24 Şubat 2015 Salı

Gezdim Gordum - Edinburgh (2. tur)

Edinburgh Castle
Turkiye'den gelen misafirlerimiz Edinburgh'u gormeyi cok istedikleri icin bir hafta sonu gezisi ayarlayarak Cumartesi sabah erkenden yola ciktik.

Oteli onceden booking.com uzerinden ayarladim. Almond House Lodge isminde kucuk ucuz ve gordugumuz kadariyla temiz duzgun bir otel (geceligi 2 kisi kahvalti haric £47). Sehir merkezine yani kaleye google'a gore 17 dakika mesafede.

Oldukca yogun bir program soz konusu. Toplamda Cumartesi sabahindan pazar aksamina kadar suremiz vardi ve zaten bunun 4-5 saat gidis bir o kadar da donusu yolda gececek diye planlamistim.

Royal Mile
Sabah saat 5:30 da Manchester'dan hareket ettim M6 otobanina girdim. Tabi henuz hava karanlikti. Gunesin dogmasiyla tam anlamiyla gunluk guneslik ve buz gibi bir gun baslamis oldu. Yolda "Scenic Trail" denen tabelayi takip etmeye karar verdim. Belki kis diyedir ancak hic bir manzara gormeden yol bitti. Ustelik de virajli ve dar yollardan yavas yavas gitmis oldum.



Saat 10:30 gibi Edinburg'a girip, araba ile kisa bir sehir turunun ardindan Arabayi "Castle Terrace" denilen yerdeki NCP otoparkina biraktim (Posta kodu  EH1 2EW) Oradan kaleye giden dik yokus ve merdivenlerden tirmandik. Kale girisi adam basi £16, Sehir turu otobusleri £14. Aile biletleri var ama birden fazla cocuk varsa ise yariyorlar. yoksa pek birsey farketmiyor.

William Wallace
Bir suru tur otobusu vardi ve cogunlugu japon olmak uzere neredeyse her milletten turist gorduk. 21 subat olmasina ragmen turizm yapilabiliyor demek.

Royal Mile denen tarihi binalarla dolu yoldan ilerleyerek yolda katedral, sehir muzesi ne varsa gezdik. En ilginci binalarin arasindan gecit gibi acilmis dar ve kucuk yurume yollari. iclerinden gecince bambaska bir manzara sizi karsilayabiliyor.

Hava kararana kadar gezip otelimize gittik. Biraz dinlendikten sonra aksam yemegi icin Nando's aramaya koyulduk. Herkes tacuk sevince en guzel alternatif buydu.

Yemekten sonra arabayla bir gece turu atip gece hayatini gozlemledik. Oldukca guzel mekanlari ve hareketli bir nufusu olddugunu soyleyebilirim.

Katedral
Bizim cok hosumuza gitti. Ancak arabada cocuk olunca birakin arabadan inmeyi, fazladan 1 tur daha bile atamadik. Ama yine de gece Edinburgh'u gormek cok guzeldi.

Pazar sabahi kahvalti icin sehre indigimizde, gecen seferden bildigimiz ve Turk kahvaltisi alabilecegimiz Truva Cafe'ye gittik. Yine ayni sicakkanlilikla karsilandik. Cafe'de calisan Cuneyt Bulgar Turklerinden ve mukemmel bir istanbul Turkcesi ile konusuyor.

Yagmurlu bir gune boylece hazirlanmis olduk. Son olarak gormek istedigimiz National Museum' u da gezip yagmurun siddetini artirmasiyla donus yolculuguna gectik.

Kar ve yer yer tipi ile gecen bir yolculukla Manchester'a donduk. Ikinci kez bile gitmis olsak yine cok keyifli gectigini soyleyebilirim.


