gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2015 Salı

Gezdim Gordum - Barmouth - Conwy (Kuzey Galler)

Bank holiday ve gunes ayni gune denk gelince, ailecek deniz kenarina gitmek istedik. Daha onceden denize girmeye gittigimiz Barmouth'u tekrar ziyaret etmek ve bahari Kuzey Galler'in yemyesil dogasi ile kapli yollarinda seyahat etmek cok cazip geldi. Hava cok sicak olmasa da, kismen bulutlu olsa da deniz ve gunes insana enerji veriyor.

Yolculuk Manchester'dan M56 otobani ve takiben A494 karayolu ile basladi. aslinda oldukca kolay bir rotasi var. A494 bittiginde Barmouth okunu goruyorsunuz ve 10 mil sonra da variyorsunuz.

Yol boyunca birkac defa durup fotograf cektik. Kuzular, yesillik, dogal guzellikler bu durmalari fazlasiyla hakediyordu.

Yine gecen seferki gibi deniz kenarina inince sola donup buyuk otoparka arabayi biraktik ama bu sefer yer bulmak gercekten zor oldu. Bir onceki gidisimizde erken gitmistik ve rahat parketmistik ancak bu sefer saat 12 civariydi ve otopark tiklim tiklim doluydu

Arabadan inip sehri soyle bir turladiktan sonra sira karnimizi doyurmaya geldi Gecen sefer yemek yemek icin balik restorani bulamamaktan sikayet ettiydik. bu sefer artik acik balik restorani bulamayacagimizi bildigimiz icin sikayet etmedik. Pub'dan bozma deniz kenari bir yerde karnimizi doyurduk.

Sonra artik arabanin arkasindan cikarmadigimiz piknik ortulerimizi alip kumsalda uzanarak soguk ama gunesli havanin tadini cikardik. Denize girmeye niyetlenen birkac kisi olsa da daha o seviyeye
gelmemisti havalar.

Donus icin yola ciktigimizda deniz kenarindan giden ve gelise gore daha uzun suren yolu (A496 - A470) tercih ettik. Manzaralar evler mimari yesillik doga nehirler inanilmaz guzeldi. Kesinlikle bir kere bu yolu kullanmanizi tavsiye ederim.

Conwy'e ulastigimizda saat kaleyi gezmek icin gecti. Yine de distan surlara cikip soyle bir baktik ve deniz kenarina inip aksamustunun en guzel saatlerini marinayi seyrederek gecirdik. (Tabiki artik anlamini ogrendigimiz Cornish* dondurma esliginde).

Bu arada Britanya'nin en kucuk evini distan da olsa gormus olduk.

Ve muhtesem bir trafik ile normalden 1 saat fazla suren bir yolculuk ile donduk


Rota : https://www.google.com/maps/d/edit?mid=zTZI6EOt-gzw.k84SCxoR9l0Q



* Cornish : Cornwall'da uretilen herseye Cornish diyorlar bir cesit yerel, yerli mali, gibi Bkz Easter tatilimiz :) 

31 Ocak 2015 Cumartesi

Gezdim Gordum - Buxton

Gecen pazar gunu is degistirme arifesinde biraz degisiklik olur diye yakinlarda biryerleri gezelim dedik. Daha once icinden soyle bir gecip gittigimiz Buxton'a daha detayli bir sans vermenin tam zamani diye dusunerek Baldizim ve yegenlerimizi de alip 3 cocuk 3 yetiskin yola koyulduk.

Buxton adini ingiltere'yi ziyaret etmis hemen herkes hatirlayacaktir. Buradaki en yaygin sise su markasi diyebiliriz.

Manchester'e 45 dakika mesafede olan buxton'a otoban ile ulasilmiyor. Yani dag yollarini tercih etmek zorundaydik. Fena da olmadi.

Tepelerden gecerken cok olmasada karlarin goruntusu guzeldi.

Sehrin icine girince sirin tatli bir mimari karsiliyor insani.

Gitmeden once internetten kisa bir arastirma yapmistim Kis nedeniyle bazi yerlerin kapali oldugunu veya coluk cocukla tepelere karli yollardan tirmanmanin zor olacagini hesaplayarak bir plan hazirlamistim. Dolayisiyla Solomon Temple denen tepe noktasini bu seferlik pas gecmeye onun yerine magaralari gezmeye karar vermistim.

En azindan kar da yagsa yagmur da yagsa magaranin ici bir bakima cocuklari ve bizi yagistan korur diye dusundum.

