28 Mayıs 2014 Çarşamba

Gezdim Gordum - Kuzey Iskocya, Inverness, Nairn, Aberdeen

Bank holiday'den istifade 3 gun ard arda tatili yakalamisken hep gormek istedigim kuzey iskocya'nin daglik gollerle dolu bolgesine bir seyahat planladim. Bu uc gun icinde toplamda 930 mil yol yapip 21 saat araba kullandim. Deger miydi? kesinlikle evet.
Yolculuga saat 7:30 gibi basladik. Klasik bulutlu bir gunde hemen hemen acik bir trafik ile Stirling'e kadar gittik. Yol bakimindan dolayi bir saat kadar trafige takilsak da kurtuldugumuzda artik otoban degil A9 yolundaydik. Oldukca guzel rahat bir yol. Bu yolu yola cikmadan bir gun once sirkette yaptigim bir anket ile sectim. Diger alternatif A82 idi ama onceden gidenler bu yolun daha virajli ve dar oldugunu soylediler.

A9 aslinda cogunlukla guzel manzarali bir yol. Cok guzel orman manzaralari, harika derelerin ustunden gecen cok guzel kopruler, karli tepeler, koyunlar, inekler ile hic sıkılmadan gidebiliyorsunuz.

Yolun sonunda Inverness sehrine vardik. Meshur Loch Ness golunun kuzeyine denk gelen bu sehiri direk gecip once golun kenarina gittik. satolar falan guneyde kaldigi icin sadece gol kenarina inip suyu elleyip Inverness'e geri donduk. Sonucta 6,5 saat yol gidip acliktan ve yorgunluktan daha uzaga gidecek halimiz de kalmamisti.

Sehirde acik bufe ne kadar yiyebilirsen ye tarzi bir Cin lokantasi bulduk. Merkezde Jimmy Chung adinda bir yer. Adam basi £11 veriyorsunuz ve cocuk yari fiyatina. Ama Ciddi miktarda acsaniz en iyisi de bu sanirim. Yemekler oldukca lezzetliydi.
Sonrasinda otelin oldugu Nairn sehrine yola ciktik. Clubhouse oldukca sirin temiz guzel bir butik otel. Sansimiza gunes vardi. Gerci son saatlerine denk geldik ama manzara nefes kesiciydi.

Nairn Scotland     Nairn Scotland
Sabah kahvaltidan sonra Aberdeen'e yola ciktigimizda sis, yagmur kapkaranlik bir iskoc havasi   bizi karsiladi. Bol bol turistik trail yolunu sinirli zamandan dolayi pas gecmek zorundaydik. Neticede Aberdeen'in 15 mil guneyindeki Dunnottar Castle'a gun isiginda yetismek istiyordum. Hava durumu benim orada olacagim saate kadar sagnak yagmur, ben vardigimda gunes acacagini soyluyordu. Kucuk bir hesap hatasi yapmislar. Ben kaleden ayrilirken gunes acmaya baslamisti. Berelerle, montlarla donarak gezdik kaleyi. Aberdeen'lilerin soyledigine gore hava zaten en fazla bu kadar sicak olurmus. Kale gercekten gorulmeye deger bir yer. Giris ucreti 2 buyuk 2 cocuktan olusan aile paketi £14. tek tek alirsak da ayni gerci.
Dunnottar Castle
Clubhouse Hotel Nairn Scotland
Kaleden ayrildiktan sonra kisa bir Stonehaven turu attik arabayla, eski limanin orada otopark bulup arabayi biraktik. Birkac fotograftan sonra Aberdeen'e yola ciktik.Sehir merkezinde yine bir Noodle bar bulup yemek isini hallettikten sonra otelimize vardik. Otel olarak Mercure Ardoe House Hotel & Spa Aberdeen'i secmistim. icinde kapali yuzme havuzu olan bu oteli ozellikle kizim icin secmistim. Eski bir sato olan bu otele ek bina olarak yapilan havuz oldukca genisti. Daha onceki Bath gezisinde de bu zincirde kalmistim. Bir uyelik karti cikarttim. Kaldikca mil biriktirir gibi puan biriktiriliyor. Toplamda £50 odedim. (yemek kahvalti haric) Sehrin az birsey disinda oldugu icin siz de giderseniz yemegi yedikten sonra gidin.

