27 Eylül 2013 Cuma

Tasinma Tesebbusu

Tasinirken yapilmasi gereken adres degisikligi bildirimleri benim geldigimden beri gozumu korkutuyor acikcasi..

O kadar cok konu adres iceriyor ki uzuuuuuun bir listeyi tamamlamak gerekiyor tasinirken

ne kadar mi uzun ? Asagidaki web adresinden konu hakkinda fikir sahibi olabilirsiniz. Tabi buna bir de Home Office ve Polis Kaydi gibi vize ile ilgili islemleri de eklemeyi unutmayin.

http://www.houseweb.co.uk/house/pros/moving/tell.htm

30 Ağustos 2013 Cuma

Turkiye'den misafir agirladik

Uzun zamandir gorusmedigimiz eski bir dostum ve ailesini agirladik gectigimiz on gun icinde. Ingiltere vizesi almak icin acentaya gittiginde acentadan kafasini yalan yanlis bilgiler ile doldurmuslardi. Bankada adam basi 10.000 TL olasun uzerinizde gayrimenkul olsun falan gibi bir suru sacma sapan bilgiyi yuklediklerinde arkadasim kafasi karismis bir sekilde ne yapacagini bana sordu .

"Hic yalan soyleme neyin varsa onu beyan et, kalacak yer olarak benim evin adresini ver" dedim ve bir davetiye mektubu yolladim. 1 haftada vizesini aldi. Acentacinin saskin bakislari altinda vizesini aldigini ve adamin arkadasima "fabrika sahiplerinin vizesi reddedilrken nasil aldigini merak ettigini" soyledigini ogrendim.

Vize basvurusunu meslek olarak yapan bu adamlarin bu konunun ayirdina varmamis olmalari ilginc aslinda. Vize vermemedeki bahane para olmamasi degil, yalan veya tutarsiz beyandir.

Neyse 10 gun kalan arkadaslarimizla kucuk bir cevre turu attik. Umarim mutlu ayrilmislardir. Bu turun icindeki "Gay Pride Yuruyusu" nun yazisini ayrica fotograflari ile paylasmaya calisacagim. 

16 Ağustos 2013 Cuma

Ingiltere'de Bisiklete Binmek

Turkiye'de universite zamaninda sehirlerarasi yollar dahil yillarca bisiklete binmis birisiyim. Yollarin yapimindaki hatalardan tutun, bisiklet yolu diye ayrilan yollarin ortasindaki sacmaliklara kadar cok seyle karsilastim. Yolun gidis istikametine paralel mazgallar beni hep delirtmistir ornegin. bisikletin lastiginin mazgalin icine girmesi ile cok buyuk bir tehlike olustururlar. Bisiklet yolu diye yoldan ayrilarak yapilan alanlar ise ayri bir komedi. Genelde birden yolun ortasina kaldirim taslari veya moloz dokulmus olarak bulursunuz. Normal yoldan gitmek zaten cok da akil kari degildir. Arabalar sanki sizi ezmek icin veya korkutmak icin ugrasirlar. Ozellikle maksimum yanasan kamyonlar oldu ki kac kere yoldan cikarttilar ve buyuk tehlike atlattim.

Burada ise durum bambaska. O kadar rahat bisiklet kullaniliyor ki. Yolda kenardan da gitseniz kimse yaniniza yaklasmiyor. dolayisiyla hic tehlike olmuyor. Bisiklet yollari da yollardaki etkenler de hatta kaldirimlar da bisikletliler dusunulerek yapilmis.  Belediyeden ucretsiz olarak ozel bisiklet guzergahlarini gosteren haritalar alabiliyorsunuz. Otobana cikmak disinda butun yollari kullanabiliyorsunuz. ama bisiklet yollari daha guvenli tabi. Hem ayrica bu yollar arabalarin giremedigi parklardan, kanal kenarlarindan gittigi icin yolculuk ayrica keyifli geciyor.


1 Ağustos 2013 Perşembe

Bisiklet Aldim

Dun itibariyla bisiklet elime gecti. Montaji yapilmamis halde kutusunda geldi. Ben tamamen her seyiyle demonte gelecek diye bekliyordum ama oyle degilmis. Sadece on tekerlek, pedallar, gidon, sele sokuktu. Yani korktugum gibi degildi.

Montaj icin ortalama £35 istedikleri icin ben dislilere kadar hersey demonte gelecek saniyordum.  kutudan montaj kilavuzu cikmamasina ragmen akil yuruterek 15 dakikada binilecek hale geldi. Hala neye bu kadar para istediklerini anlamis degilim. Bu aksam kanal kenarinda bir gezintiye cikip ilk denemesini yapacagim.

Kask, kilit vs gibi yan aksamlar gelmedigi icin yolda ulasim araci olarak kullanmak ve ise gidip gelmek biraz zor. Ama sanirim onlar da bugun yarin gelir.