Poole's Cavern

Poole's Cavern
Dolayisiyla ilk duragimiz Poole's Cavern oldu. Giriste normalde bir aile bir yetiskin bir cocuk toplam £39.50 odememiz gerekirken gisedeki vatandasla  ortamin sakinliginden istifade biraz sohbet edip 1 aile bileti ile yani £25 odeyerek iceri girdik. Once hediyelik esya satilan ve kucuk bir cafe'si olan bir yere giriyorsunuz. 15-20 dakika icinde bir rehber gelip birikenleri alip tura basliyor. Rehberlik giris fiyatina dahil ve zaten onsuz gezmek imkansiz. cunku iceride isiklar kapali ve adam gecerken aciyor.


Iceride renkli isiklarla falan bir ambiyans yapilmis. Zemininden bir yeralti nehri gecen sarkit ve dikitlerin oldugu bir magara burasi.

Yaz kis icerideki hava sicakligi 7 dereceymis yani bu soguk kis gununde aslinda disariya gore daha sicakti.

Sarkitlar ve akarsular iyidi de dikitlere gelince turdakileri bir gulme tuttu. (Bakiniz yandaki dikit resmi.) Emin olun bu konuda yapilmasi muhtemel utun sakalar yapildi.
Magaradaki Dikitler 

 Sonrasinda rehber magaranin en dibine kadar gidip isiklari tamamen kapatarak aslinda icerisinin ne kadar karanlik oldugu ve Victoria zamaninda rehberlerin buraya geldiginde elindeki mum yanlislikla sonerse ziyaretcilerin nasil bir ortam yasadiklarini anlatti

Turda bir tek bende tripod oldugu icin uzun pozlamali fotograflar cekebildim. Gitmeden once neyle karsilasacagini arastirirsan hazirlikli oluyorsun iste.
Magaranin en dip noktasi
Magaradan cikiyoruz

 Sonra turumuz bitti ve tekrar disaridaki karli soguk havaya maruz kaldik. Arabaya atlayip sehir merkezine dogru Pavillion denen noktaya dogru hareket ettik. O esnada gectigimiz parktaki yapay gol (yani sanirim yapay) ve ordeklerin fotograflarini cekerek Pavillion'a ulastik.

Pavilion

Yine gitmeden once burada ucretsiz gezilebilen bir sergi oldguunu okumustum ama acikcasi antika sergisi yazmiyordu ve biraz da supriz oldu.
Sanirim yapay olan gol
Goldeki ordekler
 Neyse arabayi park edip 2 saatlik ucretini odedikten sonra Pavilion'a girdik. Hemen sol tarafta antika sergisi vardi. Tam olarak sergi de degil. Ingiltere'de kulturun bir parcasi da pazar gunleri bir yerlerde antika satislarinin yapilmasi sonucta. Simdiye kadar onlarca defa rastladigim icin aliskin sayilirim.


 Adambasi 2 pound olan giris ucretini odeyerek tek basima girdim. Cunku neredeyse diger herkes tuvalete gormisti.
 Cok hos parcalar vardi. Bence gorulmeye deger. Ingilizlerin yakin tarihteki yasaminin ipuclari bu antika sergilerinde gizli. Nelere onem vermisler neyi nasil yapmislar cok net olarak gozlemleyebiliyorsunuz. Bir cesit etnografya muzesi gibi. Sergiden sonra ben binalarin birbirine bagli oldugunu farkettim esim ve cocuklar farkedememis. Onlar disaridan ben iceriden binanin sonuna kadar gittik. Tabi bu esnada onlar bir resim sergisi bir botanik bahcesi gezme firsatini kacirdilar. :))

En uctan ciktigimizda tam karsimiza bir pub geldi. Disaridan cok temiz ve nezih bir yere benziyordu. Hemen girdik ve hakli da ciktik. Cok temiz ve duzgun bir yerdi. Yemeklerimizi yiyip biramizi da ictikten sonra Cocuklara kacirdiklari botanik bahcesini anlattim.  Bu sefer ciktigimiz kapidan girip gecmek uzere pubdan ayrildik.
Pub
Geri donus yolunda araba ile kisa bir sehir turu atip bugunu bitirdik. Guzel bir pazar gunuydu. Hem cok yakin hem uzak hissi yasatti.
Bir sonraki yazida gorusene kadar hoscakalin.

22 Nisan 2014 Salı

Gezdim Gordum - Bath + Bristol + Stonehenge

7 kisilik arabayi aldigimiza gore artik 7 kisilik seyahatlare cikma zamani geldi demektir. Ilk planimizi Good Friday ve Easter Monday olarak arka arkaya 4 gun tatil olan bu hafta sonuna yaptim. Ama hepimizin musait oldugu sadece pazar ve pazartesi oldugu icin 2 gun ve bir gece konaklamali bir program  oldu.

