15 Temmuz 2013 Pazartesi

Gezdim Gordum - Barmouth

Serinin ilk yazisi daha dun gittigim icin bilgileri en taze olan Barmouth hakkinda.

Gidis Tarihi 14 Temmuz 2013
Hava Gunesli acik 27 derece. (deniz suyu sicakligi 15 derece)


Barmouth kuzey Galler'de bir sahil sehri. Manchester'dan 2 saatte gidilebiliyor. Ancak yolun cok buyuk orani otoban degil ve virajli dag yollarini da iceren bir yol. Sakin bir yol ve etraftaki manzaralar guzel oldugu icin sıkılmadan yolcululuk edebiliyorsunuz.

Yol boyunca gecilen sehirler kasabalar ve mimari cok hos aslinda.

Sabah saatlerinde yola ciktigim icin gun gunesli olmasina ragmen yer yer sis vardi ama yogun olmadigi icin sorun da olmadi.

Barmouth'a girer girmez yol sizi deniz kenarina getiriyor. Tren istasyonunun yanindaki hemzemin gecitten (solunuzda kaliyor) gecip sahile vardiginizda sola donerseniz buyuk bir otopark'a ulasiyorsunuz. Gunlugu £3.5 a arabanizi birakabiliyorsunuz. Onunuzde devasa bir sahil arkanizda sirin bir tatil sehri, hele de hava guzelse insani birden tatil formatina sokuyor ortam.
Hemzemin gecidin etrafinda market, plaj malzemesi satan dukkan ve basit yiyecekler bulabileceginiz cafelerle dolu. plaj icin eksiginiz varsa burada tamamlayabilirsiniz yani.

Plaj cok buyuk bir alan. Ne kadar kalabalik olursa olsun rahat olabileceginiz kadar genis. ince ve guzel bir kumu var. yoldan plaja indikten sonra bu ince kum uzerinde abartisiz herhalde 10 dakika yurumeniz gerekiyor ki denize ulasabilin. Denizin dibi de kum ve cok sig bir deniz. Denizin icinde de 10 dakika yurumeniz lazim ki boyunuza gelsin. Plajda sezlong kiraliyorlar gunlugu £3) ama pek kimsenin ragbet ettigi de yok.

Ogle yemegi icin sehre geri dondugunuzde eger gunlerden pazar ise restoranlarin buyuk cogunlugunun kapali olmasi sizi sasirtmasin. Bu yuzden size tavsiyem plajdan yola cikinca plaj arkanizdayken saga donup plajin yanindaki yolda yurumeye baslayin. Bu yol sizi yemek yiyebileceginiz acik restoranlarin oldugu bir alana getirecek. Bir deniz urunleri restorani, bir pizzaci, bir fish & chips' de yapan ama her telden calan restoran bir de pub yemekleri yapan bir mekan var. Ortam cok guzel. Palmiye falan bile var. Ingiltere'de oldugunuzu kolaylikla unutabiliyorsunuz.

2 buyuk 1 cocuk icin £40 odedik yemek icin. 1 corba, 2 buyuk fish & Chips, 1 cocuk boy fish & chips 3 de icecek vardi. (alkol yoktu)

Uzun uzadiya sehir turu atilacak bir durum yok ama gezmekte fayda var. Guzel bir sehir. Mimari tas binalar seklinde genelde. Yuruyerek butun sehri gezmek zaten yarim saati gecmez. Aralarda pazarimsi yerler var belki ilginc birseyler gorebilirsiniz.

Sonucta gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Ozellikle hava gunesliyse ve sicaksa denize girmek icin ideal.

"Gezdim Gordum" serisine basliyorum

Bugune kadar deginmedigim bir konuya bu yazimla giris yapiyorum. Ingiltere'de gezdigim gordugum yerleri paylasacagim.

Ingilteredeki bircok gezi sitesi, bolge tanitim siteleri bolgeye farkli bir acidan bakiyorlar. Yani bir Turk'un gezmekten anladigi sey ile bir Ingiliz arasinda ucurum var. Dolayisiyla aradiginiz haftasonunu bulana kadar cok ugrasiyorsunuz. Burada hafta sonu etkinligi dediginizde illa bir atlama, ziplama, tirmanma, rafting gibi bir atraksiyon anlasiliyor. Soyle denize karsi balik yenecek bir yer dediginizde zaten anlamiyorlar. Cocuklarla yapilacak etkinlikler sayfalari var mesela ama baktiginizda kaya tirmanisindan, dagda bisikletle gezmeye kadar hep bir aksiyondan bahsediliyor.

Madem boyle birsey yok, o zaman kendi rehberimizi kendimiz yapariz degil mi?

Size hangi tarihlerde ve hangi hava kosullarinda nerelere gittigimi yazacagim ki anlamli olsun. Cunku kimi yerler guneste anlamli, kimileri belli mevsimlerde. Belki ben yanlis zamanda gittigim icin tadini alamamis olabilirim. O yuzden objektif olsun diye bazi detaylari daha en basta vermeye calisacagim.