Aberdeen beton renginde bir sehir. Itici bir hava vermis sehire. Hava gri, binalar gri olunca insanin ici daraliyor. Alisveris merkezlerinin icine girince her yer isil isil. (Hemen hemen her sehirde oldugu gibi)

Donus yolunda bu sefer Stirling'deki yol bakimi trafiginden kacmak icin Perth'in girisinde Edinburgh'a donup bizim bogazici koprusunun benzerinden gectim. (bedava)

Bu yol beni Edinburgh ile Glasgow arasina cikardim. Glasgow tarafina donup yolun bundan sonraki kisminda otobanda devam ettim.

Yorucu ama manzaralariyla, sehirleriyle yorgunluguna degerdi.


2 Mayıs 2014 Cuma

Londra izlenimleri

Istanbul'dan sonra Manchester'da yasamanin garip bir tadi var. Acelen olmuyor, trafik olmuyor, hem herseye yakin, hem kalabaliktan uzak kaliyorsun. Istedigin zaman bir buyuk sehirde arayabilecegin herseye erisip, istedigin zaman 15 dakikada sehir ortamindan uzaklasabiliyorsun.

3. senenin sonunda bunlar insanin icine o kadar isliyor ki buyuk sehirde yasamayi unutuyorsun.

Dun uc gunluk bir Londra seyahatinden dondum. Aslina bakarsaniz Londra'da oldugumu hissedemeyecek kadar yogundum. Manchester'dan 2 saat suren bir tren yolculugu ile Londra'ya ulastim. (£39) rahat bir yolculuktu. Bu kadar kuralci bir milletin, trende  koltuk numaralari soz konusu oldugunda hic orali olmamasi ilginc geldi. Herkesin bir numarasi var ama herkes kafasina gore baska bir yerde oturuyor. Yani kimseye "pardon burasi benim yerim" demenin manasi yok. Baska bir yere oturun gitsin.

Londra'ya vardigimin 1 saat sonrasinda metro greve gitti. Dolayisiyla ancak otele gelebilecek kadar zamanim vardi. Biraz gezmeye kalksam ortada kalabilirdim. Otel (Britania Hotel zincirinden birisi) gene tipik eski bina eski mobilyalar ve eski yataklardan olusan bir oteldi. (burada modern otel bulmak biraz zor sanirim)

iki gun boyunca metro grevde oldugu icin, havanin da guzel olmasini degerlendirip yuruyerek gittim gidecegim sirkete. Yarim saatlik bir yuruyus mesafesi ama bir ingilizle yuruyorsaniz bu sure icindeki tempo biraz agir gelebilir. Son derece hizli yuruyorlar ve resmen nefes nefese kaliyor insan.

Cevredeki insan profili seyretmeye degerdi. Cok cesitli ozelliklere sahip insan toplulugu, guzel bir ahenk yakalamis gibi. Kimse kimseyi yadirgamiyor, rahatsiz etmiyor, rahatsiz olmuyor. Irklararasi iliskilere cok sik rastlaniyor.

Londra'da araba sahibi olmak sanirim ciddi bir dert. Bu yuzden ise bisikletle veya yaya giden insanlar oldukca fazla. Zaten sadece park degil trafik de ayri bir dert.

Bu sefer anlatabilecek pek birsey olmadi. Normalden farki olarak, is ortamini yakindan gorme sansim oldu. Merkezin haricindeki fiyatlari gozlemledim biraz. Manchester ile kiyaslaninca gene pahali ama merkezine gore Londra'nin biraz daha merkezden uzak noktalarinda daha makul oldugunu gormek iyi oldu.

Donuste isyeri biletleri aldigi icin sorun olmadi ama 1 saat erken olan trenin bileti  £139 bir saat sonraki £39 imis. Siz de Ingiltere'de fiyatlarin saatlik oynadigini unutmayin.

Ve sonuc olarak Manchester benim icin guzel bir tercih olmus. Kendimi geri donunce daha rahat hissettim.



