manchester etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
manchester etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2015 Cumartesi

Gezdim Gordum - Buxton

Gecen pazar gunu is degistirme arifesinde biraz degisiklik olur diye yakinlarda biryerleri gezelim dedik. Daha once icinden soyle bir gecip gittigimiz Buxton'a daha detayli bir sans vermenin tam zamani diye dusunerek Baldizim ve yegenlerimizi de alip 3 cocuk 3 yetiskin yola koyulduk.

Buxton adini ingiltere'yi ziyaret etmis hemen herkes hatirlayacaktir. Buradaki en yaygin sise su markasi diyebiliriz.

Manchester'e 45 dakika mesafede olan buxton'a otoban ile ulasilmiyor. Yani dag yollarini tercih etmek zorundaydik. Fena da olmadi.

Tepelerden gecerken cok olmasada karlarin goruntusu guzeldi.

Sehrin icine girince sirin tatli bir mimari karsiliyor insani.

Gitmeden once internetten kisa bir arastirma yapmistim Kis nedeniyle bazi yerlerin kapali oldugunu veya coluk cocukla tepelere karli yollardan tirmanmanin zor olacagini hesaplayarak bir plan hazirlamistim. Dolayisiyla Solomon Temple denen tepe noktasini bu seferlik pas gecmeye onun yerine magaralari gezmeye karar vermistim.

En azindan kar da yagsa yagmur da yagsa magaranin ici bir bakima cocuklari ve bizi yagistan korur diye dusundum.

Poole's Cavern

Poole's Cavern
Dolayisiyla ilk duragimiz Poole's Cavern oldu. Giriste normalde bir aile bir yetiskin bir cocuk toplam £39.50 odememiz gerekirken gisedeki vatandasla  ortamin sakinliginden istifade biraz sohbet edip 1 aile bileti ile yani £25 odeyerek iceri girdik. Once hediyelik esya satilan ve kucuk bir cafe'si olan bir yere giriyorsunuz. 15-20 dakika icinde bir rehber gelip birikenleri alip tura basliyor. Rehberlik giris fiyatina dahil ve zaten onsuz gezmek imkansiz. cunku iceride isiklar kapali ve adam gecerken aciyor.


Iceride renkli isiklarla falan bir ambiyans yapilmis. Zemininden bir yeralti nehri gecen sarkit ve dikitlerin oldugu bir magara burasi.

Yaz kis icerideki hava sicakligi 7 dereceymis yani bu soguk kis gununde aslinda disariya gore daha sicakti.

Sarkitlar ve akarsular iyidi de dikitlere gelince turdakileri bir gulme tuttu. (Bakiniz yandaki dikit resmi.) Emin olun bu konuda yapilmasi muhtemel utun sakalar yapildi.
Magaradaki Dikitler 

 Sonrasinda rehber magaranin en dibine kadar gidip isiklari tamamen kapatarak aslinda icerisinin ne kadar karanlik oldugu ve Victoria zamaninda rehberlerin buraya geldiginde elindeki mum yanlislikla sonerse ziyaretcilerin nasil bir ortam yasadiklarini anlatti

Turda bir tek bende tripod oldugu icin uzun pozlamali fotograflar cekebildim. Gitmeden once neyle karsilasacagini arastirirsan hazirlikli oluyorsun iste.
Magaranin en dip noktasi
Magaradan cikiyoruz

 Sonra turumuz bitti ve tekrar disaridaki karli soguk havaya maruz kaldik. Arabaya atlayip sehir merkezine dogru Pavillion denen noktaya dogru hareket ettik. O esnada gectigimiz parktaki yapay gol (yani sanirim yapay) ve ordeklerin fotograflarini cekerek Pavillion'a ulastik.

