince her yer isil isil. (Hemen hemen her sehirde oldugu gibi)

Donus yolunda bu sefer Stirling'deki yol bakimi trafiginden kacmak icin Perth'in girisinde Edinburgh'a donup bizim bogazici koprusunun benzerinden gectim. (bedava)

Bu yol beni Edinburgh ile Glasgow arasina cikardim. Glasgow tarafina donup yolun bundan sonraki kisminda otobanda devam ettim.

Yorucu ama manzaralariyla, sehirleriyle yorgunluguna degerdi.


5 Aralık 2013 Perşembe

Uyarmak - Uyarilmak

Allahim ne kadar cok seviyor bu adamlar uyarmayi. Butun hayatlarini sanki buna adamislar. Bekliyorlar ki bir sey olsun da uyaralim. Hatta uyarmakla kalmayalim yazilar yazalim, dilekceler yazalim, formlar dolduralim. Sorunun ne oldugu, hatta sorun olup olmadigi da onemli degil maksat uyarmak olsun.

Zaman geliyor uydu anteninin canaginin capi belediyenin izin verdiginden 5 santim genis diye dilekce yaziyorlar, zaman geliyor senden baska kimsenin kullanmadigi apartmandaki ucra bir kosede bisiklet bulundurdugun icin yaziyorlar, zaman geliyor, is yerinin otoparkinda birisini biraz hizli gorup, kim oldugunu tespit edemeyince butun is yerinde calisanlara uyari mektubu yolluyorlar. Park ettigi yerden cikamayacak kadar araba kullanamayan adam sucu kendisinde aramiyor usenmiyor sana 1 sayfa yazi yaziyor. (benim nizami park ettigimi bile bile yine de uyariyor )

Bayiliyorlar uyarmaya. 5 dakika bina icinde veya disinda yuruyun goruyorsunuz zaten, her yer uyari dolu. kapiyi kapatin, onunde durmayin, buradan gecmeyin, oradan gecin ama dikkatli olun, arabayi park edin ama persembeleri degil. Biraz suyunu cikartiyorlar gibi geliyor bana.

Hatta bu uyarilarin fotograflarini cekip yayinlayayim da anlayin bu durumu. 

26 Ekim 2013 Cumartesi

Gezdim Gordum - Birmingham & Bosworth, Warwickshire

Okullarin ilk ara tatile girmesi ile kizima kisa da olsa bir tatil yasatmak ve bir iki gun ailece tatil yapabilmemiz icin nereye gitsek diye aramaya basladim. Kizimin tek istegi yuzme havuzu olmasi oldugu icin isim oldukca zorlasti. Bircok otelde kapali yuzme havuzu olmasina ragmen temiz, ucuz, duzgun bir otel bulmak ve bunun ayni zamanda cevresel olarak guzel bir noktada olmasi oldukca zorlayici bir calisma.

Once Iskocya Highlands diye dusundum ve Loch Ness civarina baktim ama son dakikada bakinca dogru durust bir otel bulamadim.(Turkiye olsa rezervasyon falan ugrasmayip direk o bolgeye giderdim ama burada rezervasyonsuz bir yere gitmek pek normal degil)

Neyse sonucta rotanin yonunu degistirip daha yakin ama havuzlu bir otel olarak bunu buldum.
Bosworth Hall Hotel Spa & Leisure Warwickshire, Market Bosworth
2 gun X 2 kisi + 1 cocuk icin £170 sadece oda uzerinden fiyat verdiler.

Neyse ilk durak olarak Birmingham sehir merkezini saptadim. birkac saat gecirip oradan devam ederim diye dusundum. Yola cikmadan once £50 luk benzin aldim ve yola ciktim

Manchester - Birmingham arasi toplam 70 mil civari ve 1,5 saat ila 2 saat arasinda cekiyor. Trafik ihtimali yuksek bir yol. Anormal sagnak bir yagmurdan sonra parcali bulutlu bir havada Birmingham'a girdik.
Direk Bullring denen ve hani su windows isletim sistemlerinde de duvar kagidi olarak gecen alisveris merkezine gittik. Yanindaki otopark (selfridges) oldukca makul fiyattaydi. (0-2 saati £2 gibi) guzel bir alisveris merkezi ve alisveris meraklilarini oldugu kadar da mimari ve fotograf ile ilgilenenler icin de ilginc bir yer.