22 Nisan 2014 Salı

Gezdim Gordum - Bath + Bristol + Stonehenge

7 kisilik arabayi aldigimiza gore artik 7 kisilik seyahatlare cikma zamani geldi demektir. Ilk planimizi Good Friday ve Easter Monday olarak arka arkaya 4 gun tatil olan bu hafta sonuna yaptim. Ama hepimizin musait oldugu sadece pazar ve pazartesi oldugu icin 2 gun ve bir gece konaklamali bir program  oldu.

Guneye dogru 3 saat civari suren bir yolculuk ile once Bath'a geldik. Manchester'deki kirmizi kiremit mimarisinden sonra, beyaz tas mimarisi sanki baska bir ulkeye gelmis izlenimi yaratmadi diyemem. Herseyden once Bath tahminimden cok daha buyuk bir yer. Sehir merkezine ulastiktan sonra buldugumuz bir sokak parkina arabayi park ettik. Paskalya'da tatil yapmanin avantaji bu tip otoparklarin ucretsiz olmasi. Dezavantaji da acik dukkan bulma zorlugu.
Yagmurlu bir gunde once Pulteney Bridge uzerinde birjkac fotograf cekip ardindan Roman Baths denen muze/harabe kismina gittik.  1 aile (2 buyuk 3 cocugu kapsayan paket) 2 de adult bileti alarak toplam £67 giris ucreti odedik. Romalilardan kalma isadan once 1. yuzyilda ilk binasinin yapildigi sonra zaman icinde genisletilmis tarihi bir SPA. Fotograf cekmek icin harika bir bina. (tripod ile cekmeye izin vermiyorlar) Acik ve kapali havuzlardan olusuyor ve gorulmeye deger.

Tur bittikten sonra yagmurun altinda cok da dolanmadan Italian Pizza Company'de pizzamizi yedik (Garson Turk cikti)

Bath Abbey denen katedrali gezmek icin beklemek uzere Cafe Nero'da kahvemizi icmeye cekildik. 1 saatten sonra o gunun Paskalya oldugunu unutan bizleri guzel bir supriz karsiladi. Katedral o gun normal turistik ziyaret konusunda farkli bir politikaya sahipmis.

Neyse gene de disaridan kapi acildiginda en azindan bir kac fotograf cekmeyi basardik.

Sonrasinda Bristol'deki otelimize dogru yola ciktik. Bath ile Bristol gercekten cok yakin hatta neredeyse arada bosluk yok. Yani mil olarak kisa da olsa sure olarak 35 dakika surdu.

Bristol de cok guzel bir sehir. Hatta gidip uzun uzun sadece Bristolu gezmek bile mumkun. Kalacagimiz otel olan Mercure Bristol Holland House Hotel tahminlerimin cok cok otesinde iyiydi. Tertemiz modern bir bina, kapali yuzme havuzu ve spa'si ve odalarinin buyuklugu ve temizligi ile son zamanlarda kaldigim en guzel oteldi diyebilirim. Sadece havalandirmanin sicak uflememesi gibi bir sikinti yasasak da portatif isitici ile sorunu hallettiler. oda basina geceligine £70 vererek cocukla birlikte kalinabilecek daha iyi bir opsiyon dusunemiyorum.

Aksam yemegini yakindaki bir McDonalds'da hallettik. (Cocuklarla gezerseniz sonuc bu oluyor)

Sabah kahvalti ve kesif icin yola cikmadan once cocuklarla havuzun tadini bir kez daha cikardik. Gunluk guneslik bir gunle Bristolu kesfe ciktik. Yine Paskalya sayesinde her yerin kapali olmasi gercegi ile yuzlestik ve gene Nero'da tostlarla kahvaltimizi ettik. Daha fazla vakit kaybetmeden 1 saat 15 dakikalik mesafedeki Stonehenge yoluna koyulduk.

Mesafe olarak cok fazla olmasa da yollarin garipligi yuzunden sure olarak cok suruyor.