Guneye dogru 3 saat civari suren bir yolculuk ile once Bath'a geldik. Manchester'deki kirmizi kiremit mimarisinden sonra, beyaz tas mimarisi sanki baska bir ulkeye gelmis izlenimi yaratmadi diyemem. Herseyden once Bath tahminimden cok daha buyuk bir yer. Sehir merkezine ulastiktan sonra buldugumuz bir sokak parkina arabayi park ettik. Paskalya'da tatil yapmanin avantaji bu tip otoparklarin ucretsiz olmasi. Dezavantaji da acik dukkan bulma zorlugu.
Yagmurlu bir gunde once Pulteney Bridge uzerinde birjkac fotograf cekip ardindan Roman Baths denen muze/harabe kismina gittik.  1 aile (2 buyuk 3 cocugu kapsayan paket) 2 de adult bileti alarak toplam £67 giris ucreti odedik. Romalilardan kalma isadan once 1. yuzyilda ilk binasinin yapildigi sonra zaman icinde genisletilmis tarihi bir SPA. Fotograf cekmek icin harika bir bina. (tripod ile cekmeye izin vermiyorlar) Acik ve kapali havuzlardan olusuyor ve gorulmeye deger.

Tur bittikten sonra yagmurun altinda cok da dolanmadan Italian Pizza Company'de pizzamizi yedik (Garson Turk cikti)

Bath Abbey denen katedrali gezmek icin beklemek uzere Cafe Nero'da kahvemizi icmeye cekildik. 1 saatten sonra o gunun Paskalya oldugunu unutan bizleri guzel bir supriz karsiladi. Katedral o gun normal turistik ziyaret konusunda farkli bir politikaya sahipmis.

Neyse gene de disaridan kapi acildiginda en azindan bir kac fotograf cekmeyi basardik.

Sonrasinda Bristol'deki otelimize dogru yola ciktik. Bath ile Bristol gercekten cok yakin hatta neredeyse arada bosluk yok. Yani mil olarak kisa da olsa sure olarak 35 dakika surdu.

Bristol de cok guzel bir sehir. Hatta gidip uzun uzun sadece Bristolu gezmek bile mumkun. Kalacagimiz otel olan Mercure Bristol Holland House Hotel tahminlerimin cok cok otesinde iyiydi. Tertemiz modern bir bina, kapali yuzme havuzu ve spa'si ve odalarinin buyuklugu ve temizligi ile son zamanlarda kaldigim en guzel oteldi diyebilirim. Sadece havalandirmanin sicak uflememesi gibi bir sikinti yasasak da portatif isitici ile sorunu hallettiler. oda basina geceligine £70 vererek cocukla birlikte kalinabilecek daha iyi bir opsiyon dusunemiyorum.

Aksam yemegini yakindaki bir McDonalds'da hallettik. (Cocuklarla gezerseniz sonuc bu oluyor)

Sabah kahvalti ve kesif icin yola cikmadan once cocuklarla havuzun tadini bir kez daha cikardik. Gunluk guneslik bir gunle Bristolu kesfe ciktik. Yine Paskalya sayesinde her yerin kapali olmasi gercegi ile yuzlestik ve gene Nero'da tostlarla kahvaltimizi ettik. Daha fazla vakit kaybetmeden 1 saat 15 dakikalik mesafedeki Stonehenge yoluna koyulduk.

Mesafe olarak cok fazla olmasa da yollarin garipligi yuzunden sure olarak cok suruyor.

Stonehenge'in tarihi onemini bildigimden, cok heyecanliydim. Gormeyi gercekten cok istiyordum ancak aldiklari para karsiliginda sadece taslari 10 metreden gostermek biraz hayal kirikligi yasatti. biraz uzak bir mesafeden sizi bir jipin cektigi vagonlara bindirip taslarin oldugu bolgeye goturuyorlar. Sonra 10 metreden falan taslari goruyorsunuz. o kalabalikta fotograf cekebiliyorsaniz fotograf cekiyorsunuz ve donuste de muze dedikleri bizim salondan hallice bir yerde bir iki ufak tefek tas ve kemik goruyorsunuz. Ha bir de 360 derecelik bir duvarda size caglar ve mevsimler icinde Stonehenge'in nasil gozuktugunu gosteren bir film izletiyorlar o kadar.

Gidecek olan varsa bilet almadan direk gidip vagona otursun. Muze girisi haric kimse size bilet milet sormuyor.

Gezi bitince de 4 saat surecek olan donus yoluna koyulduk. Londra tarafindaki inanilmaz trafikten kacip biraz yolu uzatarak tekrar Bath uzerinden M4 - M5 - M6 otobanlarini izleyerek, felaket bir sagnak altinda donduk.

Seyahatten tavsiyem Bristol'de ve Bath'da bir kac gun gecirilebilir. Ancak Paskalya'ya denk getirmeyin. Her yerin kapali olmasi sorun olabiliyor.