12 Nisan 2015 Pazar

Sinirsiz Oturma Vizesi'ne Giderken

Basvuru zamani yaklasirken vize danismanim olan Deniz Gok ile irtibata gecip ilk istenilenleri scan edip gondermistim. Zaman azalinca bir kez daha irtibata gecip tam olarak neler lazim diye sordum. Inanilmaz uzun bir liste ortaya cikti.

Iste istenilenler

Oncelikle Vize uzatma formu (danismanla calisiyorsaniz siz ilgili yerleri imzalayip gerisini ona birakiyorsunuz )

 ·        Eski ve yeni pasaportlar butun basvuru sahiplerinin
·         Basvuran herkesin son 6 ayda cekilmis ikiser adet pasaport boyutunda fotograf
·         Orjinal Polis Kaydi kagitlari
·         Ev kira sozlesmesi
·         Cocuklarin Turk kimlikleri
·         Butun Home Office kagitlari
·         Ehliyet fotokopisi
·         Cocuklarin okula gittiklerine dair kanitlar


ESINIZIN SON 2 SENEDE BIRLIKTE YASADIGINA DAIR KANITLAR

·         Orjinal evlilik cuzdani
·         Son 2 senede yengenin ismine gelmis ayni adrese elektrik,su,gaz,council tax gibi faturalar
·         NHS kartlari , cocuklarin dahil
·         Doktor/Disci kagitlari
·         National insurance (jobcentre plusdan gelen yazi )
·         Var ise ehliyet fotokopisi
·         Baska son 2 senede birlikte yasadiginizi gosteren kanitlar
·         Esin son 2 sene kisisel banka hesap dokumu
·         Orjinal diploma ve sertifikalar

BANKA

·         Son 12 ay orjinal kisisel banka hesap dokumu
·         son 12 ay business (is) banka hesap dokumu

COMPANY (LIMITED ISE)

·         Certificate of incorporation
·         Memorandum and articles
·         Share certificate


MUHASEBE

·         Son 4 sene profit & loss account
·         Son 4 sene tax return forms –CT600
·         PAYE odemeleri son 4 sene
·         Coorporation tax odemeleri eger var ise son 4 sene
·         HMRC den butun yazilar son 4 sene
·         National insurance number/job centre plusdan yazi
·         Satis faturalari (sales invoices) son 12 ay
·         Musteriler ile olan yazismalar
·         Business contracts / agreements
·         Business Office faturasi (virtual office ise)
·         Reklam giderleri/faturalari/reklam ornekleri print out web page / business card etc
·         Business harcamalari son 12 ay (faturalar ,stationery, muhasebeci odemesi etc )
·         Son 4 sene Public liability insurance/Professional indemnity insurance

Benimkiler simdiden 1 klasoru doldurdu. Bunlari saglikli bir sekilde verebilmek icin Ingiltere'de bulundugunuz sure boyunca herseyi cok duzgun dosyalamanizi oneririm. Ben ona ragmen zorlandim. 

7 Nisan 2015 Salı

Gezdim Gordum - Cornwall

Easter Holiday'de yola cikmak asagi yukari bizim bayram tatilinde guneye gitmemiz gibi birsey. Trafik ozellikle guneye inildikce daha da buyuk sorun haline geldi. Sonucta ilk gece konaklayacagimiz St. Mellion oteline giris yaptik. Otel bir golf resort ve 2 yetiskin bir cocuk icin tuttugum family room diye tanimlanan odanin fiyati gecelik £87. Burayi sadece yuzme havuzu oldugu icin istemistim. Arada yarattigimiz kucuk tatillerde mumkun oldugunca kapali yuzme havuzu olan otelleri seciyorum ki kizim eglensin.

Havuzu hakikaten cok guzeldi. kulvarlara bolunmus ve sadece yuzmek isteyenler icin bir havuz var ama bir de aileler icin coluk cocuk suda oyun oynamak isteyenler icin olan baska bir havuz daha var. Hatta daha da kucuk cocuklar icin bir tane daha sig havuz mevcuttu. Otel gercekten cok guzel. Golf tutkum olmadigi icin denemedim ama misafirlere ucretsiz oldugunu okudum.

Plymouth Deniz Feneri
Sabah nispeten guzel bir havaya uyandik. Plymouth'a zaten cok yakin oldugumuz icin gune ilk oradan baslamak mantikliydi. Plymouth ile Cornwall'u birbirine baglayan mini bogazici koprusu formatindaki kopruden gecerek Plymouth'a girdik. Bu arada Cornwall bir sehir degil oradaki yarimadanin tamaminin adi. Bir kucuk dipnot daha, bu bolgede gezerken herseyin basinda gordugunuz "Cornish" ifadesi de Cornwall'da uretilen manasinda yani yerel.