6 Şubat 2015 Cuma

Gene M.O.T. ve Road Tax Zamani

M.O.T. yani arac muayenesi zamani gene geldi. Ama bu sefer akillandim. Kampanya vs laflarina inanip da marka olan buyuk yerlere daha adimimi bile atmam. En saglam arabada bile 50 tane kusur buluyorlar. Gecen sefer "Halfords" telefonu cama tutturmak icin cama yapistirdigim vantuzu bile gorusu kapatiyor diye bulgu olarak yazmisti. Halbuki zaten dokunsan dusuyor. Adama herhalde ben yanlis anliyorum diye tekrar sormustum da utanmadan evet gorusu kapatiyordu ama ben sokemem sen arabayi getirirken sokeceksin demisti.

O yuzden burada en kenar semtlerden birindeki Jamaikali ustaya goturdum arabayi. Onunla da anlasmak hic kolay degil. Agzinin icinde 3 tane kabuklu ceviz var da onlari cevirirken arada kelimeler soyluyormus gibi. Ama tek kusur bile bulmadan verdi sertifikayi. £40 arac muayenesine verdim. Ararsaniz internette £20 a da buluyorsunuz ama zaten onun acisini "sen arabayi birak biz eksiklerini giderelim sonra alirsin"a baglayarak cikartiyorlar. Bir de ustune ustluk bu red gerekceleri arabanin tarihcesine isleniyor.

Neyse simdi bir sene rahatim.

Road Tax icin artik cama yapisan yuvarlak tax disk'ler kaldirilmis. Yani artik birsey yapistirmak zorunda degilsiniz. Nihayet ..

Road Tax'i 6 aylik veya 1 yillik odeyebiliyorsunuz ve odeyebilmeniz icin aracin muayenesinin ve sigortasinin olmasi gerekiyor. 6 aylik £112 da oraya verip Mevzuyu kapatacagiz.

Bu arada bir dipnot. Su tipteli araclarin road tax'i yok.


  • 1 Ocak 1974'den eski araclar
  • Engellilerin araclari
  • Engellileri tasiyan araclar
  • Elektrikli araclar
  • Tarim araclari
  • Buhar gucuyle calisan araclar (tercih meselesi tabi) 


(24/12/2017)  Guncelleme : bir iki sene once bu yuvarlak pullar kalkti. Artik aracin on caminda onu gostermek gibi bir problem yok. Ama hala vergisini oduyorsunuz tabi :)




3 Şubat 2015 Salı

Yeni Is Yeni Kurallar

Uzun zamandir google benzeri bir is yerinde calisiyordum. Simdi vize icin is degistirince birden kendimi tekrar eski gunlere donmus gibi hissetmeye basladim. Turkiye'deki calisma ortamina tam benzemese de cok yaklastigini soyleyebilirim.

Buradaki ilk tecrubemin programcilara onem veren, yatirim yapan, rahat birakan ve teknolojinin elverdigi en son imkanlarla calisma ortami saglayan bir is yerinde olmasi, sonrasinda is ziyareti icin Londra'da gittigim diger sirketin de benzer uygulamalar icinde olmasi bende buradaki butun teknoloji sirketlerinin bu tarzda oldugu imajini yaratmisti.
Bir onceki sirkette su an piyasadaki en hizli en ince ultrabook modellerini kullaniyorduk. Hepimizde laptop oldugu icin de gerekli olan her durumda evden calisma imkanimiz vardi. Simdi bir onceki teknoloji desktoplari kullaniyoruz ve ise gelmedigin her saat ucretinden kesinti yapilmasi kacinilmaz.

Bir onceki sirkette yas ortalamasi cok gencti. Eskilerin yenilere ogrettigi bir cesit akademi havasinda geciyordu zaman. Burada neredeyse en genc benim. Jurassic Park'ta calistigim espirisini yapiyorum. Pek yardimci olduklari da soylenemez.

Bir onceki sirkette surekli yeni bir seyler ogrenmeye beni zorlayan bir yapi vardi simdiki is yeri bundan neredeyse 10 sene oncesinin teknolojisinde oldugu icin zaten herseyi biliyorum.