29 Temmuz 2013 Pazartesi

Dogumgunleri

Simdi dikkat ettim de ben hic dogumgunlerinden bahsetmemisim. Halbuki bizdekine gore farklilik acisindan zengin bir konu.
Dogum gunlerinin kisilerin hayatindaki cok onemli bir aktivite. Aktivite lafini mumu ufledik, pastayi kestik olarak algilamayin. Her dogum gununun yasa gore bir etkinlik ile yapilmasi gibi bir durum var. Soyle ki kimisi arkadaslarini toplayip cupcake yaparken, kimisi yuzme havuzunda veya yapay kayak pistinde 1 saat gecirebiliyor. Tabak canak boyamaktan, paintball oynamaya, makyaj yapip manken olmaktan, cumburcemaat spa'ya gitmeye kadar yuzlerce farkli aktivite var.

Dogum gunu sahibi o seneki aktivitesini secip yeri ayarladiktan sonra davetiyelerini yolluyor. Gelen cevaplara gore kesin sayiyi kiraladigi yere bildiriyor ona gore parasini oduyor. Sonra dogum gunu yaklasirken pastasini siparis ediyor. (en az 15 gun once harekete gecmek lazim zira 1 haftadan once pasta teslim eden yer bulmak cok zor) .
Dogum gunu geldiginde once etkinlik yapiliyor, sonra pasta kesiliyor, davetliler hediyelerini verirken, dogum gunu sahibi de "party bag" veya "goody bag" denen kucuk ani niteliginde sacma sapan hediyelerden olusan kendi posetlerini davetlilere veriyor. Genelde pastanin dilimini peceteye sarip party bagine koyan davetliler olay yerini terkediyorlar ve dogum gunu olayi bitiyor. (yetiskinlerde aksam bara falan gidilebiliyor tabi)

Dogum gunu partisi denen sey 2 saat'e kilitli. Yani soylenen satte baslar tam 2 saat sonra biter. Cocuklar icin olanlarda tam bu saatlerde cocugu birakir ve alirsiniz.

Hediye olarak para vermek de oldukca yaygin bir uygulama. Olmazsa olmaz olan dogum gunu kartinin zarfina £5-10 koydunuz mu tamamdir. Yadirgayan da olmaz.

Bir diger not. Pastalar genelde yenecek gibi degil. uzerindeki agir yagli krema yuzunden yedikten sonrasi hos gecmiyor. iki isirik alip yok etmek sagliginiz acisindan iyi olacaktir.


Bisiklet Aliyorum

Ingiltere genel anlamda bisiklete binmeyi sevenler icin aslinda oldukca uygun bir ulke. Pek yokus yok, genelde sehir ici olsun yan yollar olsun bisiklet icin ayrilmis seritler var. Araba ehliyeti alirken kafana yuz defa soktuklari "bisikletliye dikkat et, yolda bisikletli varsa aciktan gec, gecemiyorsan arkasinda bekle" tarzi onlemler de dikkate alindiginda trafikte olmak da cogu zaman son derece guvenli.
Satin aldigim model bu iste

Universite yillarinda bir yaris bisikletim vardi ve 4 sene boyunca her yere onunla gider gelirdim. (Mersin'de okumanin faydasi) O yillarda bisiklet benim icin arabadan daha onemliydi. Surekli binmenin verdigi bir spor yapma hissi, egzersiz ve guclenen bacak kaslari sayesinde oldukca yuksek suratlerde kullandigimi ve uzun mesafelere gittigimi bilirim.

Is hayati baslayip da istanbul'a geldigimde otomatikman bisiklet de annemlerin yazliginda paslanmaya birakilmisti. Seneler sonra hafta sonlari egzersiz icin istanbul'da bir bisiklet almaya kalktigimda ise yaris bisikletlerinin artik alinmaz boyutlarda pahali oldugunu farketmis ve mecburen bir mountain bike almistim. 2-3 hafta sonundan sonra da bir daha kullanmadim. Mountain bike kullanmak bisiklet kullanmanin zevkini vermiyor.  Ikisini de kullaninca farki net olarak goruyorsunuz. Mountain bike traktor kullanmaya benzerken yaris bisikleti kullanmak adeta bir ferrari gibi.

Buraya geldigimden beri egzersiz icin bir firsat bulmaya calisiyorum. Daha dogrusu yapmaktan keyif alacagim bir spor bulmam lazim yoksa kendimi bilirim en fazla 2-3 kereden sonra birakirim. Gecmisimi dusununce de benim tek sevdigim spor bisiklet.

Ingiltere ve bisiklet ilk bakista cok aptalca duruyor. Cunku surekli yagmur yagan bir ulkede verimsiz gibi duruyor. Ancak bir muddet sonra yagmurun hayatinizi etkilemesine izin vermemeniz gerektigini aksi takdirde hic birsey yapamayacaginizi idrak ediyorsunuz.

Burada bisiklet fiyatlari cok degisken, iyi bir yaris bisikleti 2.el luks bir arabadan daha fazla olabiliyor. Ama her zamanki gibi aradiginizda alinabilir fiyatlarda makul birseyler de bulunabiliyor. Nitekim birkac gunluk bir aramadan sonra fiyatta ve kalitede fena olmayan bir noktaya geldim. Bu arada yaris bisikletini ararken "Road bike" diye aramanizda fayda var.) Once bisiklet satan magazalarda f(iyatlara baktim. Halfords gibi magazalarda en ucuz yaris bisikleti £200 iken daha kucuk magazalar daha iyi markalara veya kendi toplama modellerine yoneldiginden £500 un altinda yaris bisikleti bulamadim.