Pavilion

Yine gitmeden once burada ucretsiz gezilebilen bir sergi oldguunu okumustum ama acikcasi antika sergisi yazmiyordu ve biraz da supriz oldu.
Sanirim yapay olan gol
Goldeki ordekler
 Neyse arabayi park edip 2 saatlik ucretini odedikten sonra Pavilion'a girdik. Hemen sol tarafta antika sergisi vardi. Tam olarak sergi de degil. Ingiltere'de kulturun bir parcasi da pazar gunleri bir yerlerde antika satislarinin yapilmasi sonucta. Simdiye kadar onlarca defa rastladigim icin aliskin sayilirim.


 Adambasi 2 pound olan giris ucretini odeyerek tek basima girdim. Cunku neredeyse diger herkes tuvalete gormisti.
 Cok hos parcalar vardi. Bence gorulmeye deger. Ingilizlerin yakin tarihteki yasaminin ipuclari bu antika sergilerinde gizli. Nelere onem vermisler neyi nasil yapmislar cok net olarak gozlemleyebiliyorsunuz. Bir cesit etnografya muzesi gibi. Sergiden sonra ben binalarin birbirine bagli oldugunu farkettim esim ve cocuklar farkedememis. Onlar disaridan ben iceriden binanin sonuna kadar gittik. Tabi bu esnada onlar bir resim sergisi bir botanik bahcesi gezme firsatini kacirdilar. :))

En uctan ciktigimizda tam karsimiza bir pub geldi. Disaridan cok temiz ve nezih bir yere benziyordu. Hemen girdik ve hakli da ciktik. Cok temiz ve duzgun bir yerdi. Yemeklerimizi yiyip biramizi da ictikten sonra Cocuklara kacirdiklari botanik bahcesini anlattim.  Bu sefer ciktigimiz kapidan girip gecmek uzere pubdan ayrildik.
Pub
Geri donus yolunda araba ile kisa bir sehir turu atip bugunu bitirdik. Guzel bir pazar gunuydu. Hem cok yakin hem uzak hissi yasatti.
Bir sonraki yazida gorusene kadar hoscakalin.

11 Ekim 2013 Cuma

Egitim - Sanat - Gosteri - 2. araba

Bir muddettir monotonlugu kirmak ve daralan esimi ferahlatmak icin neler yapabiliriz konusunun pesindeydim.

Kolejlerdeki ingilizce kurslarina yazdirma tesebbusum gecen sene husran ile sonuclaninca (vize uzatma icin pasaportu Home Office'e gondermistik de pasaport yok diye kaydetmemislerdi) bu sene daha bir kendimizden emin olarak kolejin yolunu tuttuk.

Bu sefer de vizenin tipini (Ankara anlasmasi vizesi) ellerindeki listede bulamayan ve ne yapacagini sasiran kolej yetkilileri sayesinde baska bir sorun yasadik. Red cevabi geldikten sonra baska kolejlere basvurduk. kolejlere basvuru icin olan zamani gecirince bir sene beklemeniz gerekiyor ve eylul civari bu basvuru hikayesi sonlaniyor)

Nihayet evin oldukca yakinindaki bir kolej esimi kabul etti. Yillik £900'a haftada 5 gun ve gunde 3'er saatten olusan egitim sureci baslamis oldu. Artik esim resmen nizami ingilizce egitimi aliyor (nedense bilmiyorum ama bu kursta matematik ve bilgisayar dersleri de var)

Devam zorunlulugu var ve son derece ciddiye aliniyor. Sanirim sonunda sertifika verilecek ve bu sertifika vatandaslik sirasinda lazim olacak.

Boylece haftanin her gunu saat 1 ile 4 arasini doldurduk.

Ardindan yazin baslamis oldugu yuzme kursunun da devamina karar verdik ve hafta ici 1 saat daha doldu. (8 hafta icin yanlis hatilamiyorsam £40 verdik)

Sehir merkezinde bir Tango kursu bulup ona da beraber yazildik ki 8 hafta iki kisi £80

Eh haftada 2 gun de part time calisinca esimin pek sikilacak zamani kalmadi. Hatta tum bunlara yetisebilmesi icin Agustos'ta ehliyet sinavini gectigi icin ona bir de araba aldik. (£700 arabaya verdik.  )