Bir onceki sirkette is dagilimi ve planlamasi "Agile" denen sistemle yapilirdi. Dolayisiyla ben her zaman elimdeki isi bilir, bitince neye baslayacagimi gorurdum. Gunluk toplantilar ile gelinen asamalar ve yasanan tikanikliklari tartisirdik. Simdi birisi bana bir is veriyor bitince bekliyorum ki adam gelsin de baska is versin.

Bir onceki sirkette bilgi guvenligi had safhadaydi ancak web sitesi kisitlamasi neredeyse hic yoktu. Simdikinde nereye girsem engelleniyorum.

Bu liste baslama saatlerinden kilik kiyafete kadar boyle gidiyor. Yani temelde bence yoneticinin bakis acisi ve vizyonu yatiyor. Bir oncekinde genc dinamik bir yonetici vardi ve herkesi mumkun oldugunca serbest birakirsa verimin artacagini dusunurdu (ki oyleydi), Burada demir perdenin dagilmasindan sonra buraya gelen bir yonetici var ve herkesi ne kadar kontrol altinda tutarsa verimi o kadar artiracagini dusunuyor.

Bunca senelik tecrubeden sonra kendimde is hayatina dair gozlemledigim en ilginc sey su oldu; Eskiden ben her aksakligi her sorunu duzeltmek icin caba sarfederdim, eski ben gider yoneticiyle konusur bak bunlar bunlar degisirse is olarak da calisan olarak da hersey cok daha iyi olacak derdim. Simdi banane yonetici o madem O dusunsun diyorum. Bunun temelinde sanirim kontratli calisma zihniyeti yatiyor. Biliyorum ki 6 ay sonra burada olmayacagim Ne yirtayim ki kendimi isimi yapar parami alirim diyorum artik. 

31 Ocak 2015 Cumartesi

Gezdim Gordum - Buxton

Gecen pazar gunu is degistirme arifesinde biraz degisiklik olur diye yakinlarda biryerleri gezelim dedik. Daha once icinden soyle bir gecip gittigimiz Buxton'a daha detayli bir sans vermenin tam zamani diye dusunerek Baldizim ve yegenlerimizi de alip 3 cocuk 3 yetiskin yola koyulduk.

Buxton adini ingiltere'yi ziyaret etmis hemen herkes hatirlayacaktir. Buradaki en yaygin sise su markasi diyebiliriz.

Manchester'e 45 dakika mesafede olan buxton'a otoban ile ulasilmiyor. Yani dag yollarini tercih etmek zorundaydik. Fena da olmadi.

Tepelerden gecerken cok olmasada karlarin goruntusu guzeldi.

Sehrin icine girince sirin tatli bir mimari karsiliyor insani.

Gitmeden once internetten kisa bir arastirma yapmistim Kis nedeniyle bazi yerlerin kapali oldugunu veya coluk cocukla tepelere karli yollardan tirmanmanin zor olacagini hesaplayarak bir plan hazirlamistim. Dolayisiyla Solomon Temple denen tepe noktasini bu seferlik pas gecmeye onun yerine magaralari gezmeye karar vermistim.

En azindan kar da yagsa yagmur da yagsa magaranin ici bir bakima cocuklari ve bizi yagistan korur diye dusundum.

Poole's Cavern

Poole's Cavern
Dolayisiyla ilk duragimiz Poole's Cavern oldu. Giriste normalde bir aile bir yetiskin bir cocuk toplam £39.50 odememiz gerekirken gisedeki vatandasla  ortamin sakinliginden istifade biraz sohbet edip 1 aile bileti ile yani £25 odeyerek iceri girdik. Once hediyelik esya satilan ve kucuk bir cafe'si olan bir yere giriyorsunuz. 15-20 dakika icinde bir rehber gelip birikenleri alip tura basliyor. Rehberlik giris fiyatina dahil ve zaten onsuz gezmek imkansiz. cunku iceride isiklar kapali ve adam gecerken aciyor.


Iceride renkli isiklarla falan bir ambiyans yapilmis. Zemininden bir yeralti nehri gecen sarkit ve dikitlerin oldugu bir magara burasi.