Stonehenge'in tarihi onemini bildigimden, cok heyecanliydim. Gormeyi gercekten cok istiyordum ancak aldiklari para karsiliginda sadece taslari 10 metreden gostermek biraz hayal kirikligi yasatti. biraz uzak bir mesafeden sizi bir jipin cektigi vagonlara bindirip taslarin oldugu bolgeye goturuyorlar. Sonra 10 metreden falan taslari goruyorsunuz. o kalabalikta fotograf cekebiliyorsaniz fotograf cekiyorsunuz ve donuste de muze dedikleri bizim salondan hallice bir yerde bir iki ufak tefek tas ve kemik goruyorsunuz. Ha bir de 360 derecelik bir duvarda size caglar ve mevsimler icinde Stonehenge'in nasil gozuktugunu gosteren bir film izletiyorlar o kadar.

Gidecek olan varsa bilet almadan direk gidip vagona otursun. Muze girisi haric kimse size bilet milet sormuyor.

Gezi bitince de 4 saat surecek olan donus yoluna koyulduk. Londra tarafindaki inanilmaz trafikten kacip biraz yolu uzatarak tekrar Bath uzerinden M4 - M5 - M6 otobanlarini izleyerek, felaket bir sagnak altinda donduk.

Seyahatten tavsiyem Bristol'de ve Bath'da bir kac gun gecirilebilir. Ancak Paskalya'ya denk getirmeyin. Her yerin kapali olmasi sorun olabiliyor.


26 Mart 2014 Çarşamba

Arabayi degistirdim.

Arabayi degistirdim.

Degisiklik sirasinda arabayi elimde tuttugum surece gecerli olacagini soyledikleri garantinin detaylarini da ogrendim. Kontratta 3 sene yaziyor ama adamin soyledigine gore yasal olarak bunu 3 sene yapmalari gerekiyormus. Surenin sonunda beni arayip araba hala bendeyse ucretsiz uzatma isteyip istemedigimi soracaklarmis.

Biraz sahtekarca gozukse de 3 sene bile guzel rakam bence.

Evrak islerine gelince, bendeki ruhsat denebilecek o kayit kagidinin ilgili bolumunu kesip tarih attim ve imzaladim. Bugun o kagidi uzerinde belirtilen adrese gonderdigimde araba benden cikmis olacak. Ayni islem yeni aldigim araba icin de bu sekilde yuruyor.

Sonucta simdi sigortayi eskisinden yenisine gecirmekten baska bir isim kalmadi. Onu da bugun yarin yaparim.Bu arabayi aldigim sirket bana 5 gunluk gecici sigorta verdigi icin onun rahatligi var uzerimde.

Son bir not. Cocuklar arabaya bayildi. 7 kisi hep beraber seyahat edecegimiz fikri cok hoslarina gitti. Dun aksamdan beri en arkadaki 2li koltuktan kaldiramiyorum onlari.


25 Mart 2014 Salı

Arabayi degistiriyorum

Agustos 2011 de aldigim Laguna artik her gun baska bir sorun yasatmaya basladigi icin, tamir ettirme maliyeti arabanin degerini gecmeye basladi. Ben de yapilabilecek en mantikli is olarak degistirmeye karar verdim.

Bu sefer alacagim arabanin biraz daha uzun sure beni goturmesini amacladim. Bir de 7 koltuklu modeller ile daha rahat edecegimizi dusundum. Sonucta bacanagimin ailesi 4 kisi ve biz de 3 kisi oldugumuz icin her gittigimiz yere iki araba gidip iki kati masraf cikartiyorduk. Isin icine yorgunluk, yol eglencesi vb faktorleri de koyunca 7 koltuklu bir arabanin cok daha uygun oldugu asikardi.

Bunun uzerine internette arastirmaya basladim. autotrader.co.uk, ebay, ve gumtree.co.uk ile baslayan arastirma sirasinda cok ucuz modellerin eski ve kilometresi yuksek olmasi tekrar tekrar sorun cikaracaklari sinyalini verdi. Eh dogru arabayi bulmak icin fazla zamanim da olmayinca dikkatimi daha yeni, fiyati daha yuksek ama kredi ile taksitli satilan modeller cekti.
Sonucta http://www.thecarsalescompanybury.co.uk/ adresinde £4495 a bir Zafira buldum. (Opel burada Vauxhall diye mevcut) 2007 model 1.6 benzinli, duz sansiman ve 42000 milde idi.