Plymouth'da deniz feneri ile tura basladik. Bir tepenin uzerinde yesil alanin ortasindaki fenere cocukla tirmanmayi gozumuz yemedigi icin disaridan "hmmmm guzelmis" diyerek fotografini cekmekle yetindik. Havanin acmasiyla piril piril bir gokyuzu de ortaya cikinca, iyice yaz tatili moduna girdik. Hemen fenerin onunde, deniz kenarinda buyuk  yarim daire seklindeki havuz henuz bostu ama dolu zamanlarinin fotografi giris kapisinda asiliydi. Bu bolgedeki hersey sanki 70 li veya
Playmouth Havuz
80 li yillarda yapilmis ve oyle de kalmis. Ortam mimariden esyalara kadar size bunu iyice hissettiriyor.

Zamanin darligi goz onune alindiginda fenerin oradan gordugumuz yat limanini gormek uzere yola cikmaya karar verdik. Barbican denen bolgede cok hos pub, ve cafelerin ortasinda bir limandi. Gorulmeye deger fakat uyarayim otoparkta yer bulmak pek de kolay degil.

Plymouth Liman
Buradan sonraki duragimiz olan Looe'ye dogru yola ciktik. Neyseki gidilecek yerlerin aralari cok da uzak degil. Tekrar kopruden gecerek Cornwall tarafina ulastiktan sonra bir tunelden gecip 15-20 dakikalik bir yoldan sonra balikci kasabasi olan Looe'ye ulastik. Bu arada bu kopru bogaz koprusu gibi Cornwall'dan Plymouth'a gecerken para odenen bir kopru ve gecis ucreti £1.5. Looe'de  buyuk otoparka aracimizi biraktiktan sonra denizin cekilmis oldugu kopruden gecerek yayan merkezine girdik. Kucuk bir plaji olan bol bol Cornish Pasty (borek gibi birsey) satilan dukkanlarin arasindan deniz kenarina gittik. Oglen oldugu icin acikmistik ve madem balkci kasabasi balik restorani bulup taze balik yiyebiliriz hayaliyle restoran aramaya koyulduk.  Bu ulkenin hic anlam veremedigim bir konusu olarak mevcut balik restoranlarinin uzerinde aksam 17:00 de acilacagi ibaresi vardi. Boyle buyuk turist akininin oldugu bir gunde bir adam neden dukkanini kapar ki ? Sanki bolluk icinde yuzuyorlar. Senede birkac gun islerin cok acildigini dusunurseniz o birkac gun icinde ben olsam 24 saat acik tutarim restorani.

Neyse sonra bir tane restoran bulduk. Kesinlikle tavsiye edebilecegim lezzette nefis deniz urunleri yapiyordu. Bir tek sorun porsiyonlar kucuktu ve Risotto berbatti. Ozellikle de ispanak salatasini tavsiye ederim nefis olmustu.

Polperro Liman ici
Doymustuk ve bir sonraki duragimiz olan Polperro'ya yoneldigimizde artik saat 16:00 civariydi. Polperro bir balikci koyu. Looe'ye gore cok daha kucuk bir yer. Icine araba ile girmemek konusunda bir suru uyari levhasi var. Giristeki buyuk otoparka arabayi birakip dilerseniz yuruyerek veya ring sefer yapan otobuslerle koyun merkezine gidebiliyorsunuz. Yuruyerek 10 dakika surmuyor ve kesinlikle yurumenizi tavsiye ederim. Cunku etraftaki evler, cicekler, koyun icinden akan kucuk cay gibi detaylar buyuleyici.

Koy merkezi ise tek kelime ile muhtesem. Harika bir pub, Keske burada yeseydik dedirten deniz urunleri ile dolu restoranlar, nefis bir koy, daracik sokaklar, yani tarif edilebilecek bir yer degil. Ingiltere ile hic ilgisi yok insan kendini bir Italyan koyunde falan hissediyor.

Polperro
Aksama yaklasirken zor da olsa Polperro'dan ayrilip ikinci konaklama noktamiz olan Newquey'e yoneldik. 1 saatlik bir yolculuktan sonra otele giris yaptik. Newquey sanirim buralarin sorf merkezi. cunku harika bir sahili var ve agzina kadar sorfcu dolu. kaldigimiz Esplanade Hotel de tum bu curcunanin ortasinda gene 80 li yillardan kalma ilginc bir yer. odalar falan cok temiz ama otelde bir zamanda geride olma hissi var.

