25 Mayıs 2017 Perşembe

Yine bir Turk pasaportu yenileme

Zaman su gibi akiyor. Kizimin pasaportunu yeniledigimi yazdigimdan bu yana nasil da gecmis zaman ki yine yenileme zamani geldi.

Onceden https://www.konsolosluk.gov.tr/  adresinden randevu alip istenilen evraklarla yine konsolosluga gittik. Bu sefer uzun uzun anlatilacak birsey yok aslinda. Sadece gidecek olanlara 2-3 ipucu soyleyecegim o kadar.

Oncelikle cocugunuza pasaport cikartacaksaniz gitmeden once okulundan ogrenci olduguna dair bir yazi alin boylece cuzdan harci odemiyorsunuz. Asagi yukari 50-60 pound daha ucuza halloluyor.

Konsoloslukta kart gecmiyor yani mutlaka nakit goturun.

Randevu aliyorsunuz ve saat de belirtiyorsunuz ama saati dikkate almayin daha erken de gitseniz aliyorlar.

Giristeki fotograf kabini pasaport'ta istenen ozelliklerdeki fotograf icin hala en iyi alternatif.

Adrese teslim istedik ve dun yaptigim basvuruya bu sabah islem  tamam pasaport gonderildi maili geldi. Bir tek bu konuda hizli calisiyor galiba bu ulke.

11 Mayıs 2017 Perşembe

Bu sefer bir video

Her ne kadar bu blog sadece benim basimdan gecenleri anlattigim bir yer olsa da son zamanalarda cok fazla polemigin dondugu bir konuda elime gecen bir videoyu sizlerle paylasmadan edemedim.

Videoyu hazirlayani tanimiyorum ama anlattiklari cok da mantiksiz gelmedi..


17 Nisan 2017 Pazartesi

Ispat

Turkiye, her gecen gun, ilk aldigim karari tekrar tekrar ispatlamak icin yarisiyor. 6 sene once gelirken tasidigim endiseler hizla yerini ongoruden gercege birakiyor.
Bir muddet once "Sonun Baslangici Brexit" diye bir yazi kaleme almistim. Simdi benzer bir yaziyi benzer baslikla tekrar yazmak icime oturdugu icin basligi farkli attim. Yaklasik 2 aydir bana tahminlerimi soran herkese Turkiye'deki referandumda "EVET' cikacagini cunku aksi durumun mevcut iktidarca kabul edilemeyecegini, ve bunun icin ellerindeki tum olanaklari kullanarak, tum gucleri devreye sokarak gerekirse hile ile, amaclarina uygun sonuclari elde edeceklerini soyluyorum.

Yine hakli ciktim. Bunun icin dahi olmaya, falci olmaya gerek yok. Elinizdeki verileri dogru okuyunca sonucun bu olacagini goruyorsunuz.

Bundan sonra ne mi olacak? Cok basit. Ulke once eyaletlere bolunecek, sonra eyaletlerden bir kismi ayrilip bagimsizliklarini ilan etmek isteyecekler. Sonunda bu gerceklesecek.

Tum arap bahari ulkelerinde Amerika'nin mudahalesinden once olan bir durum bizde de oldu bilmem farkinda misiniz? Tek bir adam tam yetkiyle basa gecti. Bundan sonrasini bu blogda yazmaya gonlum razi degil ama onumuzdeki 5-10 ve 15 yil icinde neler olacagi o kadar net gozukuyor ki soylemeye dilim varmiyor.

Bir ulke demokrasiden vaz gecmek icin demokratik bir oylama yapti. Ulkem adina uzgunum. Simdi zafer cigliklari atanlar attiklari cigliklarin aslinda ne anlama geldiklerini anladiklarinda ve "Kandirildiklarini" farkettiklerinde malesef cok gec olacak. 

10 Nisan 2017 Pazartesi

Oyumu Kullandim

Referandum icin Ingiltere'de oy kullanma yerleri olarak Londra ve Edingburgh secilmisti. Manchester gibi tam ortasinda oturunca birini secmek icap etti ve ben Londra'yi sectim. Bir pazar gunu trenle 2 saat 50 dakika suren yolculukla Euston'a indim. oradan da 2 aktarma ile metro kullanarak oy kullanilacak otelin oldugu semte ulastim. 

Sicak gunesli bir Londra gununde metrodan indigimden itibaren sadece Turkce duyarak otele geldim. Sanki Turkiye gibiydi. Heryerde Turkler ve tek duyulan sey Turkce. Gayet iyi organize edilmisti hersey. Yol boyunca uzerlerinde sari fosforlu gomlekleriyle gonulluler size yol gosteriyor. Iceride bol bol yetecek kadar sandik ve beklemeden hizla kullanilabilen oy hic zorlanmadan bu gorevi yerine getirmenizi sagliyordu. 