Ben Manchester'de yasadigim icin yol tarifini ancak bu bolgeden verebilirim. O yuzden yazida yola dair birseyler yasarsam bu durumu goz onunde bulundurun.

Once simdiye kadar gordugum ve bana basindan beri sacma gelen genel bir tutumdan bahsedeyim.
Bir sahil kasabasinda, sehrinde turistik bir restoran veya cafe'niz var diyelim. Bu bolgelere haftasonu akin oldugunu dusunurseniz, pazar gunu dukkaninizi kapatir miydiniz ? Benim aklim bunu almiyor. zaten 2 gun is yapiyorsun ve onlardan birinde kapalisin. Butun bir yaz boyunca gunesli haftasonu sayisi 4-5 i gecmeyen ulkede en sicak ve gunesli hafta sonunda sahildeki balik restorani kapiya aksam 7 de aciliyoruz yazip gider mi ? Aksam 7'de aciyorsun da o saatte kimse kalmiyor ki. Gunu birlik gelenler 5-6 gibi sehirlerine geri donuyorlar. Gun icinde acsa butun bir haftanin hasilatini yapacak belki ama acmiyor.  Peki suna ne dersiniz ? Saat 11 de acilacak muze / kale'yi beklerken acilisa 20 dakika kala etraftaki cafe'lere gidiyorsunuz ve dukkanin sahibi ve personel temizlik falan yapiyor. Adama birer kahve ve sandvic alip alamayacagimizi sorunca, "saat 11 de aciyoruz o zaman gelin" diye cevap veriyor. Arkadasim saat 11 de zaten muze acildigi icin oraya girecegim ve cikista cekip gidecegim. adamin var suyun var alsana bizi iceri. sabah sabah kac kisi bekliyor orada, disarida bekleyene kadar birer cay icseler 20 dakikada bir suru para kazanacaksin iste.

Ilk zamanlar cok kiziyordum ama artik dikkate almiyorum bu tutumu. Ama gezerken bunlari goz onunde bulundurmak lazim yine de. Dun "Sabah kahvaltisi" verdigini kapiya yazan cafe'nin 10:30 da hala kapali oldugunu gordum ya daha ne diyeyim.

Neyse bir sonraki yazidan itibaren "Gezdim Gordum" serisi basliyor. Umarim faydasi olur.

10 Temmuz 2013 Çarşamba

#DirenGezi

Bu arada Gezi olaylarindan sirf yurtdisinda oldugumuz icin geri kaldigimizi dusunmesin kimse. Bizim de ailece katildigimiz Liverpool - Manchester eylemine bakabilirsiniz.

#direngezi #direnturkiye


Ingilizce (Yeniden)

Esim icin ingilizce kursu arayisimiz ve maceramiz aslinda hala devam ediyor. Normal kurslardan ziyade kolejlerin kurslarina gitmenin daha iyi olacagina karar verdik. Sonucta vatandaslik asamasina gelebilirsek oralardan alinmis olan sertifikalarin faydali olacagini dusunuyoruz.

Dolayisiyla gecen sene haziranda basvurup eylulde sinavina girmek uzere rezervasyon yaptirdigimiz ama vize icin pasaportlari gonderdigimiz icin kaydolamadigimiz koleje bu sene de ayni tesebbuste bulunduk.  Kolejler icin yaz doneminde basvuruda bulunmak gerekiyor. Sene icinde basvurursaniz "tabi tabi sizi bekleme listesine yazalim sira gelirse" diyor ve sallamiyorlar. Ancak yazin seviye belirleme sinavlari icin kaydolmaniz durumunda devam etmeniz mumkun olabiliyor. Ingiltere'de 5 senesini tamamlamayanlara ekstra fiyat iceren ama genelde seneligi £600-£700 civarinda olan kursa bu sekilde kaydi yaptirip, Eylulde yapilacak sinavi beklemeye basliyorsunuz.

Burada her ise sabir gerekiyor. Bu sefer umarim basaracagiz. Kendim icin de vatandaslik esnasinda sertifika gerekiyor mu ondan emin degilim. Belki seneye de ben baslarim.


9 Temmuz 2013 Salı

M.O.T. (Arac Muayenesi)

Bir baska deneme-yamulma hikayesi daha geliyor simdi.

Bu sefer arabanin M.O.T. (Arac Muayenesi zamani geldiginde icim daha bir ferahti. Netice itibariyla arabanin lastikleri yeni, bakimi yapilmis, herhangi bir sorunu olmamasinin verdigi rahatlikla burada yaygin servis zindirlerinden olan "National" in yolunu tuttum. Elimde de indirim kuponu ferah ferah girdim iceri ferah ferah teste soktuk arabayi. 1 saat sonra amcanin biri gecemedin diye geldi.