Christmas oncesi oldugundan (26 Ekim 2013) dekorasyon duruma uygun yapilmis. Bayagi bir kalabalik vardi. Ozellikle yemek mekanlarindan bazilarinda ciddi kuyruklar olusmus.

Arka kapisindan cikinca bayagi buyuk bir acik pazar ve buna baglantili kapali pazarlar ile karsilastik. Bir an kendimi Eminonu'de hissettim

Hemen hemen her turlu sebze ve meyve vardi ve hem taze hem de oldukca hesapliydi. 2 libre mandalinayi £1.38 e  aldiktan sonra mandalina yiye yiye pazarin gerisini gezdik.

Gordugum kadariyla Birmingham, Manchester'a gore cok daha kozmopolit. Neredeyse Ingilizler azinlikta kalmis. Pakistanli nufusu oldukca baskin. Ama Cinliden, Arap'a, Zenciden, Hintliye sokaklar dopdolu. Ayakustu birkac Turk'e de rastladik.
Bu pazarin pazar ve pazartesi haric her gun kurulu oldugunu ogrendik. Hemen yanindaki kapali alanda et, tavuk ve balik pazari, oradan cikip yanindakine gecince de tuhafiyeden elektronige, mefrusattan, aksesuara her turlu seyi bulabileceginiz baska bir pazar var.

Sehir genelde duzenli gozukmesine ragmen bu fazla kozmopolit hava beni biraz rahatsiz etti diyebilirim.

Birmingham'daki kisa turumuzu tamamlayip 3 saatte tamamlayip otele dogru yola ciktik.

Otel kirsal bir alanin ortasinda yesillikler icinde eski bir ingiliz binasiydi. Tamamen havuzu var diye secmis olmama ragmen otele giris yaptiktan sonra "havuza giris icin ekstra birsey yapmam lazim mi ?" diye sorunca evet ekstradan ucret odemeniz gerekiyor dediler. Yetiskin gunluk 4 cocuk 2 poundmus. Bugun icin tartisasim kalmadigindan parayi odedim. Biraz da web sitesinde bu yazinin olmadigindan emin olmadan tartismaya girmek istemedim. Ama odada tekrar internetten baktigim kadariyla boyle bir bilgi yok web sitesinde. Dolayisiyla yarin mudurunu terletmeyi dusunuyorum.

Bosworth Hall Hotel
Otel oldukca genis bir arazide, buyuk bir kapali alanda. Bize ilk verdikleri odaya esim itiraz edince ikinci verdikleri oda super oldu. Cunku havuza en yakin odayi aldik.

Kapali havuzu derhal kullandik cok buyuk olmasa da fena degildi.

Arazide yaptigim kisa bir yuruyus sonbaharin tadini cikarmak icin bu otelin ideal oldugunu gosterdi

Dokulmus yapraklar ve sari renk otoparktan itibaren icinize isliyor.
Otelin ici
Otopark

30 Ağustos 2013 Cuma

Turkiye'den misafir agirladik

Uzun zamandir gorusmedigimiz eski bir dostum ve ailesini agirladik gectigimiz on gun icinde. Ingiltere vizesi almak icin acentaya gittiginde acentadan kafasini yalan yanlis bilgiler ile doldurmuslardi. Bankada adam basi 10.000 TL olasun uzerinizde gayrimenkul olsun falan gibi bir suru sacma sapan bilgiyi yuklediklerinde arkadasim kafasi karismis bir sekilde ne yapacagini bana sordu .