Ebay de ikinci el bisikletlere baktigimda da durum pek parlak degildi. 2. el bisikletler bile acik artirmalarda £130 civarina gidiyor hem de en az 20 senelik modeller.

Boyle olunca google'a geri donup aramalara buradaki zincir spor magazlarindan sportsdirect i buldum. orada en ucuz yaris bisikleti £129 du ama kendin monte edeceksin. Kendin monte etmedigin en ucuz bisikleti £165 e bulunca olmadi £35 a birisine monte ettiririm diye dusunerek bunu almaya karar verdim.

Simdi size burada yasarken hayatinizi kolaylastiracak bir konudan bahsedeyim yeri gelmisken. Bir internet sitesinden alisveris yaparken odeme kismina geldiginizde "voucher code", "discount code" gibi bir bolum gorurseniz bende yok nasil olsa diye pas gecmeyin. google'da magazanin adi ve voucher code diye arayin sonuclarin icinde isinize yarayan bir kod bulmaniz kuvvetle muhtemel. Mesela ben bunda %10 indirim kodu buldum ve havadan bir %10 indirim kazandim.

Simdi siparisimin gelmesini bekliyorum. Ondan sonra size Ingiltere'de bisiklet kullanma ile ilgili tecrubelerimi de aktaririm. 

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Gezdim Gordum - Barmouth

Serinin ilk yazisi daha dun gittigim icin bilgileri en taze olan Barmouth hakkinda.

Gidis Tarihi 14 Temmuz 2013
Hava Gunesli acik 27 derece. (deniz suyu sicakligi 15 derece)


Barmouth kuzey Galler'de bir sahil sehri. Manchester'dan 2 saatte gidilebiliyor. Ancak yolun cok buyuk orani otoban degil ve virajli dag yollarini da iceren bir yol. Sakin bir yol ve etraftaki manzaralar guzel oldugu icin sıkılmadan yolcululuk edebiliyorsunuz.

Yol boyunca gecilen sehirler kasabalar ve mimari cok hos aslinda.

Sabah saatlerinde yola ciktigim icin gun gunesli olmasina ragmen yer yer sis vardi ama yogun olmadigi icin sorun da olmadi.

Barmouth'a girer girmez yol sizi deniz kenarina getiriyor. Tren istasyonunun yanindaki hemzemin gecitten (solunuzda kaliyor) gecip sahile vardiginizda sola donerseniz buyuk bir otopark'a ulasiyorsunuz. Gunlugu £3.5 a arabanizi birakabiliyorsunuz. Onunuzde devasa bir sahil arkanizda sirin bir tatil sehri, hele de hava guzelse insani birden tatil formatina sokuyor ortam.
Hemzemin gecidin etrafinda market, plaj malzemesi satan dukkan ve basit yiyecekler bulabileceginiz cafelerle dolu. plaj icin eksiginiz varsa burada tamamlayabilirsiniz yani.

Plaj cok buyuk bir alan. Ne kadar kalabalik olursa olsun rahat olabileceginiz kadar genis. ince ve guzel bir kumu var. yoldan plaja indikten sonra bu ince kum uzerinde abartisiz herhalde 10 dakika yurumeniz gerekiyor ki denize ulasabilin. Denizin dibi de kum ve cok sig bir deniz. Denizin icinde de 10 dakika yurumeniz lazim ki boyunuza gelsin. Plajda sezlong kiraliyorlar gunlugu £3) ama pek kimsenin ragbet ettigi de yok.

Ogle yemegi icin sehre geri dondugunuzde eger gunlerden pazar ise restoranlarin buyuk cogunlugunun kapali olmasi sizi sasirtmasin. Bu yuzden size tavsiyem plajdan yola cikinca plaj arkanizdayken saga donup plajin yanindaki yolda yurumeye baslayin. Bu yol sizi yemek yiyebileceginiz acik restoranlarin oldugu bir alana getirecek. Bir deniz urunleri restorani, bir pizzaci, bir fish & chips' de yapan ama her telden calan restoran bir de pub yemekleri yapan bir mekan var. Ortam cok guzel. Palmiye falan bile var. Ingiltere'de oldugunuzu kolaylikla unutabiliyorsunuz.

2 buyuk 1 cocuk icin £40 odedik yemek icin. 1 corba, 2 buyuk fish & Chips, 1 cocuk boy fish & chips 3 de icecek vardi. (alkol yoktu)

Uzun uzadiya sehir turu atilacak bir durum yok ama gezmekte fayda var. Guzel bir sehir. Mimari tas binalar seklinde genelde. Yuruyerek butun sehri gezmek zaten yarim saati gecmez. Aralarda pazarimsi yerler var belki ilginc birseyler gorebilirsiniz.

Sonucta gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Ozellikle hava gunesliyse ve sicaksa denize girmek icin ideal.