Yaz kis icerideki hava sicakligi 7 dereceymis yani bu soguk kis gununde aslinda disariya gore daha sicakti.

Sarkitlar ve akarsular iyidi de dikitlere gelince turdakileri bir gulme tuttu. (Bakiniz yandaki dikit resmi.) Emin olun bu konuda yapilmasi muhtemel utun sakalar yapildi.
Magaradaki Dikitler 

 Sonrasinda rehber magaranin en dibine kadar gidip isiklari tamamen kapatarak aslinda icerisinin ne kadar karanlik oldugu ve Victoria zamaninda rehberlerin buraya geldiginde elindeki mum yanlislikla sonerse ziyaretcilerin nasil bir ortam yasadiklarini anlatti

Turda bir tek bende tripod oldugu icin uzun pozlamali fotograflar cekebildim. Gitmeden once neyle karsilasacagini arastirirsan hazirlikli oluyorsun iste.
Magaranin en dip noktasi
Magaradan cikiyoruz

 Sonra turumuz bitti ve tekrar disaridaki karli soguk havaya maruz kaldik. Arabaya atlayip sehir merkezine dogru Pavillion denen noktaya dogru hareket ettik. O esnada gectigimiz parktaki yapay gol (yani sanirim yapay) ve ordeklerin fotograflarini cekerek Pavillion'a ulastik.

Pavilion

Yine gitmeden once burada ucretsiz gezilebilen bir sergi oldguunu okumustum ama acikcasi antika sergisi yazmiyordu ve biraz da supriz oldu.
Sanirim yapay olan gol
Goldeki ordekler
 Neyse arabayi park edip 2 saatlik ucretini odedikten sonra Pavilion'a girdik. Hemen sol tarafta antika sergisi vardi. Tam olarak sergi de degil. Ingiltere'de kulturun bir parcasi da pazar gunleri bir yerlerde antika satislarinin yapilmasi sonucta. Simdiye kadar onlarca defa rastladigim icin aliskin sayilirim.


 Adambasi 2 pound olan giris ucretini odeyerek tek basima girdim. Cunku neredeyse diger herkes tuvalete gormisti.
 Cok hos parcalar vardi. Bence gorulmeye deger. Ingilizlerin yakin tarihteki yasaminin ipuclari bu antika sergilerinde gizli. Nelere onem vermisler neyi nasil yapmislar cok net olarak gozlemleyebiliyorsunuz. Bir cesit etnografya muzesi gibi. Sergiden sonra ben binalarin birbirine bagli oldugunu farkettim esim ve cocuklar farkedememis. Onlar disaridan ben iceriden binanin sonuna kadar gittik. Tabi bu esnada onlar bir resim sergisi bir botanik bahcesi gezme firsatini kacirdilar. :))

En uctan ciktigimizda tam karsimiza bir pub geldi. Disaridan cok temiz ve nezih bir yere benziyordu. Hemen girdik ve hakli da ciktik. Cok temiz ve duzgun bir yerdi. Yemeklerimizi yiyip biramizi da ictikten sonra Cocuklara kacirdiklari botanik bahcesini anlattim.  Bu sefer ciktigimiz kapidan girip gecmek uzere pubdan ayrildik.
Pub
Geri donus yolunda araba ile kisa bir sehir turu atip bugunu bitirdik. Guzel bir pazar gunuydu. Hem cok yakin hem uzak hissi yasatti.
Bir sonraki yazida gorusene kadar hoscakalin.

23 Ocak 2015 Cuma

Is Degisikligi Son Asamalar

Malum is degistiriyorum ve bu hafta icinde bildirmem gereken banka hesap numarasini biraz once hafta bitmeden alip araci sirkete bildirdim.

Gecen sefer kontrati direk simdiki calistigim sirketle yapmistim ve onlar illa sole trader (sahis sirketi) olmam gerekliliginde israr etmislerdi. Bu yuzden simdiye kadar burada kurdugum sirket hep sole trader olarak kaldiydi.

Simdi Vertical IT uzerinden bir kontratli is buldum ve isleyis su sekilde degisti.