"Hic yalan soyleme neyin varsa onu beyan et, kalacak yer olarak benim evin adresini ver" dedim ve bir davetiye mektubu yolladim. 1 haftada vizesini aldi. Acentacinin saskin bakislari altinda vizesini aldigini ve adamin arkadasima "fabrika sahiplerinin vizesi reddedilrken nasil aldigini merak ettigini" soyledigini ogrendim.

Vize basvurusunu meslek olarak yapan bu adamlarin bu konunun ayirdina varmamis olmalari ilginc aslinda. Vize vermemedeki bahane para olmamasi degil, yalan veya tutarsiz beyandir.

Neyse 10 gun kalan arkadaslarimizla kucuk bir cevre turu attik. Umarim mutlu ayrilmislardir. Bu turun icindeki "Gay Pride Yuruyusu" nun yazisini ayrica fotograflari ile paylasmaya calisacagim. 

16 Ağustos 2013 Cuma

Ingiltere'de Bisiklete Binmek

Turkiye'de universite zamaninda sehirlerarasi yollar dahil yillarca bisiklete binmis birisiyim. Yollarin yapimindaki hatalardan tutun, bisiklet yolu diye ayrilan yollarin ortasindaki sacmaliklara kadar cok seyle karsilastim. Yolun gidis istikametine paralel mazgallar beni hep delirtmistir ornegin. bisikletin lastiginin mazgalin icine girmesi ile cok buyuk bir tehlike olustururlar. Bisiklet yolu diye yoldan ayrilarak yapilan alanlar ise ayri bir komedi. Genelde birden yolun ortasina kaldirim taslari veya moloz dokulmus olarak bulursunuz. Normal yoldan gitmek zaten cok da akil kari degildir. Arabalar sanki sizi ezmek icin veya korkutmak icin ugrasirlar. Ozellikle maksimum yanasan kamyonlar oldu ki kac kere yoldan cikarttilar ve buyuk tehlike atlattim.

Burada ise durum bambaska. O kadar rahat bisiklet kullaniliyor ki. Yolda kenardan da gitseniz kimse yaniniza yaklasmiyor. dolayisiyla hic tehlike olmuyor. Bisiklet yollari da yollardaki etkenler de hatta kaldirimlar da bisikletliler dusunulerek yapilmis.  Belediyeden ucretsiz olarak ozel bisiklet guzergahlarini gosteren haritalar alabiliyorsunuz. Otobana cikmak disinda butun yollari kullanabiliyorsunuz. ama bisiklet yollari daha guvenli tabi. Hem ayrica bu yollar arabalarin giremedigi parklardan, kanal kenarlarindan gittigi icin yolculuk ayrica keyifli geciyor.


1 Ağustos 2013 Perşembe

Bisiklet Aldim

Dun itibariyla bisiklet elime gecti. Montaji yapilmamis halde kutusunda geldi. Ben tamamen her seyiyle demonte gelecek diye bekliyordum ama oyle degilmis. Sadece on tekerlek, pedallar, gidon, sele sokuktu. Yani korktugum gibi degildi.

Montaj icin ortalama £35 istedikleri icin ben dislilere kadar hersey demonte gelecek saniyordum.  kutudan montaj kilavuzu cikmamasina ragmen akil yuruterek 15 dakikada binilecek hale geldi. Hala neye bu kadar para istediklerini anlamis degilim. Bu aksam kanal kenarinda bir gezintiye cikip ilk denemesini yapacagim.

Kask, kilit vs gibi yan aksamlar gelmedigi icin yolda ulasim araci olarak kullanmak ve ise gidip gelmek biraz zor. Ama sanirim onlar da bugun yarin gelir.