Oy kullanma isinden sonra gunesli havanin tadini cikartmak icin bol bol yuruyup Hyde Parkin kalabaligina ragmen gunesi hissettim. (Tabi bu alisik olmayan tende kipkirmizi bir gunes yanigina donustu ama olsun) 

Harika bir gun gecirip, geri donus yoluna koyuldugumda, icimde ulkem icin HAYIRli bir is yapmanin huzuru vardi. 

7 Nisan 2017 Cuma

Is Yeri Gelenekleri

Biraz once bir sirkuler mail aldim. Konusu "Grand National Sweepstake" olunca bu konuda hic yazmadigimi farkettim. Buyrun...

Buraya geldigimden beri tam bu zamanlarda "Grand National Sweepstake"diye duyarim . Bu ulkedeki en buyuk at yarislarindan birisi Grand National. Ve bir cesit gelenek olarak is yerlerinde bu yaris icin bahis oynaniyor. genelde 1 - 2 pound ile katilip ilk 3 ten birini bilirseniz az bir miktar para kazaniyorsunuz. 

Isten ayrilanin arkasindan kart yazilmasi ve para toplanmasi. Ofisteki herkes karta kucuk bir mesaj ve adini yaziyor, sonrada dolastirilan zarfa bozuk para koyuyor. Neye yaradigini tam anlayamadim ama oldukca yerlesik bir gelenek. Sonucta calisan sayisina gore 20 ila 40 arasi bir para toplaniyor. (Komple bozuk para seklinde) 

Cuma gunu oglen yemeginde "pub"a gidilmesi. Cuma genelde serbest giyinilen ve daha rahat bir gun. Oglen aralarinda da civardaki bir pub'da yemek yeniliyor. Hatta bir kere is yerinin tasinmasi gerektiginde calisanlara 2-3 alternatif soylenip hangisini secersiniz diye sormuslardi. Insanlar google maps ile girip o civardaki publara bakarak en cok olumlu puan almis pub'in oradaki is yerini sectiler. Bazi is yerlerinde Cuma ogleden sonra kisisel gelisim icin birkac saat sure verilir. "Google Time" da denen bu surede o hafta icin konusma hazirlayanlar yeni bir gelisme, guncel bir teknolojik konu veya istedikleri bir konuda konusmalar yaparlar. Bazi modern isletmelerde saat 4:30 veya 5 gibi tamamen serbest moda gecilip biralar acilip birkac saati sohbetle gecirdiklerini gordum. 

Christmas yemekleri ise Christmas'dan asagi yukari 2-3 ay once baslayan bir zamandan (yanlis okumadiniz) itibaren rezervasyonu yapilan ve son 1 ay icinde falan da sirketce yemege gidip "cracker" patlattiginiz enteresan bir gelenek. Cracker ne diyecek olursaniz? Resmini asagida goreceginiz seye deniyor. 


Bunun iki yanindan iki kisi tutuyor ce hizla cekiyorlar. bir cesit kucuk mantar tabancasi patlamasini andirir bir sesle, o buzusmus yerlerin birinden kopuyor ve uzun taraf kimde kaldiysa icindekiler onun oluyor. 

Icinde ne mi var? O biraz da kaca aldiginiza gore degisiyor ama temel olarak bir tane krapon kagidindan tac, bir tane kucuk kagit uzerinde Christmas sakasi / bilmecesi, bir tane sacma sapan oyuncak falan var. 

Icinden cikan taci yemek yerken kafaniza takiyorsunuz. (Allaha sukur daha takmadim ama koca koca takim elbiseli amcalar falan hep kafada o sacma kagit tac ile yerler yemeklerini.)



Yine Christmas zamani is yerlerinde bir donem Christmas kazagi denen genelde kirmizisi bol ve onunde muhtelif geyik, noel baba figurleri bulunan hatta sesli isikli kazaklar giyilir. 

Bir de tabi Halloween var. Mutlaka bir zombi, olmadi kurt adam vs olan birileri dekore edilmis ofis icinde gezerler. Bizim geleneklerde olmayinca cocuksu geliyor ama adamlar seviyor bu isleri yapacak birsey yok. :)

Dogum gunleri de unutulmamali. Bizdekinin aksine dogum gunu olan pastayi getirir ortaya bir yere kagit tabaklar ve plastik catallari koyar. "Help yourself" der kenara cekilir. Insanlar hizla pastadan bir dilim alip yanindan gecerken de "Happy birthday" diyerek dogum gunu sahibini selamlar... 