  1. Limited sirket olmami istiyorlar
  2. Banka hesabinin da bu limited sirket icin acilmis bir banka hesabi olmasi gerekiyor.
  3. Vertical IT'nin temin ettigi bir portala kayit oluyorum
  4. Haftalik calisma saatlerimi giriyorum
  5. Bunlar calistigim sirketce onaylaniyor
  6. Sonra aylik faturayi portal uzerinde olusturuyorum
  7. Yine calistigim sirketce onaylaniyor
  8. Parayi bana Vertical IT yatiriyor. 

Yani aslinda sanki ben Vertical IT'ye calisiyorum onlar da beni baska bir sirkete kiraliyorlar gibi.

Limited sirket donusumu sirasinda guncellenmesi gereken bilgiler

  • Sirket acilisi ve muhasebeci sozlesmesi
  • Virtual Office Kira Sozlesmesi 
  • Business insurance 
  • Banka hesabi
Biraz once Virtual Office'i kiraladigim yer ile gorustum. Adres degistirmek istedigini belirten bir mektup yaz scan et, maille, tamamdir dediler. (iste boyle yanlarini cok seviyorum buranin)

Bunlarin disinda Home Office'e bir mektup yaziliyormus ama bunun detayini tam bilmiyorum zira Deniz Bey benim adima gonderiyor. 

Ilk gun icin saat kacta kiminle gorusecegim ve ne giyecegim bilgileri de geldi. "casual" (kot & tisort tamammis)

Simdi su andaki is yerimdeki son toplantima girip bir veda konusmasi yapacagim ve surec tamamlanacak. 



Isin Ciddiyeti

Ben mi hayati fazla ciddiye aliyorum, yoksa insanlar mi cok rahat bilemiyorum ama kesinlikle Diger insanlarla farkli dusundugum bir nokta var.

Ben basindan beri Ingiltere'ye yerlesme konusunu ciddiye aldim. Bu konu benim icin hic bir zaman bir macera olmadi. "Olmazsa donerim" diyemedim. Bu yuzden de cok ciddi arastirmalar yaptim, bulabildigim her seyi okudum, kutuphanelere uye olup istatistiklere kadar inceledim. Basvuru surecinde de her turlu dokumani sahtekarliga kacmadan en dogru ve duzgun haliyle biraraya getirdim.

Is plani hazirlama safhasinda bir suru sablon buldum kendim hazirlamaya calistim. Sonra dikkate almadigim bir noktadan gol yememek icin bunun bir profesyonele hazirlatilmasi gerektigine karar verdim. Ha ne olurdu en fazla, Reddilirdim ve bir muddet sonra daha basvururdum belki. Bu bana zaman para ve emek kaybettirirdi

Ayni sekilde uzatmada da okuyup okudugumu anlayarak basvuruyu kendim hazirlayabilirdim ama boyle yapsaydim belki de reddedilecektim. Cunku o esnada danismanimin bir uyarisi uzerine elimdeki bir kontrati basvurudan geri cektim. Bu kontrattaki bazi maddelerin hem red hem de sonrasinda acabilecegim bir davada alehime delil olabilecegini ogrendim.

Bunlari neden mi yaziyorum? Ankara anlasmasi ile ilgili birkac forum gezdim de insanlarin rahatliklarina hayret ettim ondan.

"Kendin hazirla kendin basvur",
"Danismana gerek yok"
"Danisman kullandim ama sonrasinda sorularima cevap alamadim o yuzden sen kullanma"
"Nasil olsa verecekler vizeyi cok takma"

Ben her soyledigimin negatif bir etkisi olabilir mi, vebal altinda kalir miyim diye kili kirk yararak bu blogu yaziyorum. Insanlardaki bu vurdumduymaz tavir karsisinda kendimden suphe etmeye basladim.

Ben bu kadar rahat davranamam. Nasil olsa 4 senedir buradayim, cocuk da var, "indefinite" i tabi ki verecekler seklinde bakamiyorum. Evet belki %95 verecekler.. Ama o %5 vermeme durumu benim kumar oynayabilecegim bir alan degil.