Ertesi sabah yarimadanin nerelerinin gezilebilecegini resepsiyondaki gorevliden ogrendikten sonra once Penzance sehrine gittik. Cok tavsiye edilen St Michael's Mount'a yoneldik. Eminim ki harika bir yerdi (Kusadasi gibi ana karaya ince bir yolla bagli bir adacik) ama yanlis zamandi. Etrafindaki plajlardan dolayi oldugunu tahmin ettigim kalabalik ve trafikten dolayi fazla yaklasamadik. Mecburen geri donmek zorunda kaldim.

Minack Theatre
Rotamizi bir sonraki durak olan Minack Tiyatrosuna yonelttik. Tarihi bir antik tiyatro saniyordum ama oyle degilmis. Deniz kenarindaki dimdik bir yamaca 1932 yilinda yapilmaya baslanmis cok cok ilginc bir tiyatro. Yamacin yan tarafinda bembeyaz kumlar ustunde harika bir koy ve plaj da mevcut. Araba ile giderken cok dik ve dar cikmaz bir yolu tirmanmaniz gerekiyor. Eger trafik varsa biraz zaman alabiliyor ama sansliysaniz karsidan kimse gelmeden cikip inebilirsiniz :) Otopark bedava.

Land's End
 Biz gittigimizde Legally Blonde adli oyun oynaniyordu. Karsinizda ucsuz bucaksiz deniz ve gunesin tadini cikarirken bir yandan da onunuzde sahnelenen oyunu izliyorsunuz. Dilerseniz tam koseye her yere hakim bir noktaya yapilmis cafe'de birseyler yiyip icerek de zaman gecirmek mumkun. (fiyatlar aslinda oldukca makuldu)

Buradan hemen 10 dakika mesafedeki Land's End'e yoneldik. Ingilterenin en guney bati ucu olan bu noktaya giris kisden bagimsiz arac basina £5 ama icindeki aktiviteler tam bir gerizekali isi. Cografyanin ozune hic sadik kalmadan cocuklar icin 4D sinema, oyun alanlari falan gibi zirvalarla doldurmuslar burayi. Ayip olmasin diye de bir tane tabela koymuslar Land's End diye altinda durup oradaki fotografciya fotograf cektirebiliyorsunuz. (ucret karsiliginda)

En uctaki ev ise tahmin edilecegi gibi ev degil hediyelik esya dukkani.

St. Ives
Buradan siyrilip yonumuzu St. Ives'e cevirdik. Bu da bir sahil kasabasi ama oldukca buyuk bir yer. Bir dalgakiran icinde kalan kucuk bir plaji ve gene balikci ve Cornish Pasty dukkanlari ile dolu bir mekan. Tepenin basina yapilan otoparka aracinizi birakip ring sefer yapan otobuslerle asagi merkeze iniyorsunuz. Guzel bir ege kasabasini andiriyor ici. Hersey turistik.

Gene balik yemeye niyetlenip Beach Restaurant'a gittik ama bu sefer hayal kirikligi oldu. Fiyatlar yuksek porsiyonlar anormal kucuk ve servis berbatti. Siz giderseniz baska bir yer bulun. Pasty ise genel olarak hepimizin sevdigi birsey haline gelmeye basladi. Ozellikle sebzelisini cok sevdik.

Sonucta yine aksam oldu ve yine otele donduk. Son gunumuzde trafikle bogsacagimizi bildigim icin gezme isini uzatmadik. Sadece Newquey'in icinden sehir merkezini ve plajini gorecek sekilde gectik. Sehir merkezinde Istanbul Grill gorunce artik sasirmadik. Bir Turk restorani varsa herkes adini Istanbul Grill koyuyor nedense. (Ayni firma degiller)
Newquey

Ve anormal bir trafikle bogusa bogusa bildiginiz bayram trafigi donusu sendromu ile cogu zaman adim adim geri donduk.

Bu tatilden harika yerler gormus olmanin keyfi, yuzde biraz bronzluk ve "Guneye yerleselim mi" fikri kaldi geriye.