Daha ucuza ayni yil araba da buldum ama bu firma 1 yil M.O.T. ve 6 ay Road Tax verdigi gibi 12 ay da garanti veriyordu.  Gorusme sirasinda ayda £10 fazla odendiginde "lifetime guarantee" verilebildigini ogrendim. Boylece parca ve iscilik uzun bir sure sorun olmayacakti.

Bendeki arabayi £300 a saydilar, £300 de pesin verdim gerisi 48 ay £113 taksitle olacak sekilde fiyatlandirdilar. Kredi icin pasaport, UK ehliyet (plastik ve counterpart denen kagit kismin ikisi birden), son 3 aya ait kisisel ve business banka hesap ekstreleri ve son 3 aya ait bir fatura istediler.

Bunlari dun teslim ettim ama ilk kredim oldugu icin biraz uzun suren bir surecten gectigimi o yuzden bugune kalacagini soylediler.

Bugun telefon edip neticeyi bildirecekler. Eger hersey yolunda giderse, ve laguna da oraya kadar gidebilirse bugun aksama umarim yeni arabama kavusacagim. Dun arabayi satin alacagim kesinlestikten sonra arabanin immobiliser'i tekrar sorun cikartmaya basladi. Bir daha da kart seklinde anahtar almam. Gercekten en cok ondan cektim. simdiye kadar iki defa tamir bir defa yeni degistirme ile 2 sene icinde en cok ugrastigim konu oldu.

Araba devir islemleri hakikaten hayranlik uyandiracak kadar hizli ve kolay. Turkiye'de olay olan birsey burada postaya mektup atma kivaminda.



5 Aralık 2013 Perşembe

Uyarmak - Uyarilmak

Allahim ne kadar cok seviyor bu adamlar uyarmayi. Butun hayatlarini sanki buna adamislar. Bekliyorlar ki bir sey olsun da uyaralim. Hatta uyarmakla kalmayalim yazilar yazalim, dilekceler yazalim, formlar dolduralim. Sorunun ne oldugu, hatta sorun olup olmadigi da onemli degil maksat uyarmak olsun.

Zaman geliyor uydu anteninin canaginin capi belediyenin izin verdiginden 5 santim genis diye dilekce yaziyorlar, zaman geliyor senden baska kimsenin kullanmadigi apartmandaki ucra bir kosede bisiklet bulundurdugun icin yaziyorlar, zaman geliyor, is yerinin otoparkinda birisini biraz hizli gorup, kim oldugunu tespit edemeyince butun is yerinde calisanlara uyari mektubu yolluyorlar. Park ettigi yerden cikamayacak kadar araba kullanamayan adam sucu kendisinde aramiyor usenmiyor sana 1 sayfa yazi yaziyor. (benim nizami park ettigimi bile bile yine de uyariyor )

Bayiliyorlar uyarmaya. 5 dakika bina icinde veya disinda yuruyun goruyorsunuz zaten, her yer uyari dolu. kapiyi kapatin, onunde durmayin, buradan gecmeyin, oradan gecin ama dikkatli olun, arabayi park edin ama persembeleri degil. Biraz suyunu cikartiyorlar gibi geliyor bana.

Hatta bu uyarilarin fotograflarini cekip yayinlayayim da anlayin bu durumu. 

26 Ekim 2013 Cumartesi

Gezdim Gordum - Birmingham & Bosworth, Warwickshire

Okullarin ilk ara tatile girmesi ile kizima kisa da olsa bir tatil yasatmak ve bir iki gun ailece tatil yapabilmemiz icin nereye gitsek diye aramaya basladim. Kizimin tek istegi yuzme havuzu olmasi oldugu icin isim oldukca zorlasti. Bircok otelde kapali yuzme havuzu olmasina ragmen temiz, ucuz, duzgun bir otel bulmak ve bunun ayni zamanda cevresel olarak guzel bir noktada olmasi oldukca zorlayici bir calisma.