29 Temmuz 2013 Pazartesi

Bisiklet Aliyorum

Ingiltere genel anlamda bisiklete binmeyi sevenler icin aslinda oldukca uygun bir ulke. Pek yokus yok, genelde sehir ici olsun yan yollar olsun bisiklet icin ayrilmis seritler var. Araba ehliyeti alirken kafana yuz defa soktuklari "bisikletliye dikkat et, yolda bisikletli varsa aciktan gec, gecemiyorsan arkasinda bekle" tarzi onlemler de dikkate alindiginda trafikte olmak da cogu zaman son derece guvenli.
Satin aldigim model bu iste

Universite yillarinda bir yaris bisikletim vardi ve 4 sene boyunca her yere onunla gider gelirdim. (Mersin'de okumanin faydasi) O yillarda bisiklet benim icin arabadan daha onemliydi. Surekli binmenin verdigi bir spor yapma hissi, egzersiz ve guclenen bacak kaslari sayesinde oldukca yuksek suratlerde kullandigimi ve uzun mesafelere gittigimi bilirim.

Is hayati baslayip da istanbul'a geldigimde otomatikman bisiklet de annemlerin yazliginda paslanmaya birakilmisti. Seneler sonra hafta sonlari egzersiz icin istanbul'da bir bisiklet almaya kalktigimda ise yaris bisikletlerinin artik alinmaz boyutlarda pahali oldugunu farketmis ve mecburen bir mountain bike almistim. 2-3 hafta sonundan sonra da bir daha kullanmadim. Mountain bike kullanmak bisiklet kullanmanin zevkini vermiyor.  Ikisini de kullaninca farki net olarak goruyorsunuz. Mountain bike traktor kullanmaya benzerken yaris bisikleti kullanmak adeta bir ferrari gibi.

Buraya geldigimden beri egzersiz icin bir firsat bulmaya calisiyorum. Daha dogrusu yapmaktan keyif alacagim bir spor bulmam lazim yoksa kendimi bilirim en fazla 2-3 kereden sonra birakirim. Gecmisimi dusununce de benim tek sevdigim spor bisiklet.

Ingiltere ve bisiklet ilk bakista cok aptalca duruyor. Cunku surekli yagmur yagan bir ulkede verimsiz gibi duruyor. Ancak bir muddet sonra yagmurun hayatinizi etkilemesine izin vermemeniz gerektigini aksi takdirde hic birsey yapamayacaginizi idrak ediyorsunuz.

Burada bisiklet fiyatlari cok degisken, iyi bir yaris bisikleti 2.el luks bir arabadan daha fazla olabiliyor. Ama her zamanki gibi aradiginizda alinabilir fiyatlarda makul birseyler de bulunabiliyor. Nitekim birkac gunluk bir aramadan sonra fiyatta ve kalitede fena olmayan bir noktaya geldim. Bu arada yaris bisikletini ararken "Road bike" diye aramanizda fayda var.) Once bisiklet satan magazalarda f(iyatlara baktim. Halfords gibi magazalarda en ucuz yaris bisikleti £200 iken daha kucuk magazalar daha iyi markalara veya kendi toplama modellerine yoneldiginden £500 un altinda yaris bisikleti bulamadim.

Ebay de ikinci el bisikletlere baktigimda da durum pek parlak degildi. 2. el bisikletler bile acik artirmalarda £130 civarina gidiyor hem de en az 20 senelik modeller.

Boyle olunca google'a geri donup aramalara buradaki zincir spor magazlarindan sportsdirect i buldum. orada en ucuz yaris bisikleti £129 du ama kendin monte edeceksin. Kendin monte etmedigin en ucuz bisikleti £165 e bulunca olmadi £35 a birisine monte ettiririm diye dusunerek bunu almaya karar verdim.

Simdi size burada yasarken hayatinizi kolaylastiracak bir konudan bahsedeyim yeri gelmisken. Bir internet sitesinden alisveris yaparken odeme kismina geldiginizde "voucher code", "discount code" gibi bir bolum gorurseniz bende yok nasil olsa diye pas gecmeyin. google'da magazanin adi ve voucher code diye arayin sonuclarin icinde isinize yarayan bir kod bulmaniz kuvvetle muhtemel. Mesela ben bunda %10 indirim kodu buldum ve havadan bir %10 indirim kazandim.

Simdi siparisimin gelmesini bekliyorum. Ondan sonra size Ingiltere'de bisiklet kullanma ile ilgili tecrubelerimi de aktaririm.