Ha bir de gezdigim bu yerleri sizler de bir gun gezmek istersiniz belki diye ayri bir blog acma fikri. Cunku burada geziyorsaniz biraz daha detayli bir rehbere ihtiyaciniz oluyor. Ben kendime gitmeden once, uzun uzun ugrasip otopark noktalari, fiyatlar, rezervasyon bilgileri, gidilecek yerlerin posta kodlari (navigasyon icin lazim) ve rotalar ile detayli bir harita hazirliyorum. Bu bilgileri sizlerle daha fazla fotograf esliginde paylasmak istiyorum ama butun bu detaylari burada yazarak kimseyi daraltmak da istemiyorum acikcasi.










10 Mart 2015 Salı

Easter (Paskalya) Yaklasiyor

Arka arkaya 4 gun tatil olan yegane donem olan Easter yaklasiyor. (Good Friday + Cumartesi + Pazar + Easter Monday). Easter Nisanin basinda olan ve tarihe degil gune sabitlenmis bir tatil.Yani hep Cuma - Pazartesi arasinda oluyor. Malum uzun zamandir is guc vs yuzunden tatil yapmisligim yok o yuzden bu kucuk aralar bana biraz bu olanagi veriyor.

Bu sefer Guney Ingiltere'yi gezmeyi istiyorum. Asil hedef Cornwall ama oraya kadar gitmisken Brighton ve Southampton da aradan cikar herhalde. Cornwall haritadan inceledigim kadariyla Ingilterenin guneybatisinda bir yarimadanin adi. Tarih ve doganin guzel bir birlesimi gibi. Aslinda buralar yazin gezilir ama Easter o zaman degil iste.

Simdiden otellere bakmaya, seyahat planini cikarmaya basladim. Biraz arama ile kapali yuzme havuzu olan oteller ve gecelemelere gore rezervasyonlar olabilecek en makul seviyeye inebiliyor. (Havuz kizim icin) Geldigimizden beri dogru durust yaz tatili yapamadigimizdan boyle havuzlu oteller bularak biraz olsun mutlu olmasini sagliyorum iste.

Yolculuk ortalama 6 saat surecek. Ondan sonra gezilecek yerlerin maksimum mesafesi 1 saat bilemedin 2 saat arasi. Boylece ana hatlari ile ana karayi en kuzeyden en guneye kadar gezmis olacagiz. 

3 Mart 2015 Salı

Toplu Tasima mi Topsuz Tasima mi ?

Evden ise giderken banliyo trenini kullanmaya basladiktan sonra soyle bir gercekle yuzyuze geldim.
Banliyo treninin eve en yakin istasyondan ise 4 haftalik sezon bileti £87 Yani hafta basina £22 gibi bir rakama denk geliyor. Isin ilginc yani araba ile gidersem benzin parasi daha ucuza denk geliyor. Kaldi ki trenle gidip gelmelerde ortalama olarak haftada en az 1 gun mutlaka birseyler cikiyor ve araba ile gitmek zorunda kaliyorum. Eh bunun parasini abonmandan dusmediklerine gore toplu tasima bana oldukca pahaliya mal oluyor demektir.

Ustune ustluk arizalar, kazalar vs gibi sebeplerle aksayan tasimayi da dusununce acaba motosiklet mi alsam diye dusunmeye bile basladim :)

Ha bu arada benim evim iki tren istasyonunun arasinda gibi birsey. birine 10 dakikada yuruyorum digerine 30 dakikada. Ben bileti yakin olandan alinca £87 bir durak sonra yani 30 dakikalik yerden ise alirsam £60 tutuyor. bir durak icin fark £27  Gercekten trenlerin fiyatlandirmasini anlamak kolay is degil.

O bir durak da kacak giderim diye dusunmeyin bilet kontrolunun hangi siklikta nerede karsiniza cikacagini kestirmek imkansiz. 1 ay hic rastlamadigim da oldu ayni gun iki kere rastladigim da oldu. Isin kotusu sadece para cezasi degil eger biletsiz yakalanirsaniz bu sizin adli sicilinize de islenen bir suc. Yani degmez.



24 Şubat 2015 Salı

Gezdim Gordum - Edinburgh (2. tur)

Edinburgh Castle
Turkiye'den gelen misafirlerimiz Edinburgh'u gormeyi cok istedikleri icin bir hafta sonu gezisi ayarlayarak Cumartesi sabah erkenden yola ciktik.

Oteli onceden booking.com uzerinden ayarladim. Almond House Lodge isminde kucuk ucuz ve gordugumuz kadariyla temiz duzgun bir otel (geceligi 2 kisi kahvalti haric £47). Sehir merkezine yani kaleye google'a gore 17 dakika mesafede.