Once Iskocya Highlands diye dusundum ve Loch Ness civarina baktim ama son dakikada bakinca dogru durust bir otel bulamadim.(Turkiye olsa rezervasyon falan ugrasmayip direk o bolgeye giderdim ama burada rezervasyonsuz bir yere gitmek pek normal degil)

Neyse sonucta rotanin yonunu degistirip daha yakin ama havuzlu bir otel olarak bunu buldum.
Bosworth Hall Hotel Spa & Leisure Warwickshire, Market Bosworth
2 gun X 2 kisi + 1 cocuk icin £170 sadece oda uzerinden fiyat verdiler.

Neyse ilk durak olarak Birmingham sehir merkezini saptadim. birkac saat gecirip oradan devam ederim diye dusundum. Yola cikmadan once £50 luk benzin aldim ve yola ciktim

Manchester - Birmingham arasi toplam 70 mil civari ve 1,5 saat ila 2 saat arasinda cekiyor. Trafik ihtimali yuksek bir yol. Anormal sagnak bir yagmurdan sonra parcali bulutlu bir havada Birmingham'a girdik.
Direk Bullring denen ve hani su windows isletim sistemlerinde de duvar kagidi olarak gecen alisveris merkezine gittik. Yanindaki otopark (selfridges) oldukca makul fiyattaydi. (0-2 saati £2 gibi) guzel bir alisveris merkezi ve alisveris meraklilarini oldugu kadar da mimari ve fotograf ile ilgilenenler icin de ilginc bir yer.

Christmas oncesi oldugundan (26 Ekim 2013) dekorasyon duruma uygun yapilmis. Bayagi bir kalabalik vardi. Ozellikle yemek mekanlarindan bazilarinda ciddi kuyruklar olusmus.

Arka kapisindan cikinca bayagi buyuk bir acik pazar ve buna baglantili kapali pazarlar ile karsilastik. Bir an kendimi Eminonu'de hissettim

Hemen hemen her turlu sebze ve meyve vardi ve hem taze hem de oldukca hesapliydi. 2 libre mandalinayi £1.38 e  aldiktan sonra mandalina yiye yiye pazarin gerisini gezdik.

Gordugum kadariyla Birmingham, Manchester'a gore cok daha kozmopolit. Neredeyse Ingilizler azinlikta kalmis. Pakistanli nufusu oldukca baskin. Ama Cinliden, Arap'a, Zenciden, Hintliye sokaklar dopdolu. Ayakustu birkac Turk'e de rastladik.
Bu pazarin pazar ve pazartesi haric her gun kurulu oldugunu ogrendik. Hemen yanindaki kapali alanda et, tavuk ve balik pazari, oradan cikip yanindakine gecince de tuhafiyeden elektronige, mefrusattan, aksesuara her turlu seyi bulabileceginiz baska bir pazar var.

Sehir genelde duzenli gozukmesine ragmen bu fazla kozmopolit hava beni biraz rahatsiz etti diyebilirim.

Birmingham'daki kisa turumuzu tamamlayip 3 saatte tamamlayip otele dogru yola ciktik.

Otel kirsal bir alanin ortasinda yesillikler icinde eski bir ingiliz binasiydi. Tamamen havuzu var diye secmis olmama ragmen otele giris yaptiktan sonra "havuza giris icin ekstra birsey yapmam lazim mi ?" diye sorunca evet ekstradan ucret odemeniz gerekiyor dediler. Yetiskin gunluk 4 cocuk 2 poundmus. Bugun icin tartisasim kalmadigindan parayi odedim. Biraz da web sitesinde bu yazinin olmadigindan emin olmadan tartismaya girmek istemedim. Ama odada tekrar internetten baktigim kadariyla boyle bir bilgi yok web sitesinde. Dolayisiyla yarin mudurunu terletmeyi dusunuyorum.

Bosworth Hall Hotel
Otel oldukca genis bir arazide, buyuk bir kapali alanda. Bize ilk verdikleri odaya esim itiraz edince ikinci verdikleri oda super oldu. Cunku havuza en yakin odayi aldik.

Kapali havuzu derhal kullandik cok buyuk olmasa da fena degildi.

Arazide yaptigim kisa bir yuruyus sonbaharin tadini cikarmak icin bu otelin ideal oldugunu gosterdi

Dokulmus yapraklar ve sari renk otoparktan itibaren icinize isliyor.
Otelin ici
Otopark