Herkesin bir isi var. Herkes bir veya birkac konuda uzman. Benim isim bilgisayar. Elbette baska konulari da biliyorum ama bu beni o meslegi yapabilecek uzmanliga getirmiyor. Ben gerek yasadiklarimdan gerek okuduklarimdan gerek arastirdiklarimdan Ankara anlasmasi ve basvuru sureclerini gayet iyi biliyorum ama ya kacirdigim bir nokta varsa, ya uygulamada bilmedigim bir nokta varsa demekten kendimi alamadigim icin bu surecte bir profesyonelden destek aliyorum.

Bu konuda profesyonelim diyerek insanlarin umutlari ile oynayarak para carpan ve ortadan kaybolan cok insan oldugunun da farkindayim. Size tavsiyem herseyi cok iyi okuyun ve cok dikkatli kararlar verin.

Herkesin kendi bilecegi bir is tabi, Sonucta herkes kendi hayatindan ve kararlarindan sorumlu. Sadece hayati uzerine yazi tura atan birine "kesin yazi gelecek sen beni dinle" diyebilmek buyuk olay. Gelirse ben demedim mi demek guzel ama ya gelmezse ?


16 Ocak 2015 Cuma

Iste gene basliyoruz. (Vizeye)

Eveeet artik Ankara Anlasmasi bitiyor ve "Unlimited Leave To Remain" veya yaygin adiyla "Indefinite" yani SINIRSIZ oturma vizesine sira geliyor. Bu vize herseyden onemli cunku artik butun hersey degisecek.

Mayista bitecek olan vize icin calismaya resmen basladik. Yine Gok Immigration Office ile calisma karari aldim. Sonucta Deniz Bey'i ve isi ciddiyetle ise almasini onceki tecrubelerimden biliyorum.

Henuz zaman genisken herseyi sakin sakin yapmakta fayda var. Bu sefer olumsuz olabilecek birsey varsa onceden bilip onlem almak icin biraz zamanimin olmasini ve strese girmemeyi istiyorum.

Dun gecemi scanner basinda gecirdim.. Hemen hemen herseyin scan edilmis hali elimde olmasina ragmen hersey tekrar scan edip temiz ve duzenli bir sekilde OneDrive'a attim. Sonra bu linki de Deniz Bey ile paylastim. Boylece resmen hazirlanmaya baslamis olduk.

Kontrati degistiriyor olmak beni ciddi manada rahatlatti. En cok stres yaptigim konu cok uzun suredir ayni kontratta kalmakti. Bu sadece vize icin degil normalde de sorun olabilen bir konu.

Simdilik sadece basit bazi evraklarla basladik ama biliyorum ki bu evrak talepleri kisa zamanda klasor boyuna gelecektir. Altindan kalkabilmek ve istenilenleri bir cirpida bulabilmek icin bu sefer taranmis olan herseyi kilgili klasorlerde internet uzerinde tutup istenildiginde cep telefonundan bile gonderilebilecek sekilde saklamak istiyorum. Bir klasorde de istenilen herseyin orjinal kopyalarini biriktirip 4 senede 7 klasore ulasmis olan evrak daginda bogulmamayi dusunuyorum.

Normalde bu kadar evrak tutmak belki gereksiz ancak neyi ne zaman isteyeceklerini bilemiyorum ki. O yuzden hemen herseyi tasnif edip dosyaladim.

Bu sondan bir onceki ama en onemli viraja dair yasadiklarimi da an be an sizlerle paylasacagim. Bu blogu yazmaya baslayali 4 seneden fazla olmus olmasina inanamiyorum bazen. Her gectigim adimi hem size hem kendime referans olmasi adina yazmaya calistim. Umarim faydali oluyordur. Bazi takipcilerimin benimle temasa gecmesinden anladigim kadariyla en azindan bosluga konusmuyormusum. (Tesekkurler Koray, Sercan, Kubra :) )