Oldukca yogun bir program soz konusu. Toplamda Cumartesi sabahindan pazar aksamina kadar suremiz vardi ve zaten bunun 4-5 saat gidis bir o kadar da donusu yolda gececek diye planlamistim.

Royal Mile
Sabah saat 5:30 da Manchester'dan hareket ettim M6 otobanina girdim. Tabi henuz hava karanlikti. Gunesin dogmasiyla tam anlamiyla gunluk guneslik ve buz gibi bir gun baslamis oldu. Yolda "Scenic Trail" denen tabelayi takip etmeye karar verdim. Belki kis diyedir ancak hic bir manzara gormeden yol bitti. Ustelik de virajli ve dar yollardan yavas yavas gitmis oldum.



Saat 10:30 gibi Edinburg'a girip, araba ile kisa bir sehir turunun ardindan Arabayi "Castle Terrace" denilen yerdeki NCP otoparkina biraktim (Posta kodu  EH1 2EW) Oradan kaleye giden dik yokus ve merdivenlerden tirmandik. Kale girisi adam basi £16, Sehir turu otobusleri £14. Aile biletleri var ama birden fazla cocuk varsa ise yariyorlar. yoksa pek birsey farketmiyor.

William Wallace
Bir suru tur otobusu vardi ve cogunlugu japon olmak uzere neredeyse her milletten turist gorduk. 21 subat olmasina ragmen turizm yapilabiliyor demek.

Royal Mile denen tarihi binalarla dolu yoldan ilerleyerek yolda katedral, sehir muzesi ne varsa gezdik. En ilginci binalarin arasindan gecit gibi acilmis dar ve kucuk yurume yollari. iclerinden gecince bambaska bir manzara sizi karsilayabiliyor.

Hava kararana kadar gezip otelimize gittik. Biraz dinlendikten sonra aksam yemegi icin Nando's aramaya koyulduk. Herkes tacuk sevince en guzel alternatif buydu.

Yemekten sonra arabayla bir gece turu atip gece hayatini gozlemledik. Oldukca guzel mekanlari ve hareketli bir nufusu olddugunu soyleyebilirim.

Katedral
Bizim cok hosumuza gitti. Ancak arabada cocuk olunca birakin arabadan inmeyi, fazladan 1 tur daha bile atamadik. Ama yine de gece Edinburgh'u gormek cok guzeldi.

Pazar sabahi kahvalti icin sehre indigimizde, gecen seferden bildigimiz ve Turk kahvaltisi alabilecegimiz Truva Cafe'ye gittik. Yine ayni sicakkanlilikla karsilandik. Cafe'de calisan Cuneyt Bulgar Turklerinden ve mukemmel bir istanbul Turkcesi ile konusuyor.

Yagmurlu bir gune boylece hazirlanmis olduk. Son olarak gormek istedigimiz National Museum' u da gezip yagmurun siddetini artirmasiyla donus yolculuguna gectik.

Kar ve yer yer tipi ile gecen bir yolculukla Manchester'a donduk. Ikinci kez bile gitmis olsak yine cok keyifli gectigini soyleyebilirim.


6 Şubat 2015 Cuma

Gene M.O.T. ve Road Tax Zamani

M.O.T. yani arac muayenesi zamani gene geldi. Ama bu sefer akillandim. Kampanya vs laflarina inanip da marka olan buyuk yerlere daha adimimi bile atmam. En saglam arabada bile 50 tane kusur buluyorlar. Gecen sefer "Halfords" telefonu cama tutturmak icin cama yapistirdigim vantuzu bile gorusu kapatiyor diye bulgu olarak yazmisti. Halbuki zaten dokunsan dusuyor. Adama herhalde ben yanlis anliyorum diye tekrar sormustum da utanmadan evet gorusu kapatiyordu ama ben sokemem sen arabayi getirirken sokeceksin demisti.

O yuzden burada en kenar semtlerden birindeki Jamaikali ustaya goturdum arabayi. Onunla da anlasmak hic kolay degil. Agzinin icinde 3 tane kabuklu ceviz var da onlari cevirirken arada kelimeler soyluyormus gibi. Ama tek kusur bile bulmadan verdi sertifikayi. £40 arac muayenesine verdim. Ararsaniz internette £20 a da buluyorsunuz ama zaten onun acisini "sen arabayi birak biz eksiklerini giderelim sonra alirsin"a baglayarak cikartiyorlar. Bir de ustune ustluk bu red gerekceleri arabanin tarihcesine isleniyor.