Sebepler adami cileden cikaracak cinsten. Bilen bilir fransiz arabalarinda bir muddet sonra gostergedeki Airbag isigi yanar. Bende de bu durum vardi. Ama yeni birsey degil aldigimda da yaniyordu. On koltugun altindan gecen kablo baglantilarinin zamanla gevsemesi veya oksitlenmesi ile olusan bir durum. Bu seneye kadar sorun olmazken bu sene yeni eklenen maddeler ile artik birincil seviyede sorun olmus. (Airbag'in olup olmamasi degil ha yanlis anlamayin gostergedeki isigin yanmasi sorun olmus)

Adama farzet ki bu arabada airbag yok dedim, adam zaten biz ona bakmiyoruz isigin yanmasina bakiyoruz dedi.

On cama tutturdugum vantuzlu telefon tutacagini bile muayeneden gecememe sebebi olarak yazmis. Lan oglum kazara elin degse dusuyor zaten o dedim, o zaman dusur de gel dedi.

On suspansiyon ile ilgili birsey vardi ki goremedigim icin ne kadar hakli onu bilmiyorum.


gostergedeki lambayi sondurmek basa bela bir konu. cok basit birsey olmasina ragmen maharetli bir oto elektrikci bulmak zor, kendim yapayim dedim cok dar bir alan ve alet olmadan cok zor erisilmesi. Arabayi hurdaya vereyim baska araba alayim dedim alacagim arabalarin da gostergelerinde isik yaniyor.

sonucta sunu anladim ki bu ulkede derhal tanisilmasi ve el altinda tutulmasi gereken adamlar listesinde Disci'den sonra mumkunse ingiliz olmayan M.O.T. yapabilen kafa dengi bir usta geliyor. Gecen seferki jamaikalinin ne dediginin %60 ini anlamasam da bu sorunu cozebilecegini ogrenmek yetti. Daha da o zincir servislere kolay kolay adim atmam.

Bu arada M.O.T. icin de Road Tax icin de 10 gun gec kaldim ama cezai bir durum yok. M.O.T. 30 Haziranda bitiyordu artik yenileme tarihim olan 10 Temmuzda bitiyor. ama road tax 10 gun gec odesem de tarih olarak kaymadi. Yani bittigi gun ceza yazacagim diye kimse basinda beklemiyormus.


14 Mayıs 2013 Salı

Tamirler tamirler

Bu ulkede araba tamir ettirmek her seferinde insanin oturup haddinden fazla dusunmesine sebep oluyor. Neyi dusunuyorum ? Acaba satip baskasini mi alsam tamir mi ettirsem diye. Sebep aslinda ortada. Arabayi £900 e almisim. Arka suspansiyon degistirmeye £220 istiyorlar. Arabayi hurdaciya satsan £500 yapiyor. ve oturup dusunuyorsun iste tamir ettirmesem ustune £400 koyup baskasini mi alsam diye.

Her tamirde asagi yukari ayni hislere kapiliyor insan. Burada benden eski arkadaslar tamirci numaralari gonderiyorlar bak bu ucuza yapar diye. Adamlari aramadan once zincir tamir sirketlerini arayip maliyeti ogreniyorum, sonra verilen numaralari ariyorum aralarinda en fazla £5-10 oynuyor. Bir kere Jamaikali tamirci sorunu yasadiktan sonra 5 fazla veririm en azindan garantisi olur diye dusunuyorum.

Tamir kadar masrafli bir is olmazsa ulkede tabi ki atip yeni almaya yonlenir insanlar. Gecen hafta buzdolabi bozuldu, belki cok basit birseydi bilemiyorum ama emlakciyi aradim. Yenisini gonderdiler eskisi cope atildi. Bakmadilar bile sorun ne diye. Belki basitce gaz eklenecekti o kadar.

Ha bu arada tuttugunuz evde genelde beyaz esyalar ev sahibi tarafindan konulmus oluyor ve onlarin tamiri de onun sorumlulugunda. Yani evi tuttunuz ve bunlardan birisi bozuldu ev sahibi / emlakci o isi hallediyor. Hallediyor dedigime bakip da hemen hallediyor gibi bir anlam cikarmayin. Sabir bu ulkede erdem degil mecburiyet. Herhangi bir siparis veya tamir oyle hemen veya bir iki gun icinde hallolmuyor. Uzuuuuuun bekleme surelerine alismaniz lazim. 3 hafta guzel bir ortalama. Kotu ornek olarak mesela kirilan yatagimin degismesi asagi yukari 4 ay surdu. Bildigin portakal sandiginin ustunu kumasla kaplayip yatak yapmislar. Kirilmamasi mucize o yatagin. 4 ay bekledikten sonra gele gele 2. el demir baslikli nine yatagi gelmesi de suprizdi tabi.

27 Mart 2013 Çarşamba

Ah su bakır penny'ler

Her alisverisinizde para ustu verilen ve ne yapacaginizi bilemediginiz, zaman icinde depolamasi bile problem olan Penny'ler var ya hani. Atsan atilmaz satsan satilmaz. Onlari bankalardaki para yatirma opsiyonu olan ATM'lere goturup hesabiniza yatirabilirsiniz. Bir kova penny ile bankaya gidip ATM'de para yatirmayi secip "Coin" secenegini verdiginizde kovayi acilan delige boca edin o alet sayip hesabiniza geciriveriyor.

Uyandirayim dedim :)