Bazi is yerlerinde "Brew" konusunu torene cevirmisler. Brew dedikleri iste demlenme diye cevirecegimiz bir kelime ama bu cay kahve doldurmaya mutfaga gitme olarak kullaniliyor. Koloni olarak gidilip mutfakta lak lak yapilip cay doldurulup geri geliniyor. Tabi simdi bizdeki cay ile dusununce anlamadiniz mugtemelen espiriyi. Burada bir bardak cay icin az eziyet cekmiyorlar. Poset cayi koyacaksin, suyunu koyacaksin, dolaptan sut alip uzerine ekleyeceksin, bazi kilkuyruklar sutun soguklugundan rahatsizolduklarindan onu mikrodalga firinda isitacak, sekerini koyacaksin karistiracaksin ve mutfaktaki herkese sutu dolaba koyuyorum ama kullanacaksaniz disarida birakayim diye nezaketen soracaksin. bir cay abartisiz 5 dakikada hazirlaniyor. Bir de bazi is yerlerinde bir gelenek uydurmuslar. Cay almaya giden etrafta ne kadar adam varsa hepsine cay icermisin diye sorup tek tek birbirinden cins siparislerini ve her birinin biririnden ayri kupasini alip mutfakta 20 dakika departmana cay hazirliyorlar. 

Bu... 


18 Mart 2017 Cumartesi

Cevap

Biraz asabiyim bu aralar.

Her halti kurala bagli, her isi randevuyla yapilan, dakika sektirilmeyen bir ulkede, bir soru sordugunuzda cevap alinamamasi enteresan bir ikilem.
- Ev ne zaman bitecek ?
- Hopefully end of March
- More likely in April
- Anticipated completion date is at the end of April
Yahu insallahla masallahla is yapmak hani bizimkilerin huyuydu. Her seyi kayit altina alan gun sektirdin mi ortaligi ayaga kaldiran adamlarin agzindan net birsey cikmiyor.

Avukat bana mail atmis "tarih net degil ama satis sozlesmesini imzalamak istiyor musunuz?" diye soruyor. Avukat sen degil misin? Bu senin degil benim repligim arkadasim. Ben sana soracagim imzalanirsa ne olur imzalanmazsa ne olur diye. Nitekim sordum, cevap su : "bitis tarihi olarak anticipated yazmislar yani degisebilir."

Hadi beeee. Okumuyor bile ne sordugumu. Alakasiz otomatik cevaplar gonderiyor. Sanki karsimda bir chat bot'u var. Siri bile daha mantikli cevaplar veriyor valla. Aramayi da ben istemiyorum agzinin icinde peltek peltek konusan biri zaten. Ne dedigi hic anlasilmiyor.

Neyse, baska bir olay : Arabayi carsamba gunu tamire verdim Cuma aksamina almam lazim halledebilir misin diye sordum. "Tamamdir merak etme" dedi. Cuma sabah aradim bak bugun alacagim arabayi kesin halloluyor degil mi dedim. "Of course" dedi. Aksam gittim araba tamir olmamis. Hani halloluyordu ne oldu dedim. Parca gelmedi dedi. Ya abicim parca carsamba gelecekti, bilemedin persembe gelecekti. Bugun degil ki dedim. "Pazartesi kesin geliyor yolda" dedi.
Pazartesi gelmezse ve aksama arabayi bana teslim etmezsen aramizda sorun cikar dedim. "I won't let you down" dedi. "You already did it" dedim ve bir hisim ciktim oradan.

Ya bu adamlara birseyler oldu ya benim sabrim tasti artik. Ya ne oldu bu saniye sektirmeyen dakiklikteki Ingilizlere anlamiyorum. Hic birseye net bir cevap alamiyorum artik. Is yerindeki enteresanliklar da ayri bir blog konusu neredeyse. Dur bakalim belki de kralice emir vermistir bunlara. "Bu adam, vatandaslik yolunda ilerliyor My Dear." demistir.. "Sunun sabrini bir deneyin bakalim bize layik mi?" 

17 Mart 2017 Cuma

Bir Uyari

Dun Ankara anlasmasi ile Ingiltere'de kontratli bilgisayar programciligi yapan bir arkadasimizin basindan gecen ilginc bir olayi sizlerle paylasmak istedim.

Arkadasimin 1 yili doldu ve su anda uzatma icin evraklarini Home Office'e gondermis cevap bekliyor konumunda. Bu arada mevcut kontratinin suresi doldu ve yeni bir kontrat icin bir teklifi degerlendirme asamasindaydi. Son asamaya kadar geldi ve son asamada, kontrati baglayacak olan acenta burada calisip calisamayacagini kontrol etmek icin Home Office'e yazi gonderdi. Cevap olumsuz gelince kendisi ile konustuk.

Bence acenta direk "calisabilir mi?" diye sordu. Ve cevap dogal olarak "Hayir" olarak geldi.

Arkadaslar calisma izni ile ilgili her turlu sorgulamada sorgulamayi yapacak olana ozellikle belirtin kontratli calismasinda sorun olup olmadigini sorgulasinlar. Biliyorsunuz Ankara Anlasmasi normal calisma vizesine cevaz vermiyor. Acentalar da Ankara Anlasmasi hakkinda hic bir bilgi sahibi degiller. Onlarin gozunde bir kisi ya calisabilir ya calisamaz. Bizimki gibi ara bir durumun varligindan kimsenin haberi yok.

Sadece paylasmak istedim.