Neyse simdi bir sene rahatim.

Road Tax icin artik cama yapisan yuvarlak tax disk'ler kaldirilmis. Yani artik birsey yapistirmak zorunda degilsiniz. Nihayet ..

Road Tax'i 6 aylik veya 1 yillik odeyebiliyorsunuz ve odeyebilmeniz icin aracin muayenesinin ve sigortasinin olmasi gerekiyor. 6 aylik £112 da oraya verip Mevzuyu kapatacagiz.

Bu arada bir dipnot. Su tipteli araclarin road tax'i yok.


  • 1 Ocak 1974'den eski araclar
  • Engellilerin araclari
  • Engellileri tasiyan araclar
  • Elektrikli araclar
  • Tarim araclari
  • Buhar gucuyle calisan araclar (tercih meselesi tabi) 


(24/12/2017)  Guncelleme : bir iki sene once bu yuvarlak pullar kalkti. Artik aracin on caminda onu gostermek gibi bir problem yok. Ama hala vergisini oduyorsunuz tabi :)




3 Şubat 2015 Salı

Yeni Is Yeni Kurallar

Uzun zamandir google benzeri bir is yerinde calisiyordum. Simdi vize icin is degistirince birden kendimi tekrar eski gunlere donmus gibi hissetmeye basladim. Turkiye'deki calisma ortamina tam benzemese de cok yaklastigini soyleyebilirim.

Buradaki ilk tecrubemin programcilara onem veren, yatirim yapan, rahat birakan ve teknolojinin elverdigi en son imkanlarla calisma ortami saglayan bir is yerinde olmasi, sonrasinda is ziyareti icin Londra'da gittigim diger sirketin de benzer uygulamalar icinde olmasi bende buradaki butun teknoloji sirketlerinin bu tarzda oldugu imajini yaratmisti.
Bir onceki sirkette su an piyasadaki en hizli en ince ultrabook modellerini kullaniyorduk. Hepimizde laptop oldugu icin de gerekli olan her durumda evden calisma imkanimiz vardi. Simdi bir onceki teknoloji desktoplari kullaniyoruz ve ise gelmedigin her saat ucretinden kesinti yapilmasi kacinilmaz.

Bir onceki sirkette yas ortalamasi cok gencti. Eskilerin yenilere ogrettigi bir cesit akademi havasinda geciyordu zaman. Burada neredeyse en genc benim. Jurassic Park'ta calistigim espirisini yapiyorum. Pek yardimci olduklari da soylenemez.

Bir onceki sirkette surekli yeni bir seyler ogrenmeye beni zorlayan bir yapi vardi simdiki is yeri bundan neredeyse 10 sene oncesinin teknolojisinde oldugu icin zaten herseyi biliyorum.

Bir onceki sirkette is dagilimi ve planlamasi "Agile" denen sistemle yapilirdi. Dolayisiyla ben her zaman elimdeki isi bilir, bitince neye baslayacagimi gorurdum. Gunluk toplantilar ile gelinen asamalar ve yasanan tikanikliklari tartisirdik. Simdi birisi bana bir is veriyor bitince bekliyorum ki adam gelsin de baska is versin.

Bir onceki sirkette bilgi guvenligi had safhadaydi ancak web sitesi kisitlamasi neredeyse hic yoktu. Simdikinde nereye girsem engelleniyorum.

Bu liste baslama saatlerinden kilik kiyafete kadar boyle gidiyor. Yani temelde bence yoneticinin bakis acisi ve vizyonu yatiyor. Bir oncekinde genc dinamik bir yonetici vardi ve herkesi mumkun oldugunca serbest birakirsa verimin artacagini dusunurdu (ki oyleydi), Burada demir perdenin dagilmasindan sonra buraya gelen bir yonetici var ve herkesi ne kadar kontrol altinda tutarsa verimi o kadar artiracagini dusunuyor.

Bunca senelik tecrubeden sonra kendimde is hayatina dair gozlemledigim en ilginc sey su oldu; Eskiden ben her aksakligi her sorunu duzeltmek icin caba sarfederdim, eski ben gider yoneticiyle konusur bak bunlar bunlar degisirse is olarak da calisan olarak da hersey cok daha iyi olacak derdim. Simdi banane yonetici o madem O dusunsun diyorum. Bunun temelinde sanirim kontratli calisma zihniyeti yatiyor. Biliyorum ki 6 ay sonra burada olmayacagim Ne yirtayim ki kendimi isimi yapar parami alirim diyorum artik.