Arabayi sigortalarken etraftan bir cok insan o arabayi benim 2. arabam olarak sigortalatip esimi ona 2. sofor olarak yazdirmamin en ekonomik yol olacagini ama dezavantaj olarak esimin hasarsizlik indiriminden ileride faydalanamayacagini soylediler. (sigorta'yi Turkiye gibi dusunmeyin baska turlu isliyor burada)  Fakat arastirirken en ucuz yolun bu olmadigini buldum. Esimi munferit olarak sigortalayip 2. sofor olarak kendimi koydugumda fiyat daha uygun cikti. Garip ama kendimi 2. sofor olarak koymayinca fiyat daha yuksek oluyor. Boylece sigorta mevzusu da £900 e kapandi .

Esimin kizimizin okul cikisina araba ile bile yetisemeyecek olmasi yuzunden okuldan sonra "After School Club" denilen ve calisan ebeveynlerin siklikla basvurdugu bir yola girdik. Okullarin genelde cimnastik salonlarinda veya buna ayrilmis bolumlerinde okuldan sonra ozel bir sirket tarafindan isletilen bu sekilde klupler var. Siniftan cikinca cocugu direk bu klube aliyorlar. Oyun, eglence vs ile zaman gecirmesini sagliyorlar. Aynisininin sabah olani da var (breakfast club) sabah okul acilis saatinden once cocugu birakmasi gereken veliler de ona birakiyor. Aksam olaninin gunlugu £10 ki en cok da bu koyuyor insana

Boylece artik esimin tek sikayeti zamansizlik.

Ben de bu donem icinde is yerinde baslayan "Ruby Academy" kursuna basladim. (Yeni bir programlama dili detaylari yazdigim bloguma bakmak isteyenler icin adresi : http://rubyogreniyorum.blogspot.co.uk/)
Boylece benim de zamanimin buyuk cogunlugu arastirma, okuma, alistirma ve calismalarla geciyor.

Bir de araya renk katmasi icin indirimli etkinlik biletlerin duyuruldugu sitelere uye oldum ve gelen mailler ile Manchester sanat hayatinin ne kadar renkli oldugunu gordum. Neredeyse her gece 3-4 ayri sov var ve 2-3 gunde bir degisiyor. Inanilmaz bir etkinlik takvimi var burada.

Once "Kabaret " sovuna gittik. Manchester opera binasinda gerceklesen bu muzikal bakis acilarini ve kulturel farklari gormek acisindan muhtesemdi.

Sovda ciplaklik oyle guzel verilmis ki gerekli olan yerlerde cirilciplak gezen erkekler ve kadinlar olmasina ragmen insani rahatsiz etmeyecek sekilde duruslariyla kareografi ile saklamayi basarmislar.

Mekana ve izleyicilere bakinca da cok farkli bir durum cikti ortaya. Bina oldukca ilginc. Simdiye kadar gittigim hic bir bina dar alanda yukseklik ile tribun olusturmamisti. En ust katta ve son siraya yakin bir bilet olunca sovu seyrederken masada corba icerken dik oturup corbaya bakiyormus gibi bir aci ile seyrettik. Cok yuksek bir noktadan sova bakmak ilgincti. Bu arada antrakt sirasinda bildiginiz barlarin hizmet vermesi alkollu icki satisinin yapilmasi hatta bizdeki alasko frigo cularin yerini burada sarap satanlarin almasi cok farkli gelen bir duyguydu.

Bu kadar alkol satisina ragmen ne en ufak bir taskinlik, ne rahatsiz edici bir bakisin olmamasi ve birbirine saygili insanlarin her asamada nezaketi ellerinden birakmamalari, insani ister istemez kiyaslama yapmaya itiyor.

Bir baska etkinlik de buradaki yegenimizin dogum gunu hediyesi olarak onun hoslanacagi bir etkinlige gitmekti. Yani illusionists. guzel bir sahne gosterisi ve etkileyici bir sovdu. Bu sefer Manchester O2 Apollo'daydik. Izleyiciler ile ilgili gozlemlerim yine ayniydi. Cok farkimiz var.